ALİM UNUTMUŞ, KALEM UNUTMAMIŞ…

Özellikle son iki senedir yaşadığımız acı dolu günlerimize karşın içimizdeki yazmak sevdasını yeniden gün yüzüne çıkardılar.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Sema Odabaşı / Cafesiyaset

Meşhur Türk atasözlerimizden biri olan bu güzel sözle yazıma başlıyorum. Çünkü yazı yazmak hele de güncel ve süreli yazı yazmak kolay bir iş değildir. Yazılacak konunun genellikle yaşadıklarımızdan gerçek olaylara dayandırılıp ayrıca, bu konudaki ciddi araştırma ve incelemelerin okunması gerektiğini düşünüyorum.. Sonra amacı ve bütünü saptırmadan toplumsal olayları etraflıca analiz edip okuyucuya aktarabilmek ise yazının etkinliği açısından faydalı olur kanaatindeyim.

Bu yazı yazmak konusundaki fikirleri bugüne kadar okuduğum ve okumaya devam ettiğim bazı yazarlarımızın yazılarında takındığı üslup ve tavırdan dolayı edinsem de bir gün kendi tavrımla köşe yazarlığına başlamak fikri oluşacağı hayatımda peş peşe gelen olaylar zincirinde sanırım aşikardı. Bu süreçte yaşadıklarımı benimle beraber göğüslemeye çalışan ve manevi olarak varlığını yanımda hep hissettiren başta tüm kıymetli yol arkadaşlarıma, dava dostlarıma ve Kadıköy AİHL, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi mensubu kıymetli hocalarıma ve tabi ki Cafesiyaset genel yayın yönetmeni arkadaşımız Halil ÖZTÜRK’e bu ilk yazımda öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Beni teşvik ettikleri ve kalemime güvendikleri için..

Özellikle son iki senedir yaşadığımız acı dolu günlerimize karşın içimizdeki yazmak sevdasını yeniden gün yüzüne çıkardılar. İnşallah yukarıda saydığımız düşüncelerimize uygun yazılar yazabilir, tarafsız ve en güncel verilerden hareket ederek gerçekleri yansıtmaya gayret ederim. Sonra geçmişe bakmanın bazı mühim yanlarını keşfederek siz değerli okuyucularımızla hasbihal edebilirim.

TARİHE NOT DÜŞMEK...

Tarihimiz; Kimilerine göre altın suları kullanılarak yazılması gereken bir destan iken, kimilerine göre ne yazık ki simsiyah mürekkebe bandırılmış kalemlerle çalakalem yazılacak kadar önemsenmeyecek hikayelerden oluşuyor. Üstelik yerli kalemler değil, yabancı kalemler eşliğinde.. Halbuki her millet gibi bizim de altın sularıyla yazılmayı hak eden güzel muhteşem adeta bir çağı kapatıp başka bir çağı açan olaylarımız var ve siyah mürekkebin üzerinde okunması zor gelen acı olaylarımız var, değil mi? İşte bu yaşanılan tarihi gerçekleri tarafsız olarak eksi yönleri ve artı yönleriyle iyi anlamak, en azından anlamaya çalışmanın her zaman önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu tarihi gerçeklerden çıkan sonucun dengesini kuramamak günümüzdeki birçok ekonomik, siyasi ve toplumsal olayların daha karmaşık hale gelmesine neden olmakta ve toplumumuzun gelecek motivasyonunu etkilemekte olduğu gözlemliyorum. Ne olursa olsun milletimiz geçmişiyle barışık olduğu sürece dünya sahnesine çıktığı andan itibaren ister bireysel boyutta ister toplumsal boyutta olsun yaşadıklarından ders çıkarıp gelecek nesillere sağlıklı ve mutlu bir toplum bırakabilme idealini daima taşıyacaktır. Tam da bu noktada başta batılı ülkeler olmak üzere özellikle son otuz yıldır milletimizin üzerine atılmaya çalışılan başarısızlık ve yetersizlik duygusu ülkemizin iç dinamiklerinde en ufacık bir anlaşmazlık durumunda meydana çıkarılmaya çalışılmakta ve kamu kurum ve kuruluşları arasında, özel sektör ve kamu kurumları arasında sorunlara yol açmaktadır. Artık Türk milleti sormaktadır? Neyi paylaşamıyoruz? Yazılarım sonunda tarihe not düşmek adına bu soruları da teker teker sorup siz değerli okuyucularımızın takdirine sunacağım inşallah.

GÜNDEM YOĞUN, YOĞUNLUĞUN İÇİNDE GÜNDEM…

Milletimiz ve Ülkemiz çok büyük ve önemli bir seçim arifesinde olmanın sancılarını yaşıyor. Son yıllara kadar özellikle dış politikada alınan kararlarda sergilenen bazen oraya bazen buraya yönelen ve ibresini bir türlü tutturamadığımız bana göre “yalpalama siyaseti” olan durum artık “Türkiye odaklı siyasete” dönüşmüştür. Bu durum hem bizim için hem de diğer ülkelerin gündemi için de geçerlidir.

Bu dönüşümün kalıcı olmasını sağlayacak olan 24 Haziran 2018 seçimlerinin Türkiye’miz için ve başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm dünya için hayırlı olmasını diliyorum.

Kısaca değindiğim gibi bu ilk yazımız genel ve yazı yazabilmenin tavrı ile ilgili oldu. Umarım akıcı ve verimli olmuştur. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Gelecek yazımızda görüşmek üzere inşaallah .

TARİHE BİR NOT: Ülkemizde olmazsa olmaz nedir? Kendi bölgemizde lider ülke olarak kalmak istiyorsak içte siyasi ve ekonomik açıdan istikrara sahip olması olmazsa olmazıdır.

Sema ODABAŞI / Cafesiyaset

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri