Benim yaptığımı yapan varsa diye yazdım..

"O parayı takıya veriyorum takıp takıştırıyorum, üstelik kendim tasarlıyorum şıkır şıkır da parlıyorum. "

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Kız arkadaşlar soruyor;  “Millete laf sokuyorsun peki sen niye botoks, dolgu vs. yaptırmıyorsun? Yaşın gelmiş, kaz ayakların alın çizgilerin belirmiş!”

Doğru!

Çünkü,
Korkuyorum...!

Yüzüme gözüme iğne batırılmasından tırsıyorum..

Popoma yapılan iğneye, kaşıma değen cımbıza bağırıyorsam diğerini düşünemiyorum..!

Yani o göz bende yok!

*

Estetikli kadınların birbirine benzemesine de ifrit oluyorum o ayrı mesele..

Bide çok pahalı..

O parayı takıya veriyorum takıp takıştırıyorum, üstelik kendim tasarlıyorum şıkır şıkır da parlıyorum. Bana baktıklarında ‘’Iyyy o dudaklarla nasıl öpüşüyor! Acımıyor mu?’’ diyeceklerine ‘’Ayy ne güzel takıları var yakışmış’’ desinler diye..Mesela yani..

Bunlar tercih meselesi..

Kim ne istiyorsa, nasıl mutlu oluyorsa öyle yapsın..

Şu an yeni bir heves gidiyor millette..
Ve
Fakat 
Ama
İleride bunların olumsuz yan etkileri, sağlık sorunları ortaya çıkacak göreceğiz..

Hatta hatta estetiksiz yüzler trend olacak bunu da göreceğiz çok uzun değil..
 

Hep söylerim ‘’Bi kadın yine başka bi kadın için süslenir, erkek için değil’’ Erkek için yapsaydı popsundan alınan yağı dudağına koymazdı..

*
Yaptıranlar anlatıyor “alışkanlık yapıyor. 
Bi süre sonra en ufak şey rahatsız ediyor ve sürekli biseyleri düzeltme gereği diyorsun” diyorlar..
Bu beni kasar..
*
Ben kumar da oynamadım hiç, denemedim bile çünkü bişeyin beni esir almasına tahammül edemeyen biriyim..
*
20’li yaşlarda hiç gerek olmadığı halde en pahalı kremleri alırdım. 
Göz altına ayrı, dudak kenarına ayrı...

O kaşık kadar yüzüm resmen bölgesel bağımsızlık savaşı veriyordu..!
*
Giden paranın haddi hesabı yoktu..

Kullandıkça kullanma ihtiyacı doğuyordu, düzeleceğine daha çok ihtiyaç hissediyordu cilt..
Garip bi durumdu, içinden çıkılamaz bir sarmal..
Şaşkındım..

Sorduğumda; “etkisi sonra görülecek sakın bırakma” diyorlardı..
Hoppala..
*
Param bitip alamadığım zaman eskisinden daha beter oluyordu..Her yanımı sivilce kaplıyordu..

Kremlerin isimlerini yazsam şoke olursunuz. Hepsi en marka ürünlerdi. O ampüller, serumlar vs...
*
Ekran makyajı yapıyordum işim gereği çoğu kez. 
Gece eve geldigimde onları ayrı ayrı temizlemek müthiş bi zaman ve enerji kaybıydı..
Halim kalmıyordu..
Temizlerken ölüyordum yorgunluktan..

Tonikle yıka, kremle sil ayrı ayrı bölgeyi hem de ve sonra ayrı ayrı bölgeyi ayrı ayrı kremle..

Yüzümde sivilceler çıkmıştı ergenlikte bile o kadar çıkmayan sivilceler..
*
Hiç birinin işe yaramadığını anladığımda 30’una merdiven dayamıştım..
Zaten ev araba taksitleri derken artık o ürünleri alamıyordum..

O aralar özel bi hastanenin basın danışmanı olarak görev yaparken hastanenin cildiye uzmanı şöyle dedi; 
“ Yüzünüzle ne kadar uğraşırsanız o kadar yıpratırsınız. Pahalı marka kremlerin hiçbir yararı yok. Ayni görevi normal bir nemlendirici yapıyor. İyi bir sabunla yüzünüzü yıkayın veya soda.. Sonra normal bir nemlendirici sürün o kadar..Cildin kendi yağı o dengeyi koruyor zaten. Bol su içmek ve cildi temiz tutmak en iyi kozmetik” 
*
O zamandan beri tüm kozmetik ürünleri kullanmayı bıraktım nemlendirici bile çoğu kez sürmüyorum. Su içmeyi de sevmediğim halde, Ve tüm bunlara rağmen bana söylenen “ne kadar genç görünüyorsun 30’unda gibi”

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET

flzadm@hotmail.com
 

  

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri