"Çakallığın lüzumu yok"

Sabah Gazetesi Yazarı Salih Tuna Çin ve ABD arasındaki ekonomik savaşı değerlendirdi.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#
Sabah Gazetesi Yazarı Salih Tuna Çin ve ABD arasındaki ekonomik savaşı değerlendirdi. Çin'in bu savaştan nasıl galip çıkacağına dair bir dizi önerilerde bulundu.
Sabah Gazetesi Yazarı Salih Tuna'nın o yazısı:
Bundan 20 küsur yıl önce yabancı dil kursundaki Çinli bir kursiyere, "Ne işin var burda?" diye takılınca, "Farkıma varılsın istedim; malumunuz, bizim ülke çok kalabalık..." karşılığını vermişti.
Hayatımda ilk kez "Çin mizahına" tanık olmuştum. Çok da hoşuma gitmişti.
"Çin ironisi" mi?
"ABD Çin ticaret savaşlarını" hep birlikte izliyoruz ya!
Gerçekten de Çin adına çok "ironik bir savaş" bu.
Galip gelirlerse ABD Doları değer kaybedecek ama dolar cinsinden ABD'nin en büyük alacaklısı oldukları için kendileri mağlup olacak!
Hülasa, kazanırlarsa bir dert, kaybederlerse başka bir dert.
Peki her halükarda kazanmalarının yolu yok mu?
Var, olmaz olur mu?
Şayet Tayvan'la "çözüm sürecini" başlatırlar, demokratikleşmeyi ve "hukukunüstünlüğünü" sağlarlar ve bir de "tek adam rejiminden" vazgeçerlerse kazanırlar.
Çin'in en büyük şanssızlığı bu önerileri dillendirebilecek kapasitede "aydınları" yok.
Yani, bizdeki gibi "Fetullah kapatması liberalleri" veya dolardaki yükselişi "tek adam rejimine" bağlayacak çapta "muhalifleri" yok.
Şaka bir yana da, çakallığın lüzumu yok...
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in yaşam boyu devlet başkanı olmasının yolunuaçan anayasa değişikliği geçtiğimiz mart ayında kabul edildi, hiçbir Çinli çıkıp da"Yuan şimdi dolar karşısında yerlerde sürünecek" demedi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtik diye tüm dünyada kopartılan yaygaranın milyonda biri bile kopartılmadı.
Tam aksine...
ABD Başkanı Trump, "Belki biz de bir gün böyle bir değişiklik yapmalıyız" diyerek mezkur değişikliği övdü.
Zaten ABD'nin "ticaret savaşı" tesmiye edilen gümrük tarifesi artışları da Çinyerel para birimi olan yuanı pek etkilemedi.
E tabi Çin'in tasarrufu yüksek ve en fazla ABD Doları'na sahip ülke.
Bizim de tasarruf oranlarımız çok düşük.
Dolayısıyla, (hızlı büyüyen bir ekonominin ihtiyacı olan) yatırımların finansmanı için dış finansman kullanmak zorundayız.
Zayıf karnımız da tam burası.
ABD ambargosu gibi bir operasyona maruz kaldığımızda veya getiri oranları düştüğünde (şu faiz meselesi) yabancı para bizi terk ediyor ve bu da TL'ye değer kaybettiriyor.
ABD ve Avrupa merkez bankaları bol likidite politikasına son vermeye başladıkları için maruz kaldığımız etki daha da büyük...
Yapmamız gereken tasarruf oranlarımızı behemehal arttırmak.
Bunun için de öncelikle bireysel emeklilik sistemini reforme etmeli, özel teşvik programları ile en fakirinden en zenginine tasarruf alternatifleri sunmalıyız.
Sigortacılık sistemini de büyütmeliyiz ki, orada biriken sermaye değerlendirilebilsin.
Sermaye piyasalarını büyütecek adımlarla hem para sahipleri için iyi yatırım alternatifi hem de şirketler için bankacılığa alternatif bir fon kaynağı oluşturulsun.
Kaliteli üretim ve ihracat her şeyin başı.
Bakınız, ABD'de geliştirilen teknolojiler için montaj merkezi olan Çin bugün artık kendi teknolojisini geliştiriyor, kendi markalarını pazarlıyor.
Mesela, Çinli telefon üreticisi Huawei'nin telefon satışları Iphone'u geçti bile.
Yerli araba projemizi biraz da buradan okumamız lazım.
SALİH TUNA / SABAH



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri