Başkan Erdoğan'dan S-400 açıklaması!

Rusya’nın başkenti Moskova’dan dönüşünde gazetecilere konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 füze savunma sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
# asdfafds

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya dönüşü gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmelerde YPG/PYD, S-400 alımı halinde ABD’nin F-35 uçaklarını teslim etmemesi ihtimaline karşılık Rus yapımı SU-34, SU-32’lerin alımının gündeme gelip gelmediğine yönelik soruya  “Tabi S-400 konusunun Rusya’ya yaptığımız böyle bir seyahatte gündeme gelmemesi mümkün değil. Ama şunu da bilmemiz lazım ki bir defa bizim Rusya seyahatimiz alelacele planlanmış bir seyahat değil. ‘Amerikalılar şunu söylemiş, bunu söylemiş, buna dayalı olarak buna böyle bir misilleme mi...’ Böyle bir şey asla söz konusu değil. Buna zaten gerek de yok. Kaldı ki zaten bizim Amerika’yla olan ticaret hacmimiz ile Rusya’yla olan ticaret hacmimize baktığımız zaman, Amerika bir defa ticaret hacmi noktasında Rusya’nın maalesef çok çok gerisinde. Amerika’yla 15-16 milyar dolar ticaret hacmimiz var ama şu anda Rusya’yla olan ticaret hacmi 26 milyar dolara çıktı. Ama tabi ürünler noktasında -ki burada doğalgaz en önemlisi- çok daha geniş kapsamlı büyük montanlı ürünler olması hasebiyle aradaki marj çok çabuk yükseliyor. Biz şu anda doğalgaz ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 50’sini Rusya’dan karşılıyoruz. Hele hele şimdi bir de doğalgazı 81 vilayetimize ulaştırdık. 922 ilçemizin de yarıdan fazlasını şu anda aştık. Şimdi hedefimiz inşallah ülkemizin tamamına ulaşabilmek. Dolayısıyla tabi buradaki rakam da büyüyor. Yeni hedef artık Türk Akım. O da bizim için büyük önem arz ediyor. Buradan Avrupa’ya doğal gazın geçmesi bize de artı yazacak” açıklamasını yaptı.

“Dört F-35’i almış bulunuyoruz”

Erdoğan, F-35 konusundaki son gelişmeler ve Trump ile karşılıklı ziyaretin gündemde olup olmadığına ilişkin soruya, “F-35’ler konusunda üç taneyi önceden vermişlerdi, dördüncüyü de bugün verdiler. Dört F-35’i almış bulunuyoruz. Şu anda eğitimler devam ediyor. Bir tuğgeneralimizin riyasetinde ekibimiz, dört pilotumuz bu eğitimi orada alıyor. Bununla birlikte tabi onların buraya gelişiyle birçok parçada geleceği için, biz de bunların hazırlığı içerisindeyiz. Şu an itibariyle F-35’lerle ilgili olumsuz herhangi bir beyan açıklama söz konusu değil. Kısa bir süre önce de yine Savunma Bakanımız gerekli görüşmeleri yaptı. Aynı şekilde Dışişleri Bakanımızın yaptığı görüşme var. Bunlarla ilgili olumsuz bir açıklama yok. S-400’lerle ilgili ne derlerse diyorlar. Bizim de bu konuyla ilgili tavrımız net. Kim bu konuyu açarsa onlara söylediğimiz şey bu: S-400 ile ilgili anlaşma bitmiştir, biz artık işin teslim sadedindeyiz, teslimatlar da ilan edildiği gibi, şu anda takvim çalışıyor ve bu takvim çerçevesinde gelecek. Ziyaret konusuna gelince, büyük ihtimalle BM Genel Kurulu’ndan önce gitme durumum olursa duruma göre ben gidebilirim, kendileri gelme durumu olursa onlar gelir. Şu anda belirlenmiş bir şey yok” şeklinde cevap verdi.

“S-400 konusuna NATO Genel Sekreteri noktayı koydu”

ABD tarafının S-400’lerin NATO’ya uymayacağına yönelik açıklamaları ve NATO’dan gelen açıklamalar konusundaki görüşlerinin sorulması üzerine Erdoğan, “Şimdi Mike Pence’in açıklaması bağlayıcı bir açıklama değil. Bağlayıcı olan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in açıklamasıydı. NATO’nun Genel Sekreteri o, Pence değil. Dolayısıyla, Stoltenberg yaptığı açıklamayla noktayı koydu, hem de birkaç kez koydu. Ve bunun yanında da S-400’leri biz hep bir şeyle izah ettik. Yunanistan’da S-300 var, Bulgaristan’da var, Slovakya’da var. Onlarla ilgili niçin açıklama yapmıyorsunuz? S-400 diyorsun, buraya kafayı takmışlar. Biz adımımızı atmışız, bu savunma sistemidir. Biz bu hava savunma sistemini ülkemiz için bir yerden temin etmemiz lazım. Sen vermedin, biz de buradan aldık. Şu anda bile, yine aynı şartlarda, ABD vermiyor. ‘Verin, sizden de alalım’ diyoruz; biz sadece Patriot almak mecburiyetinde miyiz? Onu da alırız onu da alırız. Verin sizinkini de alalım” dedi.

“Şaibe kalmasın”

Erdoğan, 31 Mart seçimlerine ilişkin, “13-14 bin oyla seçim mi kazanılır” şeklindeki açıklamasının ne anlama geldiğine yönelik soruya ise, “Burada itirazlar üzerinde bir şey konuşuluyor. İtirazlar üzerinde konuşulurken, İstanbul gibi bir şehirde, 11 milyona yakın seçmenin söz konusu olduğu bir şehirde, 30 binle başlayacak, süratle iş 13 bine kadar düşecek. Neyle? Yapılan itirazlarla. Ne yapalım biz bunun peşini mi bırakalım? İtirazlar devam edecek ki nihai karar mercii YSK. YSK verir kararı, isterse 1 oy olsun. Orası bu kararı verdiği zaman, “eyvallah o zaman başım gözüm üstüne” dersin. Ama nihai merci neresi, orası” cevabını verdi.

“Bu iptale götürür”

Bir soru üzerine, seçimlerde AK Parti teşkilatı içinde sandıklara tam manasıyla hakimiyette, eksikler kusurlar olmuş olabileceğini vurgulayan Erdoğan, “Ama şunu bilmemiz lazım, son bir yasal düzenlemeyle, bir defa sandık kurulları, sandık başkanları kamu görevlilerinden oluşur. Burada, öyle şeyler olur ki, birinci derecede İstanbul’da, bakıyorsunuz, belediyenin personeli, işçi sandık kurulu başkanı olmuş. Bazı yerlerde asker üye. TSK’da görevli, sivil personel de olsa, orada sandık kurulu başkanı olamaz. Bunları tespit etmiş durumda arkadaşlarımız. Tabi bunlar, işe usulsüzlük noktasında şaibe getiriyor. Tabi, aslında samimi bir davranış olsa, bu iptale götürür. Şimdi, benim şu anda Büyükçekmece’de, malum adayımız İBB başkanımız Mevlüt Bey. Mevlüt Bey aynı zamanda hukukçu. Şimdi, Mevlüt Bey bana öyle şeyler söylüyor ki ben tabi şaşırdım. Ben Mevlüt’e kendime inandığım kadar inanırım. Diyor ki mesela boş arazide, apartman var, orada seçmen başka yerden taşıma sistemiyle getirilmiş, adres orası gösteriliyor. Onu geç, iki katlı bir bina. Bina dört kat gösterilmiş, dört kat gösterilen binada seçmenler... İşte bunlar, ciddi manada, seçime ciddi manada bir şaibenin karıştığının ispatları. Benim için, İçişleri Bakanıyla, Adalet Bakanıyla ne görüştün diyor... Ya ben bu ülkenin Cumhurbaşkanıyım. Ve şu anda devletin başıyım. İçişleri Bakanı da, Adalet Bakanı da benim kabinemin üyeleri. Ben onlarla her zaman her yerde her şeyi görüşebilirim. Ne görüştüğümü ben sana mı anlatacağım? Kaldı ki ben aynı zamanda bu partinin genel başkanıyım. Öyle de bir özelliğim var. Böyle cahilane, hiç düşünmeden, böyle kendine göre bir algı operasyonu yapmak suretiyle güya bu işi lehine çevirecek. Böyle bir saçmalık olur mu ya?” değerlendirmesini yaptı.

HACI YAKIŞIKLI / YENİ AKİT




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri