"9 Temmuz 2018 tarihi bir milattır"

Bir önceki yazımda Cumhurbaşkanlığı yemin töreninin farklı olmasının gerekliliğini yazmıştım.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Öyle de oldu.
Kanunlarımız gereği meclis yemininden sonra tören halka da açık olarak ve elliye yakın devlet başkanı ve temsilcileri eşliğinde Külliye’de gerçekleşti.
Ve yine dediğimiz gibi Diyanet İşleri Başkanı’nın da hazır bulunup dua etmesiyle yeni dönem resmen başladı.
Bu yeni sisteme geçiş, toprağın üst kısmında gerçekleşen ve halkımızın da gördüğü ve yaşadığı farklı bir şekilde gerçekleşti.
Kısacası, Türkiye Cumhuriyeti yeni ve daha özgür ve bağımsız bir döneme merhaba dedi.
Ama bugünün ağacın görüneninde değil, toprağın altında yani köklerinde daha da büyük bir önemi ve anlamı var.
9 Temmuz 2018 yılı ülkemiz ve islam alemi için çok daha önemli ve çok daha büyük bir gün olarak tarihlere geçecektir.
Hiç birşey göründüğü gibi değildir.
Görünen kısım gösterilmek istenen kısımdır sadece.
Görmeyeni görmek ise ötesine, tarihe ve gelişmelere bakarak görülebilir...
Hemen tarihimize, yaklaşık yüz yıllık bir sürece bakalım.
Mesela Hilafet konusu...
Hilafet, öyle bir anda alınan kararla kaldırılmış değildir.
Her merhalesi, santim santim, gün gün ve saat saat hesaplanarak, 3 Mart 1924 tarihinde resmi olarak kaldırılmıştır.
Bunun da öncesinde, 1 Kasım 1922 yılında ayrılmaz bir bütün haline gelmiş olan hilafet ve saltanat ayrılmış ve yaklaşık iki yıl sonra da saltanatın hemen akabinde hilafet de kaldırılmıştır.
Asıl gerçek ise, bu tarihinde çok öncesinde bunun alt yapısı oluşturulmuş, uzun soluklu planlar yapılmış ve kendileri açısından günü geldiğinde de kaldırılmıştır.
O da, Sultan 2. Abdülhamid Han'ın tahttan indirilme sürecidir ki, bu hamle sonrası zaten hilafet önemsizleştirilmiş ve gücünü yitirmeye başlamıştır.
Bu, her ne kadar tarih sayfalarında yazmasa da bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.
Döneminin iki büyük devleti olan Rus Çarlığı’nı ve Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkanlar Yahudilerdir.
Birinci ve İkinci dünya savaşı’nın fitilini de ateşleyen yine Yahudilerdir ki, İkinci dünya harbi sonrası isteklerine ulaşıp İsrail devletini kurmuşlardır.
Asıl amaçlarına bunca kan ve göz yaşı sonrası ulaşmış olmalarına rağmen, kendi güvenliklerini sağlamak için de boş durmamış, devletler kurdurup, o devletlerin idaresini kendi kontrolleri altında tutmak için de her türlü kirli işlerin içerisinde olmuşlardır.
Yıkılan Çarlık Rusya’sının arkasından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler’i (SSCB) kuran...
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran oluşumların içerisinden ayrılmamış ve kendi doğrultuları çerçevesinde her an içerisinde olmuşlardır.
Hiç uzak durmamışlardır.
Türkiye Cumhuriyeti'ni kudurduktan sonra damarlarımızdan da hiç çıkmamışlar ve Cumhurbaşkanları, Başbakanları, Bakanları, Milletvekilleri, MİT’i, Genelkurmayı...
Aklınıza bir ülkenin idaresindeki en üst nereleri varsa hepsini kendi kontrollerinde tutup, istedikleri şekilde idare etmişlerdir.
Bir taraftan da FETÖ, PKK, DAEŞ gibi her türlü terör oluşumlarını ya kendileri kurmuş ya da piyonlarına kurdurmuşlardır.
Hiçbir zaman bizi bizimle başbaşa bırakmamışlardır.
Eski şer derin devlet bir taraftan elaltından adamlarını silahlandırmış, her türlü pisliği kendi adamları üzerinden yönlendirmiştir.
Yeni döneme merhaba diyen devletimiz de tüm boşlukları yayınladığı KHK'larla doldurmaktadır.
En son yayınlanan ve valilere büyük yetki verilen 703 nolu KHK bu açıdan çok ama çok önemlidir.
Bu KHK, FETÖ'cülere, Türk İslam düşmanlarına büyük bir mesajdır. 
Bu kısım bilinmeyen, derinlerde gerçekleşen bir mücadeledir ve halkımız bunu görme imkanını bulamamıştır.
Devletimiz, ilk olarak bu görünmeyen kısım ile ilgili mesajı halkımıza  Kurtlar Vadisi dizisinde verdi.
Ak Saçlılar doğrudur, ağacın görüneni dışında, asıl o ağacın toprak üstü görünen kısmına can veren kökleridir.
İnsanımızın zihinlerine verilen bu mesaj, bir dizi üzerinden verilmesi dolayısıyla kıymeti tam anlaşılamamıştır ve tam olarak ağırlığı hissedilmemiştir. 
15 Mayıs 2006 tarihi ülkemiz ve bölgemiz için bir milat olmuştur.
Çünkü, devletimiz o köklerine nüfuz etmiş Yahudi kontrolündeki şer üst akıl, şer derin devleti söküp atmıştır.
Bu mücadele üç asır süren ve üç asır sonra nihayete eren bir süreçtir.
İnsanımız ağacın üst kısmını gördüğü için bu kök kısmını görmedi, bu mücadeleyi bilemedi.
24 Temmuz 2018 seçimleri bu açıdan çok önemli ve tarihi bir süreç olmuştur.
Yahudi kontrolündeki sistem de söküp atılmıştır ülkemizden.
Eksikleri yok mu?...
Tabiki de var ve olacaktır da. Çok yeni bir sistemdir ama kökleri sağlam, milli ve müslüman Türk insanımızın kontrolünde yola koyulmuş bir kervandır.
Kervan yürürken de eksikleri zaman içerisinde giderilecektir.
Bu yürüyen kervanın milli olduğunu sadece biz değil, Somali’den Sudan’a, Endonezya’dan Pakistan’a, Suudi Arabistan’dan Katar’a, Kuveyt’e, Balkanlara varıncaya kadar tüm islam alemi görecektir.
15 Mayıs 2006 tarihi bir milattır...
Çünkü, devletimizin derinlerinde millileştiği, bağımsızlaştığı ve Yahudi kontrolündeki şer derin devleti söküp attığı, MÜSLÜMANLAŞTIĞI bir tarihtir.
15 Mayıs 2006 bu sebeple bir milattır...
9 Temmuz 2018 tarihini de yazın bir kenara...
Bu süreci daha bir önemli kılan, yemin etme, bakanlar kurulu ve yeni sisteme geçiş, otuza yakın devlet başkanının, elliye yakın devlet temsilcisinin gelmesi değil sadece...
Başlı başına bir milattır...
Kurumuş dudakların, susamış gönüllerin, ezilmiş halkların...
Ve İslam dünyasının miladı olacak bir gündür 9 Temmuz 2018...
Başkanlık sisteminin ilk Bakanlar Kurulu da açıklanmıştır.
Biz sisteme bakıyoruz ve derinlerde verilen mücadeleye bakıyoruz ama şunları da söylemesek olmayacaktır.
Biz öncelikle şunu söylüyoruz.
1- Sayın Cumhurbaşkanımızın milli olması yönüyle onun varlığı bizim için her şeyin üstündedir.
2- Şahıs olarak bakanlar kurulundaki bazı bakanlar ile alakalı çekincelerimiz olabilir. Bu beni bağlar.
3- İster bakanlar kurulu iyi olsun, isterse eksikleri olsun ki, (eksikleri olduğunu ben de söylüyorum) fakat ben siyaset üstü şunu söylüyorum.
Milli bir devletimiz var, bağımsız bir devletimiz var, Müslüman bir devletimiz var.
Amerika'yı bu toprakların derinlerinden atan bir devletimiz var.
Şer derin devletin üç yüz yıllık hakimiyetine son verip ülkeden kovan bir devletimiz var.
Bunun da ötesi Allah’ımız var.
Biz yine sözümüzün arkasındayız.
Milli devletimiz, içerideki pislikleri temizleyecek, milli devletimiz, Türk İslam birliğini kuracaktır.
Milli devletimiz, vakti saati geldiğinde Kudüs'e Türk İslam bayrağını dikecektir.
Gerisi gelip geçicidir.
NOKTA
SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri


Warning: Illegal string offset 'status' in /home/cafesiya/public_html/tasarim/footer.php on line 100