'Bizimkine dedim ki; Osmanlı'da kadınlar... Dedi ki; ''Beni kadınlar değil...''

Filiz Akgün; ''Sevgili Vali Amca bize borcun var!''

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET

Şairin dediği gibi ‘’Beni bu havalar mahvetti..!’’

Lodos var yine İstanbul’da  insan nereye kaçacağını şaşırıyor, saç baş darmadağın, ortalık toz duman, sıcak mı soğuk mu estiği belli olmayan gıcık buhranlı bir hava ve baş ağrısı ıyyyy… Kar tatili yerine  ‘’Lodos tatili’’ gerek bana..

Sevgili Vali Amca, ‘’Kar yağdığında bize verdiğiniz kar tatilleri için çok teşekkür ederiz. Lakin bu kış kar da yağmadı bize tatil borcunuz var. Yoğun İstanbul hayatı arasında tatile çok ihtiyacımız var. ‘’Lodos günleri’’ başladı başımız çok ağrıyor, karar vermekte zorlanıyoruz keyfimiz kalmadı. Lodos’da tatil istiyoruz Vali Amca..İşlerinizde kolaylıklar diliyoruz..’’

*

‘’Şimdi Osmanlı’da olmak vardı anasını satıyiim’’

Lodoslu havalarda Osmanlı zamanında kadılar davalarda karar vermezmiş, Bizans döneminde ise mahkemeler tatil edilirmiş  yanlış kararlar alınmasın diye..!

*

Ahmet Hamdi Tanpınar'a göre ise;  "Lodos İstanbul’un hem afeti hem lezzetidir"

*

Afet deyince; Osmanlı döneminde padişahlar neden yabancı kadınlarla evlendiler..?
Afet-i devran Türk kızlarının tripleri o dönemde de var mıydı..!

*

Neyse;

Sabah Tv'de bi uzman diyo ki; "Cinayetlere baktığınızda evet katillerin çoğu erkektir kadın azdır ama kadının cinayeti zeka içerir ortaya çıkmayan cinayetler vardır anlamazsınız" 
Bizim ki de gozlerini açmış dinliyor dedim ki "Osmanlı'da kadınlar kahveye kattıkları cam kırıklarıyla kocalarını öldürürdü mideyi parçalayarak yavaş yavaş" bi elindeki çay bardağına bi bana baktı ‘’Beni kadınlar değil, bu havalar öldürecek!’’ dedi..

Osmanlı döneminde uygulanan bir sukast yöntemiydi;
kahveye kıyılmış saç ve öğütülmüş cam karıştırılır, bu karışım ince bağırsakları parçalayarak iç kanamayla uzun ve ızdıraplı bir ölüme götürürdü..

*

Buna rağmen; Osmanlı'da vakıfların çoğu kadınlar tarafından kurulmuştur.. Günümüzün kadınları sosyalliği 'köpek gezdirme' olarak biliyor da..!

*

Ve ayrıca; Osmanlı dönemi ince bir zevkin de örneği imiş, mesela; kadın ve erkek için farklı ses çıkaran kapı kolları ..

Osmanlı döneminde kapılarda biri büyük, diğeri küçük iki tokmak vardı..Kadın gelirse küçüğe, erkek gelirse büyük tokmağa vururdu. Böylelikle evdeki tokmağın sesine göre cinsiyeti anlar hemcinsine kapı açardı..İstanbul da hala bazı yalılarda vardır..Acaba Osmanlı da diğer cins yok muydu ..?

*

Erkekleri de pek bir zarifmiş..

Osmanlı’da erkekler sevdiği kıza evlenme teklif etmek için NAR verirlerdi. Tıpkı o meşhur şarkıda olduğu gibi;
‘Şu gelen yar olaydı, elinde nar olaydı. İkimiz bir gömlekte yakası dar olaydı’

*

‘Cellatların mezarlarında ot bitmezmiş' derler...!
Evet doğru ama neden..

Bir tarihçi arkadaş söyledi:

Osmanlı döneminde cellatların mezarını ailesi dahil kimse ziyaret etmezmiş de ondan.

Hatta kimse o mezarda cellat olduğunu bilmesin mezarı tahrip etmesin diye mezar taşı bile konmazmış..

Ziyaret edilmeyen bir mezarın da bırakın otu bitmesin..dimi..
Günümüzde vicdansızlar için de böyle yapılsa keşke..

*

Osmanlı dönemindeki dalgıçlar deniz dibini rahat görebilmek için ağızlarına zeytin yağı alarak dalarlardı..
Böylelikle dalgıçların dipte suya bıraktıkları yağ bir cam etkisi yaratarak dibi görmelerini sağlıyordu..

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri