Bu 3 kitabı köy gibi bakış ve görüş açısı dar bir yerden nasıl yayınlattınız?

Katıldıgım etkinliklerde Genellikle şu soruyla karşılaşıyorum. " Hülya hanım köyde yaşıyorsunuz köy yerlerinin imkansızlıklarını az çok biliyoruz siz bu üç kitabı köy gibi bakış ve görüş açısı dar bir yerden nasıl yayınlattınız " diyorlar.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Yazdımda sanki eni konu masalara oturup önüne bilgisayarı açıp yanına bir bardak tavşan kanı çay koyup çayı yudumlayarak gönül huzuruyla mı yazıyordum san ki ?
elimdeki küçük telefonumun mesaj kısmına yazardım. 
saklı gizli anam görecekte yine kızacak diye evimizin dış odasına girer ayakkabılarımıda içeri alır kapıyı içten kilitlerdim 
anam Hülyaaaa Hülyaaaaa diye çağırarak gelir kapıya basardı kapı kilitli 
- Hmmmm Hülya burada yokmuş diye giderdi öyle yazardım,  yatağa yatınca anam telefonun ışığını görmesin diye örtüyü başıma çekerek , tarlada işin gücün arasında aklıma gelen dörtlüğü 3310 nokia telefonumun mesaj bölümüne yazarak iyi kötü yazardım......
- Aslında anam büyük konuştu konuştugu da başına geçti.

köylerde gazete dergi vb satılmaz şehirden emirdağında gelen giden gazete alırmış bir şekilde elime geçerdi ben zorlanı zorlanı gazetelerde ki bulmacaları çözerdim 
elimde gazete kağıt kalem görünce anamın asabı bozulurdu 
- Gız gızım bu saatten sonra ben seni mektep medrese zaten yollamam at o kağıdı kalemi diye bana kızardı
sonunda anamın hazetmediği kızdığı şey başına temelli geçti çünkü ben artık elimin dilimin yettigince şiir yazmaya başladım.....
*
Valla doğruyu söylemek gerekirse bu konuda anamla epey aleylim çekip köşe kapmaca oynadık halende oynuyoruz....
benim şiir yazdığım köyde duyuldu bir kere herkes gülüp geçiyor çoğu zamanda bizi tii ye alıyorlar dügünlerde toylarda anamın yüzünü alıyorlar buda anamı iyice çileden çıkarıyordu.
-- şunu düşünün her şeyden önce 
İstiklal marşımızı bile bilmeyen kesimde şiir yazıyorsunuz amaaaaan ne büyü ayııııp ne ayıp sanki ben ocak söndürüp yuva yıkmışım o derece kınanıyoruz....
 
Anam bir gün dedi ki ; bu köyde yüz kız yetti büyüdü senin bu yaptığın işi onlar niye yapmadı da sen yaptın seni bu işlerden faraat getireceğim el bizi kınıyor diye tutturdu ya şiirden ya bizden geçeceksin olmuyordu ne kagıt kalemden ne aileden geçemiyordum.....

Sevgili anneciğim seninle bu konuda hiç anlaşamadık ama bilki ben yanlış bir yola gitmedim 
edebi ve ahlakımı ayaklar altına alıp onur ve şerefle oynamadım şiir yazmayla insanın yüzü kara çıkmaz
biz aslında alkışlanacak insanlardık ama bulundugumuz kesim bizi kınanacak insan saydılar  
oysa biz ne ocak söndürdük nede yuva yıktık gönül ehliydik şiir yazdık be ana.....
ama 
olsun
bir şiirimi yazmak istiyorum şimdi......

Bir kere tatlı söz düşmez dilinden,
Sanatı tanımaz bilmez halinden,
Damlada boğacak gelse elinden,
Dertlerim peş peşe dizerim böyle.

Anamda şiirci deyi bağırdı,
Dostlarım şairmiş deyi ağırdı,
İki dize yazmak bana kahırdı,
Kulun dertlerini yazarım böyle.

Köyümün içinde sıradan kuldum,
Yüregim kabardı şiire doldum,
Okuyup yazmada şerefi buldum,
Efkarım basınca sezerim böyle.

Dost deyi bildiğim hor görür beni,
Canlarım kalbinde kor görür beni,
Yanımdan geçerken zor görür beni,
Düşünüp kalbimi üzerim böyle.

Düz yolda yürüsem küser yokuşlar,
Dantele dokusam ağlar nakışlar,
Uykumu kaçırır sinsi bakışlar,
dosta kırılıp sızarım böyle.

Duygularım dillendi bende yazmışım,
Söyleyin kiminle gezip tozmuşum,
Sanki ocak yıkıp yuva bozmuşum,
Boş lafı duyunca kızarım böyle.....

Alkışlanılacak ve kınanılacak ayrıntıyı bilmeyen toplumlarda ışıkta olsanız söndürürler.


Hülya EKŞİ / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri