Algı operasyonlarını yürüten güçler

21.Yüz yıldan 22.Yüz yıla geçerken insanlık gittikçe daha da sorgulanır bir hal alacaktır. İnsanlarda azalan maneviyat duygularıyla birlikte vicdan sorgulamasında da azalma olacağından, gelecek günlerde vicdani duyguların yerine vicdansız duygular daha baskın çıkacağa benziyor.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Dünyayı yönetmek isteyen sermayedarlar, insanların beyinsel algılamasını da sistematik olarak hükümranlıkları altına alarak istedikleri şekilde yönlendirerek gerek teknolojik gerekse ekonomik gelişmelerde de insanların algısal sapmalarına dönük çalışmalarında hızla ilerleme kaydetmektedirler.
Algısal sapmalar gelişmiş ülkelerde bir anda etkili olmayabiliyor, fakat gelişmekte olan ülkelerde insanları hızla etkisi altına acımasızca almaktadır.
Gelişmekte olan milletlerde kültürel ve ahlaki erozyonları yaratarak özellikle genç nüfusu geçmişlerinden kopararak geleceğin algısal sapmaların hızla alt yapı çalışmalarını oluşturmaktadırlar.
Başlıca silahları ekonomik istikrarsızlıklar, dünya vatandaşlığı söylemleri, şiddet içeren teknolojik oyunlar, özenti sel davranışlar, marka düşkünlüğü, okuma ve araştırmadan uzaklaştırma, cinsel sapkınlıkların normalleştirilmesi, saygı ve sevginin önemsizleştirilmesi, tarihi değerleri ve kahramanları, toplumsal örf ve ananeleri önemsememe vs. gibi.
   Algısal operasyonları yürüten güçler, teknolojik ve ekonomik üstünlüklerini de kullanarak kitlesel algı operasyonlarını yönetebilme ustalığını teknolojik iletişimde bilgi kirliliği ile insan beynine vicdansızca vicdansızlığı enjekte etme becerilerinin yaygınlaşmasını sağlayıp, toplumsal algılama sapmasının geleceğe taşınmasının beyinlerini hazırlamaktadırlar.
Bir toplumda örf ve ananeleri yok edip geçmişle geleceğinin bağını kopararak boşluklar oluşturup insanlığın vicdanını çukura gömme hareketlerini yakın coğrafyamızda deneme sürümlerini oluşturmaktalar.
Algısal erozyonun işgali altında olan ülkelerden bir tanesi de Türkiye değil, olamaz, deme şansımız yok.
Çünkü dünyada ve bu coğrafyada en önemli ülke Türkiye’dir.
Jeo politik açıdan önemli bir stratejik bölgede orta noktayı teşkil eden Türkiye’ye karşı içerden ve dışarıdan olanca güçle saldırmakta kararlı olan sermayedar güçlerin yol haritalarındaki Türkiye’nin üzerindeki algısal operasyonları bu dünya var olduğu sürece bitmeyecektir.
Tarihin başlangıcından bu yana bu coğrafyada algı operasyonları her zaman var olmuştur.
Hangi milletten, hangi milliyetten olması önemli değil. Avrupa’da kısmen uygulamaya başladılarsa da fiziki ve ekonomik, kültürel şartların pek uygun olmayışından ses getirici eylemlerde bulunma başarısını elde edemediler.
Fakat Ortadoğu ülkeleri ekonomik, kültürel, sosyolojik açıdan geri kalmışlığının yanında otoriter, totaliter yönetimlerle idare edilmesi, aşiretçilik bağlarının güçlü oluşu ayrıca dinsel mezheplerin yoğun olduğu ülkeler olmasından, İran’da, Mısır’da, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de başarılı sonuçlarını aldılar. Zaten İstedikleri de Ortadoğu’nun toz duman olmasıydı.
 
Sermayenin algı operasyonlarına en çok karşı koymasını bilen ve direnen Türk milleti olmuştur. Bu nedenledir ki Türklere karşı içerde ve dışarda top yekûn algısal operasyonlara girişen güçler her defasında başarısızlıklarını hazmedememekte içlerine sindirememekte tüm senaryolarla sahada olurlarken asla vazgeçmeyeceklerdir.
Bugün nüfus yoğunluğu bakımından Türk ve Müslümanların yoğun olduğu bir ülkede halkları sahaya döken algı gaspı yapan sermaye hepimiz Şu cuyuz, Bu cuyuz diye algısal bloke yapabilmenin ustaca becerilerini Gezi ve benzeri eylemlerle insanlar üzerinde masumane girişim gibi sergileyerek gelecek yüz yılların operasyonel zeminini oluşturmakta ustaca hareket ettilerse de güçlü ve irade sahibi hükümetle birlikte Türk halkının sağduyusuyla bertaraf edilebildi.
 Bu topraklarda kader birliği yapmış halkları algısal kışkırtmalarla devleti güçsüzleştirerek hain emellerini gerçekleştirme gayretiyle devletin çatısı altında yaşayan etnik halkların üzerinde algı operasyonlarını sürdürme niyetlerine karşı top yekûn halk ve millet olarak uyanık olmalıyız. Medeniyetlerin beşiği ve medeniyet güneşinin doğduğu bu kutsal topraklarda yaşamanın onurunu ebediyete taşımanın yol haritasının şifresi, geçmiş uygarlıkların tarihsel hatalarının analiziyle olacaktır.
Neşat YALÇIN / Cafesiyaset



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri