ALO, BORCUNUZLA İLGİLİ AVUKATLIK BÜROSUNDAN ARIYORUZ

Geçtiğimiz günlerde e-posta yoluyla ulaşan bir vatandaşımız, “Borcumla ilgili avukatlık bürosundan babamı ve köy muhtarını telefonla aramışlar, şimdi onların yüzüne bakamıyorum, bunu yapmaya hakları var mı? Bana yardım edin” diye mesaj gönderdi.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Avukatlık bürolarından “borcunuz var” diye telefonla yapılan aramalar ile gönderilen sms’ler konusunda çok sayıda şikâyet ve eleştiri alıyoruz. Bu durumdan, meslek etiği ve avukatlık mesleğine karşı toplumda oluşan olumsuz bakış açısı nedeniyle, avukatlar bile rahatsız oluyorlar.
Borçlu ve yasal takipli yaşamayı alışkanlık haline getirmiş kişiler dışında, “Borcunuz var” denilmesine, “Avukatlık bürolarından borçla ilgili arama yapılmasına” ve “İcra yoluyla tahsilattan” söz edilip, haciz ile tehdit edilmeye, toplum olarak pek alışkın değiliz. Bu nedenle, toplumda tedirginlik ve tepki yaratan bu konuyu gündeme getirmeye karar verdim.
Borcun Varlığı Tereddüt Yaratıyor…
Çağrı merkezi ya da tahsilat bürosu gibi çalışan bazı avukatlık bürolarından telefonla arayan kişiler, bir borcun varlığından söz ederek, kendilerine borcun ödenmesini isteyip, ödenmemesi halinde faizle borç tutarının artacağını ve icra yoluyla tahsilatın zorla yapılacağını belirtip, hacizden söz ediyorlar. Genelde, geçmiş yıllara ait olan, belki de zamanaşımına uğramış, tahsil kabiliyeti hiç kalmamış ve daha önce hiç bildirilmeyen borçların varlığını gündeme getiriyorlar. Bu tür bir telefona ve borca muhatap olan kişiler, gerçekte böyle bir borcu olup olmadığı ve sonuçlarının ne olacağı konusunda tereddüt ve endişe yaşamaya başlıyorlar. Acaba böyle bir borcum var mı? Arayanlar kimler? Böyle bir avukatlık bürosu ya da avukat var mı? İddia edilen borcu ödeyeyim mi? Ödemezsem icra takibi ile karşı karşıya kalır mıyım? Şeklindeki sorulara kendilerince cevap bulmaya çalışıyorlar. Bazıları da, arayanları önemsemeyip, beni de aradılar, telefondakilere bağırdım çağırdım, hatta onları tehdit ettim, bir daha beni aramadılar diyorlar.
Borcun Varlığının İspatı…
Bu tür telefonlara muhatap olan kişiler, ne yapmaları, nasıl bir yol izlemeleri gerektiği konusunda yardım istiyorlar. Kendilerine, iddia edilen borcun gerçekte varlığı konusunda, öncelikle bunu kesinleştirin önerisinde bulunuyoruz.
Genelde, böyle bir borcu hatırlamıyorum, yıllar önce kapattığım bir telefon hattımla ya da internet veya tv aboneliğimle ilgili borçtan söz ediliyor diye cevap veriyorlar. Ardından, hattımı/aboneliğimi kapatırken veya hattımı başka bir operatöre taşırken tüm borçlarımı kapatmıştım, e-devlet üzerinde de bir borcum görünmüyor diyorlar. Bu nedenle, bir borcun varlığını iddia eden avukatlık büroları, öncelikle iddia ettikleri borcun varlığını geçerli belgelerle ispat etmek ve bunu yazılı olarak asıl borçluya bildirmek zorundadırlar.
Ne Tahsil Edersem Kardır Anlayışı…
Bazı firmalar, çok eski yıllara ilişkin (kesinleşmemiş, zamanaşımına uğramış, hatta tahsil kabiliyeti hiç kalmamış) alacaklarını, devir ederek ya da tahsilat yetkisi vererek, avukatlık büroları vasıtasıyla ”Ne tahsil edersem kardır anlayışıyla” tahsil etmek istiyorlar. Bazı avukatlık büroları da, mesleklerinin kendilerine verdiği yetkiyi aşma, bazen de kötüye kullanma pahasına, buna aracılık ederek, kazanç sağlamayı tercih ediyorlar. 
Yargıtay’ın, Avukatın haciz işlemi yapamayacağı halde muhataba “Mernis adresinize muhafazalı haciz işlemi yapılacaktır. Bilginize” şeklinde mesaj göndermesini, “Kişilerin huzur ve sükünunu bozma suçu”nu oluşturduğuna ilişkin mevcut kararları bulunmaktadır. 
Bu nedenle, ne tahsil edersem kardır anlayışı ve bunun avukatlık büroları üzerinden yapılıyor olması, hem toplumda tedirginlik yaratmakta, hem de avukatlık mesleğine ve hukuka duyulan güveni zedelemektedir.
Vatandaşlarımız Ne Yapmalı?
Öncelikle, bu tür telefonla yapılan aramalarla karşılaşılması halinde, hemen panik ve endişeye kapılmamak gerekiyor. Bazen kötü niyetli kişiler, dolandırıcılık amacıyla bu tür yollara başvurabilmektedir. 
Bu nedenle, öncelikle arama yapılan avukatlık bürosunun/avukatların gerçekliği ile iddia edilen borcun varlığı, borcun zamanaşımına (Borçlar Kanunu’nda 10 ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri mevcuttur) uğramamış bir borç niteliğinde olması ve borcun asıl muhatabı olduğunuzun ortaya konulması gerekmektedir. Borcun varlığı geçerli bir vesikaya dayanıyor, borç tahsil edilebilir nitelikte ve sizin borçlu olduğunuz ispatlanıyor ise, söz konusu borcun (icra yoluyla tahsil safhasına geçilmeden) ödenmesini öneririz. Borcun varlığı ile borcun hukuken ödenebilir nitelikte olduğu geçerli bir belge ile ispatlanamıyor ise, borcun asla ödenmemesini ve telefonla yapılan aramalara, gönderilen sms mesajlarına itibar edilmemesini öneriyoruz.
İlamsız İcraya Dikkat!
Telefon ile yapılan aramalar ve gönderilen sms mesajları dışında, ilamsız icra yoluyla borcun tahsil yoluna gidilmesi halinde, icra müdürlüklerinden gönderilen ilamsız icra yazılarına, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mutlaka itiraz edilmelidir. Bu konuda, avukatlardan hukuki destek ve bilgi alınmalıdır.
Nerelere Şikâyette Bulunulabilir?
Avukatlık bürolarından yapılan telefon aramaları ile gönderilen sms mesajlarının huzur ve sükunu bozacak boyutlara ulaşması ya da yakınlarınızın adres ve telefon bilgileri ele geçirilerek onlara ulaşılması hallerinde, ilgili avukatlar hakkında bağlı oldukları barolara veya cumhuriyet savcılıklarına şikayette bulunulabilir. Avukatlar hakkında, barolar disiplin suçu açısından işlem yapmaktadır.
Barolara yapılacak şikayetlerde, avukatlık büroları adına değil, ilgili avukatların isimleri belirtilerek başvuru yapılması gerekirken, şikayetlerin incelenmesi için belirli bir bedelin yatırılması istenmektedir. Bu durum, vatandaşların barolara yapacağı başvuruları kısıtlamaktadır.
Sonuç Olarak;
Avukatlık bürolarından “borcunuz var” diye telefonla yapılan aramalar ile gönderilen sms mesajları, toplumda tedirginlik yaratmakta, şikayetlere neden olmaktadır. Yasal yetkilerin aşılması, bazen de kötüye kullanılması pahasına, “Ne tahsil edersem kardır” anlayışı ile mesleğin icra edilmesi, avukatlık mesleğine ve hukuka duyulan güveni zedelemektedir.  Bu nedenle, bu tür uygulamadan biran önce vazgeçilerek, Adalet Bakanlığı ile Baroların öncülüğünde, etkin tedbirlerin alınması yerinde olacaktır. Saygı ve sevgilerimle.
 
Levent KÜÇÜK / CAFESİYASET
lk8080@hotmail.com
 


  




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri