Bir Ülkenin Kalkınması Basiretli ve Cesaretli Liderlerle Olur

Bir Ülkenin Kalkınması Basiretli ve Cesaretli Liderlerle Olur

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Milli birlik ve benlik duygusunun verilmesinde, öğretilmesinde, gelişmesinde ve gelecek nesillere aktarılmasında, Devletin asil yükümlülüğünün yanında, kamu kurumlarındaki çalışanlarından tutunda özel sektördeki çalışanlar dahil olmak üzere, Sivil toplum kurumları, vakıflar, dernekler, federasyonlar, eğitim kurumları, görsel, yazılı medya ve bu kuruluşların iç temsilcilikleri, dış temsilciklerinin yönetici ve çalışanlarının sorumluluğu vardır.

 Millî birliği ve bütünlüğü sağlayamayan milletlerin Tarih sahnesinde yaşama şansının olmadığını yine tarih yazmıştır.

1939 yılından sonra millileşmekten sistematik olarak uzaklaştırılan ülke, maalesef Dünyadaki Siyasi ve Teknolojik gelişmelere ayak uyduramayıp hak ettiği teknolojik gelişmeleri yakalayamamış ve de dış güçlerin müdahalesiyle yakalatılmamıştır.

 Bilinçli engelleme politikalarına karşı dik duruş sergileyemeyen yöneticiler, ülkenin ekonomik alanda gelişmesini de sağlayamamışlardır. Yedi düvele karşı savaşarak vatan uğrunda şehitler verilmiş, destanlar yazdırmış bir Milletin yeniden Küllerinden yeşerttiği Cumhuriyet, ekonomik ve siyasal anlamda duraksama döneminin talihsizliğini yaşayarak dünyadaki teknolojik devrimlerden uzak bırakılmıştır.

 Emperyalizm cephede kaybetmiş ligini hazmedemeyerek farklı bir strateji planlarını devreye sokmuş planlanan çerçeve içinde, Türkiye bir sarmalın içine alınmıştır. Ülke zaman zaman hamleler yapmaya çalışsa da ne yazık ki bu sarmaldan kendisini kurtaracak ne güç nede siyasi irade vuku bulmuştur.

Biraz doğrulup etrafa bakacak olan siyasi iradeleri ise darbelerle korkutup, gelişimin önüne set çekip, Ülkenin iç karışıklıklarından yararlanarak içerdeki işbirlikçilerin de yardımlarıyla siyasi kaos oluşturmuşlardır. Oluşturdukları kaoslarla darbeler yaparak ülkenin geleceğinin yükselişi kaderine sehpalar koyarak suçsuz idam mahkumları yaratıp toplumda derin bir yara açılmasına neden olmuşlardır. Bu oluşumların dış güçlerin birer oyunu olduğunun farklılığını görmüş olsalar bile ne yazık ki bugünkü Cumhurbaşkanı ve Hükümet gibi dik duruş sergileme cesaretini gösterememişlerdir.

. Emperyalizmin işbirlikçileri tarafından bilerek açılan yaralar toplumda derin çatlaklar meydana getirdi. Uygulanan sinsi politikalarla Devletle halk karşı karşıya getirildi.

 Millî ve manevi duyguları zayıflatmayı amaçlayarak kendilerine çabuk biat eden bir millet oluşturacaklarını planlayan emperyalist düşünce mantığının hesap edemedikleri, göremedikleri bu asil Milletin gizli bir sırrı vardı, bu sır ise Müslüman Türk Milletinin asilliği ve Vatanını Namusu gibi Bayrağını damarlarındaki kanı gibi sevdiğini bilemedikleriydi.

Küreselleşen emperyalizm toplumların değerlerini yok etmek için sistematik bir şekilde hedefine koyduğu ülke insanlarının ayrıştırıp parçalanması için yaşamın her alanında algı operasyonları yaratarak kişisel ve fikirsel farklılıkları toplumsal farklılığa dönüştürerek ülkelerin demokrasisindeki, siyasal yapılarındaki, düşünce farklılıklarını hoş görü ve saygıdan uzaklaştırıp radikalleşen bireylerin  yapmış oldukları kişisel davranışlarındaki yanlışlıkları toplumsal davranış algısına dönüştürerek sistemle bireyler arasında  güvensizlik duygusu yaratmaya çalışmalarıdır..

 Emperyalizmin diğer bir değişle dış güçlerin bu algı operasyon oyunlarına gelmemenin zırhı, Tek Millet, tek Bayrak, tek Devlet ülküsüyle ülkenin her kurumunun ve her ferdinin milli benlik ve şuur bilinci içerisinde sorumluluk hislerimizi kaybetmeden özümüze dönmeli geçmişimize ve geleceğimize sahip çıkmalıyız.

Neşat YALÇIN/Cafesiyaset




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri