Bir çalgıcı başka bir köye davet üzerine gider ve...

Aldığımı mecbur sevdim daha benim eski yârda umudum der oğlunu evlendirip kızını gelin eyleyen beli bükülmüş saçı dökülmüş adam.....

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Her ne kadar şehir yerlerinde piyanist bilinsede çalgıcı derler dügün toyda saz davul zurna çalıp halkı eglendirenlere köylerde.....
Yeni yetme gencecik delikanlı iken elektro bağlaması köylerde evenenlerin düğünlerini etmektedir
Bir gün kendi köylerinden başka bir köye davet üzerine çalgıcı gider iki gün üç gün orada düğün edecektir
Bayrak kaldırıldığı gün
Kına yakıldığı gün
Gelin alındığı gün
Üç gün sazıyla çalar oynatır eğlendirir o küyün halkını
*
O köyde o düğünde kaşıklarıyla çıkıp çıkıp oynayan 17 yaşında ki gözel bir gıza gözü gönlü akar
Zaten kızında bu çalgıcının sazıyla yorgun yorgun türküler söylesine gönlü akmıştır bir birlerine o düğünde havas olurlar
Düğün bitince çalgıcı köyüne gidecek bir birine çok aralı iki köy arada mesafeler ve en önemliside durduk yere o çalgıcı o köye gidemez ki gitse köy kapsamında o kızı göremez
Bunlar hiç bir şekilde irtibat kuramazlar görmeden gözetmeden severler birbirlerini....
*
Bir yandanda köyler arasında çalgıcının ünü git gide artar herkes birbirine düğününüze çalgıcı ille murat güllüyü tutun o çok iyi bir çalgıcı düğünleri çok güzel ediyor derler.
*
Aradan bir yıl geçer ve o köyde bir düğün olur çalgıcı olarak yine murat güllü tutulur kız duyunca göklere uçar çünkü onu bu düğünde bir kez daha görecektir.
*
O düğünde kız çalgıcı ile bir şekilde irtibatı kurar telefonla 7 ay konuşurlar.
Kızın anne babası kız çok küçükken vefat etmiş kızı amcası yengesi büyütmüş ve kızın üzerinde ana babasının malı 2 yüz dönüm tarla vardır.
Amcasınında yengesininde niyeti aynıdır biz Zülali oğlumuza alalım kız yabana gitmesin o giderse onca mal mülk tarlada gider derler.
Zülale amcası yengesi bunu söyler biz seni mehmete alacağız elimizde yetyin büyüdün ne diyorsun derler.
Zülal bu mümkün degil amca iki cihan bir araya gelse ben mehmetle evlenemem o benim kardeşim kardeş gördüm kardeş bildim desede amcası zülali zorlar....
*
Zülal bir konuşmasında murata bunu anlatır
Murat görücü gelelim seni istemeye der
Olmaz der zülal durum bildiğin gibi degil der tüm detayları anlatır
Gel nolur beni kaçır ben hayatta senden başkasına yâr olmam.
*
Murat düşünür taşınır bir arkadaşını ayarlar , zülalle konuşur köy çıkışına gel der ve gider zülali alır kaçarır.
Bunları bir hafta bulamazlar muratta zülale derki ben herşey herkesin rızası ile olsun istiyorum zülal senin elini bile tutamam sana dokunamam bir gün onlarda bizi çağırıp evlenmemize müsade edeceklerdir seni o evden telli duvaklı alıp çıkacagım der.
Bir hafta sonra bir şekilde zülalin amcası onlara ulaşır ulaşır
*
Zülalin amcası murata derki ;
- Bu köyün içinde bizimde dostumuz düşmanımız var zülali al gel sana and sana yemin olsun ki seni zülal ile ellerimle evlendirip düğününüzü toyunuzu edeceğim yeterki bu köyün içünde
- Bak len şu deyyusa nasıl emmi gardaşının öksüzüne yetimine sabetlik edemedi gızı her heç etti dedirtme şanıma sövdürme köylüyü hem zülal bu kapıdan teliyle duvağıyla çıksın der , Zülal amcama inanma beni senden alacak bir daha vermeyecek desede murat inanır her şey güzellikle olsun zülal gidelim eğer olumsuz bir şey olursa seni orada bırakmam zorla elimden alsalar bile ölümünede olsa sana gelirim der.....
*
Murat bu tuzağa düşer zülali de alır gelir
Amcası zülali elinden alır murata oğullarıyla bir dayak atar kafası gözü kanlar içinde köyüne yollar.
Bir hafta içinde zülal'le oglu mehmete düğün dernek evlendirir artık zülal gelin olur.
*
Bu aşkın arasına artık uçurumlar girer her şey bir anda biter bir birlerini hiç göremezler
Murat yine köylerde düğünlerde çalğıcılık eder
Tüm köyler arasına bu öykü yayılmıştır tüm köyler artık düğünlerine çalgıcı muratı çagırmaktalardır
Çünkü güzel düğünler etmesinin yanı sıra birde ayrılık.sevda türküleri söylemektedir.....

Yar yurdundan bir geçmeyle yol olmaz
Altın yere düşmeyinen pul olmaz
O yârine bir kerecik kalmayla
Adı çıkar amma kendi dul olmaz.

Ve
Zülal ile murat bir daha ömür boyu görüşemezler çoluk çocukları olur büyür evlenir torun torba sahibi olurlar taaaaa ki Zülal amansız bir derde düşüp hastanelerde sararıp solana kadar
Zülâl hastanede muradın bir tanıdığını görür
Haber sal ille gelsin son bir kez göreyim der
Haber salınır murat gelir hastanede bir kez daha görürler birbirlerini
1 hafta sonrada zaten zülâl vefat eder......

Sevda denizinin derin yerinde,
Mutluluk denilen kısa bir anmış.
Hani söz vermiştin günün birinde,
Geleceğim derken meğer yalanmış.

Sensiz gönül hanem bir viranedir,
Tükenmek bilmeyen bu dertler nedir?
Anlamak mümkün mü bunca senedir?
Elâ gözlerine neden aldanmış.

Kalbime bakarken gönül gözüyle,
Bülbülün şen şakrak güzel sözüyla,
Gülün gülüşünde çiçek özüyle,
Bir bahar akşamı gelecek sanmış.

Sinemde ateşin sönmüyor niye?
Bir avuç kor'un var tende hediye,
Göçünü yükleyip gelecek diye,
Bunca yıl ah edip boşuna yanmış.

Bülbülü figanda tatlı dil eyle,
Gülistan tarumar gelde şad eyle,
Merhem kâr etmeyen bunca çileyle,
Çaresiz dertlere nasıl dayanmış.

Turnalar artık gelmeyin bu yana,
Hasretle yaşamak düşerken bana,
Hülyalar içinde bir tıprak ana,
Istırap içinde candan usanmış......


Hülya Ekşi / CAFESİYASET



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri