İçimizdekilere rağmen, Afrin, Münbiç ve Kandil Fethedilecek-2

Daha önce Suriye üzerinden yürütülen vekâlet savaşına Türkiye’nin vekil tayin etmeden direk müdahalesini yazmıştım.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET
Ve bu operasyonda Türkiye’nin başarısız olmasını isteyen dış güçleri de yazmıştım o yazımda.
Afrin operasyonu, daha önce yazdığım ve şimdi yazacağım güçlere...
Türkiye’nin en büyük darbesi...
Ve karşı taraf için yıkıcı hamlesi olacak.
Afrin operasyonu öncesi Afrin ve çevresinde oluşturulan gücün...
Yıkılamayacak, düşürülemeyecek bir güç haline getirildi düşüncesindeydi bu güçler...
Bu inançlarıyla da Türkiye aleyhine her türlü tahrik eden sözleri ve tehditleri savurur olmuşlardı...
Suriye onlar için bölünmüş...
Kendi kontrollerinde ve büyük İsrail için hamleler tamamlanmış, taşlar döşenmişti.
Türkiye ise Afrin hamlesiyle hayallerini yüz yıl ötesine fırlatıp atmış...
İki ay olmadan ve tek sivile zarar dahi vermeden...
Türk askeri ve ÖSO birlikleri beklediklerinin dışında çok az bir kayıpla da...
Afrin merkeze dayandı...
Üç bin beş yüz resmi, altı bine yakın gayrı resmi kayıp verince...
Ve içlerindeki kendi lejyonerleri teker teker gebertilince...
Tüm dengeler Türkiye lehine değişmeye başladı.
Daha önce, Afrin Zeytin Dalı (DAĞI) Opearsyonu’nu istemeyen dış güçleri yazmıştım.
İçimizde Afrin başarısını istemeyenleri de unutmuş değiliz tabiki...
Şimdi onları şöyle bir o, Türkiye’nin başarısını istemeyenlerin babaları olarak yazmaya çalışalım...
 
 
ŞER DERİN DEVLET (DEVRİK ÜST AKIL) İSTEMEZ...
Çünkü...
Üç asıra yakın zamandır merkezi Amerika’da olan bu siyonist merkez...
15 Mayıs 2006 tarihi itibariyle derinlerde kaybetti bu ülkede...
Ekonomik krizlerden, darbe ve darbe girişimlerine varıncaya kadar istedikleri şekilde yönetiyorlardı 15 Mayıs 2006 tarihine kadar Türkiye’yi...
15 Temmuz darbe girişiminde de tekrar ele geçirmeyi denediler, önceki hamlelerinde olduğu gibi...
Sağ ya da sol patentli karanlık ilişkiler, karanlıklarda kalan cinayetler her ne varsa...
Ülke içerisinde her türlü aleyhte faaliyetler yapıp...
Maşaları ve hükmettikleri gruplar üzerinden istediklerini hayata geçiriyorlardı.
Bu mücadeleleri sadece Türkiye değil...
Bölgemiz için de onlar açısından önemliydi.
Denediler...
15 Mayıs 2006’dan bugüne kadar ona yakın darbe teşebbüsünde bulundular ama...
Zayıflamışlar ve güvendikleri dağlar başka ellere geçmişti.
Başaramadılar.
Ve onlar şunu da çok iyi biliyorlar ki...
Afrin başarısı, Afrin ile kalmayacak.
Bu fetih Münbiç’e de uzanacak, Kandil’e de...
Türk- İslam bayrağı bu yıl sonunu bulmadan...
Temmuz ya da Ağustos sonu gibi Kandil’de de dalgalanacak.
Ve bu devrik şer güçler...
Türkiye’de yönetim üzerinde 15 Mayıs 2006 sonrası söz sahibi değiller.
Faaliyetlerini ancak terör örgütleri üzerinden yürütmeye çalışıyorlar.
Şimdi o ellerindeki terör maşası da alınıyor...
Bitti mi ?…
Yok...
Ama devletimiz şunu iyi biliyor ki...
Mart ayı içerisinde...
Yeni bir darbe planları var.
Artık...
Onlar düşünürken ve planlarken...
Devletimizin haberi oluyor ve karşı darbeyi yaşatıyor bu güçlere...
Hem de...
Devlet tüm gücüyle sınır ötesindeyken onlara içeride de yapacakları her faaliyetleri bozarak ve yıkarak hamlelerini yapıyor.
Yine aynısı olacak.
Belki halkımız hissetmeyecek bile ama...
Onlar acısını çok iyi görecekler.
Şimdi...
Bunlar ister mi Afrin Operasyonu’nun başarılı olmasını...
İstemez...
Çünkü...
Derinlerde kaybettikleri devletimiz daha da güçlenecek...
Türkiye kaybetmeli ki...
Onlar, tekrar kaybettikleri devletin derinlerini ele geçirsinler.
 
 
DEVRİK ÜST YAPIYA BAĞLI FAİZ LOBİSİ İSTEMEZ...
Çünkü...
Bugün faiz lobisi dediğimiz ve devrik üst akıla bağlı bankalar ve finans kaynakları...
Bu derin devletimizin tepetaklak ettiği devrik üst yapıya bağlı hala...
Ve bu banka ve finans sektör patronları Yahudi asıllı ve siyonistlerin hizmetinde.
Türkiye’nin Afrin’de başarısız olması...
Onlar için kolay para, faiz ve istikrarsızlık demek...
Paralarına para, güçlerine güç, emellerine yol demek.
Devletimiz, bunları da, yularlarını tutanları da ve emellerini de o kadar iyi biliyor ki...
Şu Afrin fetholunsun...
Sıra onlara da gelecek ve onlar da bunu çok ama çok iyi biliyorlar.
 
 
FETÖ İSTEMEZ...
Çünkü...
Türkiye’nin başarılı olması demek, onların tam anlamıyla...
Tüm hayallerinin bitip gitmesi demek olacak...
Ve yıllardır mücadelesini verdikleri devlet olma hayallerinin toprağa gömülüp yok olması demek olacak...
Hapisteki FETÖ mallarının da...
Son umut diye bekledikleri umutları yok olup gidecek.
Oralarda çürümeye terk edildiklerini anlayınca da...
Tüm pislikleri serecekler ortalığa...
Umut...
Bu sefer FETÖ’den değil...
Bir umut daha diye itirafçı olacak hepsi...
Kaçaklar da...
Vatansız ve milletsiz...
Hain olarak, yurt dışlarında geberip gitmeleri demek olacaktır.
Gömülecek bir mezarları dahi kalmayacak yeryüzünde.
 
 
KÖZ (KEMALETTİN ÖZDEMİR) İSTEMEZ...
Çünkü...
KÖZ demek sadece Kemalettin Özdemir demek değil...
Bunu unutmamak lazım.
Kemalettin Özdemir sadece Emniyetin değil, FETÖ’nün içinde olduğu resmi ve gayri resmi tüm kurumların imamlığını yapmaktadır.
İsrail, Amerika ve NATO’nun beslemesi olan FETÖ’nün Türkiye İmamı…
Bir başka ifadeyle Fetullah Gülen’in Türkiye’deki iz düşümü demek daha doğru olur.
Kemalettin Özdemir darbe girişiminin görünmeyen 1 numarasıdır...
FETÖ demek, Kemalettin Özdemir demek, İsrail demek, Amerika demek ve şer derin devlet demek...
Ve...
Kemalettin Özdemir’e dokunmak demek...
FETÖ’cü Siyasilere dokunmak demek, Valilere dokunmak demek, Müsteşarlara ve dahi Milletvekilleri ve ötesine dokunmak demek...
KÖZ’e dokunmak özellikle Meral’e dokunmak olacaktır.
Devlet Bahçeli’nin de Davutoğlu’na “15 Temmuz gecesi neredeydin” sorusunun cevabı demek...
Devlet bunları bilmiyor değil ama hepsinin bir zamanı var ve o zaman bekleniyor, alt yapısı sağlam şekilde oluşturuluyor bir taraftan...
Kemalettin Özdemir, FETÖ adına TSK’yı, emniyeti, MİT’i organize eden kişidir...
Darbenin bir numarası gözüken Adil Öksüz...
Gülen ile Kemalettin Özdemir arasındaki bir kuryedir sadece.
FETÖ’cülerde Öğrencilere, öğretmenlere, esnaf ve iş adamlarına, medyaya hükmedecek kişidir Kemalettin Özdemir...
Adil Öksüz’ü kim tanıyordu darbe gecesi dışında.
Bunu FETÖ yapabilirdi, Mustafa Özcan yapabilirdi ama ikisi de firari.
15 Temmuz gecesini bu iki kişi dışında Kemalettin Özdemir haricinde yapabilecek başka bir kişi yok.
KÖZ siyasi alanlarda içlerine sızdırdığı kripto elemanlarla hala güçlüdür ve henüz siyasi ayağa dokunulmadı.
Ve hala...
Gerek AK Parti içerisinde ve MHP içerisinde...
Diğer partileri söylemiyoruz daha...
Etkindirler, aktiftirler...
Hükümetin içerisinde varlar hala...
Hatta...
Külliyede dahi bir kısım yandaşları olduğu devlet tarafından biliniyor.
Bu şahsın babasının dahi...
İngilizler tarafından ajan olarak Bediuzzaman’ın yanına yerleştirildiği...
Bunların aslen Yahudi kökenli olduğuna dair duyumlarımız da vardır.
Bir kaç hafta evvel devlet buna pençesini attı...
Adli kontrol ve yurt dışı yasağı ile serbest bıraktı.
Mart’ta planlanan darbe teşebbüsü çalışmalarının da temel taşlarından olduğu biliniyor.
Devlet, adım adım bunları takip ediyor ve gizli yapılanmalarını ortaya çıkarmaya çalışıyor ve çıkarıyor da...
Afrin’in başarısı...
Bunların da top yekun yok olması ve bitirilmesi anlamı da taşıyor.
 
 
DEVRİK ÜST YAPIYA BAĞLI SİYASİLER İSTEMEZ...
Çünkü...
Afrin’in başarılı olması demek...
Hala devrik üst yapıya bağlı siyasilerin, milletvekili, belediye başkanı ve tüm kurum içerisindekilerin 2019 seçimleriyle çöpe atılması demek olacak.
2019 seçimlerinde...
Hala siyasette olup, metal yorgunluk yaşayanlar, kripto FETÖ’cüler, karı-kız peşinde olanlar, hırsızlar, ihaleciler, menfaatçilerin temizlenmesi gerçekleşecek.
Devlet, bunların kimler olduğunu çok iyi biliyor ve bunlar da...
Devletin kendilerini bildiğini çok iyi biliyorlar.
Afrin başarısız olursa...
2019 seçimlerinde bunların da tasfiye olması engellenecek...
AK Parti, MHP gibi CHP ve diğerlerinin de Türk partileri olarak millileşmeleri gerçekleştirilmelidir.
Siyasetin de baştan aşağıya temizlenmesi şart.
Afrin fetholunduktan sonra asıl mücadele dışta devam ederken...
İçlere, en temel taşlara inecek.
 
 
KILIÇDAROĞLU İSTEMEZ...
Çünkü...
Onca seçim kaybetmiş...
Ve onca şamar yemiş bir muhalefet olarak o da istemez Afrin’de başarılı olunmasını...
Kendi geçmişini ve temizleyemediği parti başkanı oluş sürecini silemediği gibi...
Tüm süreç gün yüzüne çıkacak...  
Bunu da kendisi o kadar iyi biliyor ki...
Devletin elinde kendisiyle ve yaşanan süreç ile ilgili o kadar çok bilgi ve belge olduğu korkusunu yaşıyor...
Sözleri ve duruşlarıyla gösteriyor bunu...
Zorlamalara rağmen, Türk askerine laf söylemeye cesaret edemedikleri için ÖSO’ya sataştılar...
Afrin operasyonuna karşı olduklarını ve Afrin’e girilmemesi gerektiğini söyleyerek başarısızlığı isteyen dış güçleri yazdığımız yazıdakilerin taraflarında yer aldılar...
Bir vekili çıktı ortaya...
Aleni bir şekilde hem de...
“Amerika bölgeyi dizayn ediyor.
Bizi de dizayn edecek ve AK Partiyi indirecek...
Biz de, onlarla çalışıp...
Ne isterlerse yapacağız” diyecek kadar alçaldı, acizleşti...
Türkiye’nin Afrin’de de başarılı olması...
Onların artık yok olup tüm hayallerinin ve ümitlerinin sonsuza kadar biteceği anlamı taşıyor.
Dahası...
Ortaya devlet tarafından konulacak belgelerle...
Hainlerle birlikte hareket ettiler diye tarihe kara bir leke olarak nakşedilecekler...
 
 
HDP/PKK İSTEMEZ...
Çünkü...
Kavmiyetçilik ve mezhepçilik yapılarıyla...
Dışa bağlı ve devrik üst yapının kontrolündeki bu yapı da istemez.
Afrin’de başarının...
Kandil’e uzanan bir süreci kapsayacağını...
Yıllardır verdikleri, Türkiye’yi bölme heveslerinin yok olacağını...
Afrin sonrası...
İçeride olanların içeride çürümeye yüz tutacağını ve dışarıdakilerin de hak ettikleri hainliğin cezasını çekeceklerini çok iyi biliyorlar.
Hepsinin kirli ilişkileri ve bağlantılarını...
Millileşen devletin dosyalayıp hazırladığını ve zamanını beklediğini de iyi iliklerine kadar hissediyorlar...
 
 
İrili ufaklı daha epeyce Afrin Operasyonu’nun başarısız olmasını isteyen bir güruh var ülkede...
Mesela Temel Karamollaoğlu...
Onlar da...
Bu saydıklarımızın kuyrukları olduğu için teker teker yazmaya gerek yok.
Fazla uzatmayalım artık.
Tüm bu Afrin Zeytin Dalı (DAĞI) Operasyonu’na bir de bu görebildiğimiz taraftan bakalım...
Ve ne kadar doğru bir hamle yaptığımızı da daha iyi anlayın.
Afrin başarısız olursa...
Mart ayında yapmak istedikleri darbe girişimi gibi...
15 Temmuz sonrası durmayıp tekrar denedikleri...
31 Mart-1 Nisan 2016 darbe girişimi gibi...
10 Kasım-11 Kasım 2017 darbe teşebbüsü gibi yapılanmaların başarılı olma ihtimalinin ne kadar yüksek olduğunu anlarız millet olarak.
15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası durdular zannedilmesin.
Onlar hamlelerine devam ediyor.
Millileşen devletimiz derinlerinde...
Milletine dahi hissettirmeden bu girişimleri boğuyor.
Şimdi kökten temizlik zamanı...
Resmi ağızlardan hep şu söyleniyor...
“Biz işgalci değiliz... Buraları terörden temizleyip asıl sahiplerine vereceğiz”...
Bunu demek zorunda Türkiye...
Üzerindeki baskıyı kırmak zorunda...
Ama biz de diyoruz ki şahıs olarak...
“Afrin, Münbiç ve bölge... Dahası Kandil fetholunacak ve Türk – İslam bayrağı buralara dikilecek...
Başka da bir yolu yok artık...”
Bu millet, bu devlet ve bu ordu bu kadar kenetlenirse...
Değil dünya...
Kim karşımızda olursa olsun...
Bizi asla yıkamaz, bize karşı başarılı olamaz.
Biz...
Bir kabile devleti değiliz derken...
Dışımızdaki hainlere değil sadece...
İçimizdeki tüm hainlere ve kurtlara rağmen...
Tüm darbelere ve saldırılara rağmen...
Köşeye çekilmeyip, savunmaya geçmeyip...
Planlara bakmayıp, haritalara boyun eğmeyip...
Diyoruz ki...
Bize rağmen bu bölgede bir şey yapamazsınız...
Bize rağmen yüz yıllık da olsa harita çizemezsiniz...
Bize rağmen on iki bin km ötelerden gelip ağalık taslayamazsınız...
Susarız, susarız, susarız ama...
Yeri geldiğinde de...
Susturamazlar...
 
 

 

 
 



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri


Warning: Illegal string offset 'status' in /home/cafesiya/public_html/tasarim/footer.php on line 100