Almanya’nın Akbabalık sevdası.

Bütün soruların cevabını Cennet mekân, Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Ömer Bilal Akpınar’ın satırlarında özetlenmiştir.’’ Kardeşim bu savaş haç ile hilalin, imanla inkarın, hak ile batılın, küfür ve tevhidin savaşıdır.’’.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

 Kargaları Besleyeceğiz.

Gözlerimizi oydurmayacağız.

Akbabalara yem olmayacağız.

Almanya’nın son yıllarda Türkiye’ye olan düşmanlığı hat safhaya ulaşmış durumdadır. Bu kadar kin yüklü düşmanlığın nedeni nedir.?...

 Oysaki; Türkiye her zaman Almanya’ya karşı dostluğunu her alanda göstermiş ve halen daha göstermektedir. Türk ekonomisinin gayri safi milli gelirinin nerdeyse yüzde yetmişini Almanya’nın hortumlamasına rağmen, Türkiye ve Türklere karşı bu kadar hasma ne tutumunun ve kininin nedenleri, gelişen Türkiye’yi, Almanya neden istememektedir, Türkiye karşısında bu kadar komplekse düşmesinin nedeni nedir?  ..

Türkiye sağlık sektörü Almanlara çalışmaktadır. Türkiye otobanlarında Alman menşeili otomobiller cirit atmaktadır. Türk evlerinde beyaz eşyalarının neredeyse tamamı Alman markalarından oluşmaktadır. Düne kadar savunma sanayimizin leopar tanklarından tutunda farklı alanlarda ihtiyaç tedarikimizin üssü Almanya olmasına rağmen, Alman siyasetçilerinin Türklere karşı düşmanca tutumunun nedeni nedir? Tarihsel sürece bakıyoruz Almanya ile Türkiye arasında hasıma ne ve savaş gibi herhangi eylem hareketliliği yok. Aksine müttefiklikte en üst noktada oluşmuş birliktelik var. Bugünkü Almanya, Türkiye’ye karşı tüm terör örgütlerini açık ve aleni desteklemekte, bu tür örgütlere teknolojik, lojistik, silah vb. gibi yardımlarda at başı koşuşturmaktadır. Türkiye, Almanya’yı neden bu kadar korkutmaktadır. Geçmişe baktığımızda, Almanya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında dostluğun köklü bir geçmişi var. Bu dostluk o kadar ileri bir safhadaki bazı Alman yazarları ve düşünürleri Türkler hakkında övgü dolu söylemlerde bulunmuşlar ve yazıya dökmüşlerdir.

On der Goltz, Kanenberg, gibi yazarlar Türklere karşı övgü dolu yazılar yazmışlardır. ııı.Selim döneminde gelişen dostluk ilişkileri,ıı.Mahmut döneminde eğitim alanında gelişmiş, bu dönemde açılan,(1834-Mektebi Fünun-ı Harbiye) Harp okuluna Almanya’dan öğretmenler getirilmiş, bunların orduda yenileşme çalışmalarına katkı vermelerini sağlamak için. Osmanlı İmparatorluğu, Almanya arasındaki ilişkiler bununla kalmamış ıı.Abdülhamit zamanında daha da pekişmiştir.

Türkiye tarih boyunca düşmanlarının karşısında kartlarını açık oynamıştır. Şimdi olduğu gibi, âmâ batı ve Almanya, Türklerin Anadolu’ya ayak bastığından beri zaman zaman dostane eylemlerde tutum ve söylemlerde bulunmuşlarsa da aysbergin görünmeyen tarafında el ele vermiş, Türklere ve Türkiye’ye karşı düşmanlıklarının plan ve projelerini yapmışlar, yapmaya da devam etmektedirler. Tıpkı Bismarck döneminde, ıı.Wılhelm döneminden beri gizli hesaplarının  bugün tutmadığının hezeyanından mı kaynaklanmaktadır  Almanya’nın tutumu.

  ıı. Dünya savaşında yerle yeksan olan bugünkü Almanya’nın yeniden yapılanmasının, gelişmesinin, inşasında, sanayi devriminin hamurunda, Türk işçilerinin alın teri, göz nuru olmasının karşılığı, Türkiye’ye nankörlük ve haince düşmanlık mı olmalıdır.

Avrupalı, Amerikalı siyasiler, beyinlerindeki örümceklenmiş düşünceyi, İslam fobi ve Türk sendromuyla korku dolu gözlerindeki kin perdesini kaldırabilme kabiliyet, samimiyet hamlesini gösterebilme cesaretleri, mantıkları olsa, sınırları Ortadoğu’da olan güçlü bir Türkiye onların geleceğinin garantisi ve güvencesidir.

Bütün soruların cevabını Cennet mekân, Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Ömer Bilal Akpınar’ın satırlarında özetlenmiştir.’’  Kardeşim bu savaş haç ile hilalin, imanla inkarın, hak ile batılın, küfür ve tevhidin savaşıdır.’’. 

Şunu iyi bilmeliyiz ki bizim bizden başka dostumuz yok. Onların yapmış olduğu gizli hesapları bizlerde yapmalıyız, ilişkilerimizi menfaatlerimiz doğrultusunda seviyede tutmalı her alanda çok çalışıp dışa bağımlılığımızı minimuma indirgemeliyiz. Güçlü olmak zorundayız, millî olmak zorundayız. Zira Türk Milleti, Dünya mazlumlarının hamisi, zalimlerinin korkulu rüyası, adaletin ve hukukun savunucusu olmak gibi tarihi misyonun temsilcisidir.

 Afrin deki, Suriye, Irak’ta ki gerçekler tarihin tekerrürü ve haçlı zihniyetin yüz yıllar boyu devam edeceğinin gerçeğini yansıtmaktadır.

Bu Topraklarda yaşıyorsak Uyumaya zamanımız yok. Bu topraklarda yaşıyorsak, millî ve güçlü olmak zorundayız. Birlik ve bütün olmak zorundayız. Kargaları besleyeceğiz ama akbabalara yem olmayacağız.

 Neşat YALÇIN/Cafesiyaset

nesatyalcin@gmail.com




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Bülent ERDİ

Çok güzel bir yazı ve okuyucusuna sade dille yazılmış bir köşe yazısı. Almanya hakkında eleştiri dozunu çok yumuşak üslupla yazmış. Tebrik ederim.



Foto Galeri
Video Galeri