Başkan Erdoğan: Bizi tehditlerle yıldıramazlar

Başkan Recep Tayyip Erdoğan RTGD Ödül Töreni'nde dövizle ilgili yaptığı açıklamada "Bizi tehditlerle yıldırmak mümkün değildir." dedi.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#
Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği'nin Ödül Töreni'ne katıldı.
Burada bir konuşma yapan Başkan Erdoğan, son günlerdeki döviz saldırısına karşı açıklamalarda bulundu.
"TEHDİTLE ADIM ATTIRAMAZLAR"
Erdoğan şunları söyledi: "Şimdi ekonomi üzerinden bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Yapısal sorunlarımız elbette mevcuttur. Bunu çözmek için çalışıyoruz. Bunların hiçbiri son yaşananlara açıklama olamaz. İnşallah biz bu dalgayı da atlatacağız. İhtiyaç duyulan tedbirleri alıyoruz. Kaynaklarımız seferber edilmiştir. Yurtdışındaki dostlarımız da çok ciddi kaynaklarla destek vermeye başladılar. Türkiye'nin alternatifsiz olmadığını herkes görecek. Bizi öyle tehditlerle ileri geri ifadelerle geri adım attıramazlar. Bizi bu tehditlerle yıldırmak mümkün değildir. Onlar bu milleti tanımadılar ama tanıyacaklar. Biz bir ölürüz, bin diriliriz karakterimiz bu. Allah doğruların yardımcısıdır. Hedefsiz ülke pusulasız gemi gibidir, ne tarafa gideceğini bilemez."

“MEDYA İÇERİĞİNİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ BELLİ ODAKLARIN TEKELİNDE”

Konuşmasına ödül alan medya mensuplarını tebrik ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, medya tarihine kısaca değinerek gazetecilik mesleğinin ne derece köklü ve önemli bir iş olduğunun altını çizdi. Matbaa, radyo, televizyon, internet derken bugün gelinen noktada medya araçlarının olmadığı bir hayatın tahayyül edilemediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, medyanın kolaylaştırıcı ve zaman kazandırıcı pek çok yönü yanında kontrol edici ve yönlendirici tarafları olduğuna da dikkat çekti. Medya içeriğinin önemli bölümünün belli odakların tekelinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun pek çok bireysel ve toplumsal davranışın tek düze hâle gelmesine yol açtığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Görevimiz gereği dünyada ayak basmadık ülke neredeyse bırakmadık. Gittiğimiz her yerde aşağı yukarı aynı kıyafetleri giymiş insanlar, aynı mimariyle inşa edilmiş şehirler, aynı eşyalarla donatılmış mekânlar görüyoruz. Türkiye’nin de bu tekdüzeliğin dışında olmadığını üzüntüyle ifade etmek isterim. AK Parti iktidarları döneminde kişisel gayretimizle ilhamını kendi tarihimizden, medeniyetimizden alan bir mimari anlayışı geliştirmek için çok çalıştığımızın en yakın şahitleri sizlersiniz. Aynı şekilde medyada da böyle bir yaklaşımla üretilmiş eserlerin yer alması konusunda ciddi çaba gösterdik. Elbette yapılan güzel işler var, ama hâlâ o tüm dünyayı kuşatan kısırlığın dışına çıkamadığımız da bir gerçektir.”

“VESAYET ODAKLARINDAN, DARBECİLERE KADAR HERKESİN KARŞISINDA MİLLETİMİZLE BİRLİKTE DİMDİK DURDUK”

Konuşmasında, “Bizim, 40 yıllık siyasi hayatımızdaki tecrübelerimizden çıkardığımız sonuç şudur: Şayet ülke ve millet olarak güçlüyseniz, kendi özgünlüğünüzü koruma şansına sahipsiniz. Böyle bir gücünüz yoksa ya kendinizi dünyadan tecrit edeceksiniz, küresel düzene tabi olacaksınız” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim yöntemimiz daha farklıdır. Biz ne tabi olmayı, ne tecrit olmayı seçtik. Bizim tercihimiz güçlü hâle gelmekten yana oldu. Bunun için geçtiğimiz 16 yılda Türkiye’yi 3,5 kat büyüttük, geliştirdik, zenginleştirdik. Bunun için ülkemizi her alanda kendi ayakları üzerinde durur hâle getirmeye çalıştık. Bunun için 81 vilayetimizin tamamının ve 81 milyon vatandaşımızın her birinin, ülkemizin zenginliğinden pay alabilmesini sağlamaya gayret ettik. Bunun için vesayet odaklarından darbecilere, siyasi madrabazlardan ekonomik tetikçilere kadar herkesin karşısında milletimizle birlikte dimdik durduk. Bunun için her alanda yerli ve millî vurgusu yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Sadece 15 Temmuz’daki mücadelemiz bile, millet olarak bu yöndeki kararlılığımızın en somut, en çarpıcı örneğidir” açıklamasında bulundu.

“BUGÜN, ESKİSİNE GÖRE YAYINLARINDA DAHA DENGELİ BİR MEDYA VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğu günden itibaren en çok saldıranların, en çok linç etmeye çalışanların başında medyanın geldiğini vurgulayarak, “Ana akım medya, ülkemizde eskiden beri vesayetçilerle, darbecilerle, mandacılarla birlikte hareket etmiştir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Milletin yanında durmak yerine, marjinallerin safında yer almayı maharet sanan medyaya karşı da çok büyük mücadeleler verdik. Bir şairimizden esinlenerek söylediğim gibi,  biz her biri top güllesi niyetiyle atılan manşetlerle, köşelerini kurşun gibi kullanan kalemşörlerle çarpışa çarpışa bugünlere geldik. Hukuka da, vicdana da, ahlaka da sığmayacak bir mahkeme kararıyla mahkûm edildiğimizde bizim için atılan ‘muhtar bile olamaz’ manşetlerini unutmadık. Şahsımız, hükûmetimiz, partimiz aleyhinde yazılan çizilen bühtanların, atılan iftiraların, yapılan çarpıtmaların haddi hesabı yoktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında “Gezi ihanetini sosyal tepki, 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimini hukuka saygı, çukur eylemlerini sivil direniş, 15 Temmuz’u tiyatro olarak göstermeye çalışanlar operasyonlarını hep medya üzerinden yürüttüler” ifadelerini kullanarak “Teröristlere güzellemeler yapan, milleti aşağılayan, hor gören, hakir gören bir zihniyet yıllarca medyada baş tacı edildi. Millete göbeğini kaşıyan adam diyerek, bidon kafalı diyerek, koyun diyerek ve daha nice ifadelerle en ağır hakaretleri yapanlar hep medya mensupları değil miydi” diye konuştu.

Türkiye’nin geçirdiği büyük değişimden medyanın da nasibini aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün artık eskisine göre hakikatlere daha saygılı, haberlerinde, yayınlarında daha dengeli bir medya olduğunu ifade ederek bu dönüşüme katkılarından dolayı Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği’ni tebrik etti.

“YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYA, TARİHİN HER DÖNEMİNDE CAZİP BİR YER OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız coğrafya, tarihin her döneminde cazip bir yer olmuştur. Neredeyse insanlık tarihiyle eşit bir geçmişi olan bu coğrafyaya sahip olmak için, toplumlar nice büyük fedakârlıkları göze almışlardır. Geçtiğimiz Pazar günü, Malazgirt’te, Anadolu’yu bizlere yurt hâline getiren zaferin sahibi ecdadımızı coşkuyla andık. Bundan sonra hem Ahlat’ta, hem Malazgirt’te ecdadın hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz. Bin yıldır acısıyla tatlısıyla bizim olan bu coğrafyaya çok daha sıkı sahip çıkmamız gereken bir dönemden geçiyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin sadece mevcut fiziki sınırlarından ibaret bir ülke olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde Türk milletini de sadece bu sınırlar içinde yaşayanlardan ibaret göremeyiz. Bu ülkenin ve milletin gerisinde koskoca bir medeniyet, koskoca bir tarih, koskoca bir birikim vardır. Ülkemizin sınırları başkadır ama gönlümüzün sınırları bambaşkadır. Bunun için biz, ülkemizin sınırları içinde vatandaşlarımıza en iyi, en güzel, en ileri hizmetleri sunmakla kalmıyor, her fırsatta gönül sınırlarımız içindeki kardeşlerimizle de kucaklaşmaya önem veriyoruz. Türkiye’nin bu onurlu ve kapsamlı politikası, birilerini rahatsız ediyor. Geçtiğimiz beş yılda ülkemizin üzerine bu kadar çok gelinmesinin sebebi işte budur” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN ALTERNATİFSİZ OLMADIĞINI HERKES GÖRECEK”

“Birileri, ülkemizi ekonomi üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalıştıklarını açıkça da ifade etmekten çekinmiyor” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu dalgayı da atlatacağız. Gerek ekonomi yönetimimiz gerek devletimizin diğer kurumları ihtiyaç duyulan tedbirleri alıyor. Milletimiz elindeki kaynakları seferber etti. Yurt dışındaki dostlarımız da çok ciddi rakamlarla mücadelemize destek vermeye başladılar. Bu sürecin, hem ekonomik hem de siyasi bakımdan yeni bir sıçrama dönemine girişimizin vesilesi olacağına inanıyorum. Türkiye’nin alternatifsiz olmadığını herkes görecek” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüm ilişkilerini tek taraflı kazanma değil birlikte kazanma üzerine kuran bir ülke olduğunu belirterek, “Türkiye’yle birlikte hareket etmenin herkes için kârlı bir tercih olduğunu bugüne kadar beraber çalıştığımız herkese gösterdik” dedi. NATO’da stratejik ortak olduğumuz bir ülkenin Türkiye gibi NATO içerisinde ilk üçün içerisinde yer alan bir stratejik ortağına bu şekilde yaklaşımlarda bulunmasını hiçbir cümlenin ifade edemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin tehditlerle yıldırılamayacak, geri adım attırılamayacak bir millet olduğunu vurgulayarak, “Demek ki onlar bu milleti tanımadılar, ama tanıyacaklar. Biz bir ölürüz, bin diriliriz; yapımız bu, karakterimiz de bu. Vatandaşlarımız ve yüzlerce milyon dostumuzla, kardeşimizle birlikte aydınlık bir geleceğe doğru yürüdüğümüzden en küçük bir şüphemiz yoktur. Allah doğruların yardımcısıdır, biz de doğru bir yolda ilerlediğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE ÇOK NET HEDEFLERE SAHİP BİR ÜLKEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedefsiz bir ülke, pusulasız bir gemi gibidir; ne tarafa gideceğini bilemez. Türkiye çok net hedeflere sahip bir ülkedir. Biz 2023 vizyonumuzu 2011 yılında ilan ettik ve o günden beri de aynı rotada yürümeyi sürdürüyoruz. Kısa ve orta vadede 2023 hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Hayata geçirdiğimiz her proje, başlattığımız her program, inşa ettiğimiz her eser, bizi 2023 hedeflerimize bir adım daha yaklaştırmaya yöneliktir. İnanmak, başarmanın yarısıdır. Biz, 2023 hedeflerimize ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz.”

“DÜNYANIN HER YERİNDE MEDYA KURULUŞLARI, FAALİYET GÖSTERDİKLERİ DEVLETLERİN ORTAK ÇIKARLARINI GÖZETİR”

“Türkiye’nin girdiği her mücadeleden sadece ayakta değil, aynı zamanda kazançlı bir şekilde çıkmasından başkaları rahatsız olabilir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu ülkenin hiçbir ferdi hiçbir kuruluşu böyle bir hakka sahip değildir. Maalesef bu memleketin havasını teneffüs edip, ekmeğini yiyip, suyunu içip, tüm imkânlarından en üst düzeyde faydalanıp Türkiye’nin yüz üstü yere kapaklanmasını heyecanla bekleyenler olduğunu da görüyorum. Milletimize ve onun temsilcisi olarak gördükleri şahsımıza karşı duydukları husumeti, ülkenin felaketini dileyecek kadar ileri götürenler bulunduğuna şahit oluyoruz. Medyanın da bilerek veya bilmeyerek bu alçaklığa aracılık etmesinden üzüntü duyuyoruz. Batı ülkeleri başta olmak üzere, dünyanın her yerinde medya kuruluşları, faaliyet gösterdikleri devletlerin ve toplumların ortak çıkarlarını gözetir. Bu anlayış, medyanın yazılı olmayan kuralıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi ülkesine ve toplumuna karşı husumet içine giren kişi ve kuruluşların her yerde olduğu gibi medyada da dışlanıp, mecrasız bırakıldıklarını belirterek, “Türkiye’nin de bu olgunluğa, bu sorumluluk düzeyine ulaşması şarttır. Son dönemde bu doğrultuda önemli bir mesafe kat etmiş olmakla birlikte daha gitmemiz gereken çok yol olduğu da ortadadır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneği ile birlikte medya mensuplarının bu dönüşüme öncülük etmelerini ve katkıda bulunmalarını beklediklerini ifade ederek konuşmasını ödül alan medya mensuplarını tebrik ederek tamamladı.

 



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri