BİRİLERİNİN 10 MART HÜLYALARI...

Bizim niyetimiz Mart Yerel Seçimlerine kadar yazı yazmamaktı.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Zira, Cumhur İttifakı misyonuna sadık kalmak istiyoruz.

Çünkü biz bu projenin devletimizin projesi olduğunu biliyoruz ve bu ittifaka zarar verebilecek ne bir söz söylemek ve ne de bir satır yazı yazmak istemiyoruz.

Bu düşüncede hareket ettiğimiz için yazılarımıza bir süreliğine ara vermenin lüzumlu olduğu bilinciyle, seçimler bitene kadar yazmamayı düşünmüştüm.

Şimdi ise zaruri gördüğümüz bu yazıyı yazmanın uygun olduğu kanaatine vardım.

Bir haftadır CHP’li vekil Engin Altay’ın 10 Mart ile ilgili açıklaması gündemde dolaşırken, ‘Büyük Devlet Adamı’ Sayın Devlet Bahçeli’nin dünkü açıklamasıyla; yapılmak istenen teşebbüsü ve ihaneti deşifre etmesi üzerine biz de bu yazıyı kaleme almak zorunda kaldık.

Ne demişti CHP vekili Engin Altay...

“10 Mart’ta herkes İstanbul’u CHP’nin aldığını tayin ve tesbit edip kabullenecek...”

CHP’li Altay’ın, “ekonomik şartlar vs. deyip, şartların 31 Mart’ın beklenmesine gerek bırakmayacağını söylemesi, onun bu açıklamalarının ‘darbe’ iması olduğu şeklinde yorumlanırken,

Sayın Devlet Bahçeli’nin dün basın toplantısında açıkladığı aşağıdaki sözler, CHP’li Altay’ın sözlerinin ‘ima’ değil, bir planın parçası olduğunu önümüze koydu.

Ne dedi, Sayın Devlet Bahçeli bu açıklamasında...

“Mart ayı CHP’nin sevdasıdır. Hala 9 Mart özlemiyle yaşayanlar, 9 Mart’ta ne olacağını tam kestiremeyip 10 Mart’ta bir şeyler olur mu hevesine kapılıyor.

‘YAVUZ’ kod adıyla kendilerine kahraman aramasın, yön hareketiyle Türkiye’yi bir karanlığa sürüklemesin.
Bu sır nedir. CHP Grup Başkanvekili 31 Mart’tan evvel ne olacağını biliyor. Bu konuyu millete anlatsın.

Eğer 31 Mart, 9 Mart’ın özlemiyse bu hayalden kurtulsunlar. Çünkü 12 Mart olduğunda bir daha yaşayamayacaklar.”

Çok açık ve net bir ihtar.

Bu açıklamanın devlet aklıyla kaleme alındığı çok açık görünmekle birlikte, Sayın Bahçeli’nin ağzından planın deşifre edilmesiydi bu sözler.

CHP Grup Başkanvekili Altay’ın 31 Mart’la alakalı söyledikleri dikkate alındığında, ekonomik ve toplumsal gidişatın 31 Mart’ın beklenmeyeceğini iddia ediyor ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Suçları Araştıran Büro Savcılarını göreve davet ediyoruz.

Biz yine buradan tüm hain oluşumlara ve hainlere, yapılan planlara HODRİ MEYDAN derken, şunu belirtmemiz bir gereklilik olmuştur.

12 Mart 1971 öncesi CHP’nin yapmak istediği darbe girişiminde, Sayın Bahçeli’nin belirttiği, kod adı “Yavuz” olan Muhsin Batur gibi, TSK içerisinden Amerika’ya göbekten bağlı, NATO’cu, FETÖ’cü yeni bir adım atmak istedikleri deşifre olmuştur.

Sayın Bahçeli’nin bahsettiği ‘Yavuz’ Muhsin Batur’un kod adıdır...

Benim geçmiş yazılarımda bahsetmiş olduğum ‘Yavuz’ ise;

Yavuz Sultan Selim Han’ın özelliğini taşıyacak,

Dedesi Fatih gibi Ayasofya’yı Cami olarak açacak,

Hilafeti Yavuz gibi tekrar getirip, İslam Aleminin lideri olacak,

Bir kaç yıl sonra Yahudi ve Hristiyanların ‘Armageddon’ dedikleri, biz Müslümanların ‘Melhame-i Kübra’ dediğimiz o büyük kapışmanın komutanı ve lideri olarak, Kudüs’e Türk ve İslam bayrağını dikecek büyük bir kahramanın beklentisi içerisindeyiz.

Bizim ‘Yavuz’ dememizle, Sayın Devlet Bahçeli’nin bahsettiği ‘Yavuz’un aynı kişi, şahıs olmadığını veya aynı maksatla bu ismi kullanmadığımızı belirtmek için bu yazıyı yazmak zorunda kaldım.

Sayın Cumhurbaşkanımızın beklenen Yavuz Sultan Selim özelliğini taşıyacak, eline kılıcı almış sert bir lider olmadığı, son dönem yaptığı yanlış atamalar ve etrafındaki çöreklenmiş Türk ve İslam düşmanı eracifi temizleyememesinden anlaşılmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımız cuvaldızı önce kendisine batırarak, en yakınları başta olmak üzere, AK Parti’ye nüfuz eden ve hükümet eliyle bürokrasiyi ‘Yeni Türkiye’ye layık, kabiliyetli ve liyaketli insanları bulup iş başına getirememiştir ki, bunu en son yerel seçimlerde aday ettiği bazı kişilerden anlamak mümkündür.

Maalesef aday edilenler arasında kripto FETÖ’cüler vardır ki, bunların küçük bir kısmı medyada haber olmuştur. Doğu ve Güneydoğu’da da PKK bağlantılı hainler aday edilmiştir.

Aday edilenler arasında geçmişte medyaya çirkin kasetleri deşifre edilen zayıf kişilikler dahi vardır.

Tüm bunlara rağmen Cumhur İttifakı’nın etrafında toplanılmasının devletimizin bekası için önem taşıdığını, bu liyakatsiz hatta örgütlerle bağlantılı şahısların seçimleri kazanması durumunda, bunların bir kayyumluk işleri olduğunu not düştükten sonra…

Karşımızda Amerika’nın uzantısı devrik Üst Yapı’ya göbekten bağlı; 
FETÖ’cü,

Geçmişte aşırı Türk ve İslam düşmanlığı yapmış bir CHP;

Bölücü PKK,

Ve ülkücü kimliği maske yapan, hakkında Kemalettin Özdemir ile kaseti yüzünden mahkemelik olmuş Selanikli bir Meral’in var olduğunu belirtmemiz gerekir.

Dolayısıyla bunların tüm niyetleri arasında 15 Mayıs 2006 tarihinde millileşen - bağımsızlaşan ve Müslümanlaşan Yeni Türkiye’yi ve mimarlarını alaşağı etme ihanet projesi vardır ki,

Bu yüzden kan yutuyor, kızılcık şerbeti içtik diyoruz.

Biz son bir yıldır yazılarımızda bu milletin yüksek beklentisi olan ‘Yavuz’dan daha doğrusu ‘Yavuz Sultan Selim’ karekterli olmasını beklediğimiz bir şahsiyetten bahsetmekteyiz.

Bunun en önemli sebebi yukarıda da bahsettiğim şekliyle, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle beraber yapılan genel seçimlerde AK Parti’nin bazı aday ettiği ve bakanlık makamına getirdiği isimlerdir...

Bakan yardımcısı yapılan atamalarda milletin örfüyle, geleneğiyle, İslami ve ahlaki değerlerine sahip olmayan, Türkiye’yi 2023 vizyonuna ulaştıramayacak bazı insanların göreve getirilmesi herkes gibi bizleri de çok üzmüştür.

Örneğin, beş-on bakanlığa bedel Diyanet İşleri Başkanlığı...

Bu makama ehliyetli, liyakatli, dini bütün, vatanperver, milli, İslami düşünen ve karar veren, FETÖ ile geçmişte irtibatı olmayan, FETÖ gibi diyalogcu olmayan birisini beklerken...

Yahudi ve Hristiyanları cennete koyan;

Kur’an’da Yahudi ve Hristiyanların cehneneme gideceklerine dair ayet olmadığını kitabında yazan;

On yıl FETÖ’cülerin Abant Platformunun önderlerinden olan;

FETÖ’nün ‘diyalog’ söylemlerini bayraklaştıran;

Dekanlık yaptığı Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesini Kemalettin Özdemir, Adil Öksüz gibi baş FETÖ’cülerin karargahı haline getiren, bunların yüzlerce defa yurt dışına gitmesine (FETÖ ile görüşmelerine) göz yuman ve izin veren Ali Erbaş’ı bu büyük makama getirmiştir…

Onunla alakalı bilgi ve belgelerin sosyal medyada deşifre olması üzerine onu bu göreve getirdiği için yakın çevresine pişmanlığını ileten, ancak yapılan diğer atamalarla Yeni Türkiye’nin ağır yükünü taşıyamayacak bu ve benzeri isimleri Sayın Cumhurbaşkanımızın onaylaması son derece bizleri üzmüştür.

Hatalı atamaların sonradan farkına varılmasına rağmen o isimler için ne bir işlem yapılmış ve ne de bu isimleri masaya koyanların, o isimleri fısıldayanların hakkında bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız yalnız kalmıştır ve çevresi tarafından yanlış adımlar atması için gizliden gizliye işlenmektedir.

Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızdan Yeni Türkiye’ye layık, vatanperver, liyakatli insanları göreve getirmesini beklerken Sayın Cumhurbaşkanımızın gözünden kaçırılan bazı FETÖ eskisi, eski şer derin devlet uzantıları malesef göreve getirilmiştir.

Bu hatalı atamalar bizlerde hayal kırıklığına sebep olmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanımız şuan itibariyle malesef en yakınlarına bile itimat edemez duruma gelmiştir.

Bu son yerel seçimlerde dahi göstermiş olduğu bazı adaylardan kendisinin dahi memnun olmadığını düşünmekteyiz.

Büyük Devlet Adamı, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Malih Gökçek ile alakalı ‘aday olmak istiyorum derse MHP’ye şeref kazandırır’ sözleri ile ‘Cumhur İttifakının Yerel Seçimlerde olmayacağını’ söyleyen Sayın Cumhurbaşkanımızı mindere yeniden çekmiştir.

Yaklaşık yirmi gün sonra da milletimizin oyları ile en doğru kararın verilmiş olduğunu göreceğimize inanıyoruz.

Zira milletimizin basiretine güveniyoruz.

Bir diğer taraftan da bugüne kadar 15 Temmuz 2016 FETÖ’cü askeri darbe kalkışmasının görünmeyen bir numarası, kamuoyunun KÖZ olarak bildiği Kemalettin Özdemir’e, herhangi bir operasyon yapılmadığını, yapılacak operasyonun Beştepe’ye sızan kimi hainler tarafından engellendiğini devletimiz bilmektedir.

Bu hainlerin 15 Temmuz 2016 FETÖ’cü askeri darbe kalkışması öncesi, olmayan ‘Milli Damar’ örgütünü uydurarak, Sayın Cumhurbaşkanımızı da darbenin başarılı olması halinde bu olmayan ‘Milli Damar’ örgütünün bir numarası yapacaklarını, bu hain ve şerefsizlerin yine bu günlerde yeniden ‘Milli Damar’ örgütü şikayetini yaptıklarını da biliyoruz.

Bu şu demek...

Sayın Devlet Bahçeli’nin yukarıda verdiğimiz açıklamasında belirttiği gibi CHP içerisindeki bir kısım hainlerin de içerisinde olduğu yeni bir FETÖ’cü darbe girişiminin taşlarının döşenmeye başlandığı ve CHP’li vekil Engin Altay’ın sözlerinin de bunun gerçekliğini ortaya koyduğunu biliyoruz.

Ve yine biz buradan şunu söyleyerek yazımızı bitiriyoruz.

Atamalarda bazı hatalar olabilir ki, asla bunu göz ardı etmiyoruz ve not ediyoruz...

Sayın Cumhurbaşkanımız bazı konularda çevresine sızmış birileri tarafından yanıltılabilir ki, bunu da asla tasvip etmiyoruz.

Bazı FETÖ operasyonlarında gecikmeler ve hatalar yapıldığını görüyor ve bunları da not ediyoruz.

Halkın ekonomik anlamda sıkıntıları varken, ihaleci, soyguncu, hırsız ve arsızların çevrede kol gezdiklerini biliyoruz ve bunları da kaydediyoruz.

Herşeye rağmen...

Ama...

Milli, bağımsız Yeni Türkiye’nin gücünün de ne kadar büyük olduğunu çok ama çok iyi biliyor ve diyoruz ki...

Karılarını dul, çocuklarını yetim bırakmak isteyen her kim varsa...

HODRİ MEYDAN...

Yeni bir teşebbüse girerlerse, bu sefer tepkimiz asla ve asla önceki gibi olmaz ve olmayacaktır da...

DENEMEK İSTEYENLERİ MEYDANA BEKLİYORUZ.

 

SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri