Çocuktan sapık olur mu?

Çocuk istismarı davalarına bakan hakim konuştu; ''Fail de bir çocuk ise!''

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan çocuklara yönelik cinsel istismar Yasa Tasarısı TBMM'ye sunuldu.

Tasarıya göre çocuğa istismar suçlarında ceza ağırlaştırılmış müebbet hapse kadar gidiyor.  Ayrıca ‘kimyasal hadım’ cezası da kanuna girdi fakat bu kadar ağır yaptırımların etkileri kafalarda soru işaretleri yarattı ve tartışaları da beraberinde getirdi..

Halk arasında ‘hadım’ olarak bilinen yöntemde, suçluya belli aralıklarla ilaç verilerek veya iğne yapılarak testesteron hormonunun azaltılarak cinsel arzunun ortadan kaldırılmasını amaçlıyor..

‘Kimyasal hadım’ çocuklara yönelik cinsel suçlardan mahkum olanlara Almanya, İngiltere, Fransa ve Amerika’nın bazı eyaletlerinde zorunlu uygulanıyor..

Çözüm mü..? Değil..! Tek başına değil elbet..

Her ülkenin kendi sosyo kültürel koşulları, aile yapıları ve eğitim düzeylerine göre farklılıklar gösterirken, Türkiye’de ‘kimyasal hadım’ ve bu kadar ağırlaştırılmış cezaların bu suçları önlemeye yönelik ne ölçüde etkili olacağı bir bilinmez denklem sanki..

 AĞIRLAŞTIRILMIŞ CEZA TECAVÜZCÜYÜ AYRICA KATİL YAPAR MI?

Bırakın bir gazeteci olarak, her gün çıkan haberleri endişeli gözlerle izleyen bir anne olarak yaptırımların ne kadar ağır olursa olsun tek başına yeterli olamayacağı kaanatini ilk günlerden beri taşımakta ve yazmaktayım..

Bu tasarıyı içerisinde  başta ‘ÇOCUK GELİNLER’ yani çocuktan gelin olunamayacağının toplumun en altından en üstüne kadar tüm katmanlarına anlatılarak ele almak, okullardan, ailelere, kolluk kuvvetlerinden, hekimlere, yasa yapıcı ve yasa koruyuculardan medyaya kadar bir dizi eytlem planı halinde ince ince işlenmesi sonuca ulaşan en hızlı ve etkili yöntem olacaktır..

Yoksa cezayı ‘ver geç..!’

Önler mi?

Şu ana kadar önlemiş mi..?

Ayrıca istismarcı çocuk olursa, bir liseli okulun bahçesinde bir ilkokul öğrencisini istismar ederse veya 15 yaşındaki amca 13 yaşındaki yeğenini dudağından öperse ne olacak cezası ‘en az 8 yıl’ hayatı kararan bir çocuk..! Öyle ya ikisi de çocuk..!

Ve..

Fakat..

Ama..

Ya tecavüzcü eylemi gerçekleştirdikten sonra uyanıp ‘’nasılsa yaptım!’’ cezası da zaten ‘’cinayet suçlarıyla’’ eş değerde ağır, ‘’iyisi mi delilleri ortadan kaldırayım’’ diyerek olayı cinayete kadar vardır mı?’

Tüm bunlar sadece akla takılan deli bir soru, cevaplarını ancak konunun uzmanları yanıtlayabilir..

Çocuk istismarı davalarına bakan Hakim Murat Aydın geçtiğimiz günlerde ‘’Çocukların Cinsel İsitsmarı ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu’’ başlığı altında bir kitap çıkardı. Özellikle yeni hukukçular için tam ansiklopedik bir kaynak..

 

Aydın’la yeni yasa tasarısıyla ilgili konuştuk.

‘’Çocuk istismarında odak ceza değil önlem olmalı’’ diyen Aydın, konuyu hiç öyle ‘ağırlaştırılmış’ bir hukuk diliyle değil, çok yalın herkesin anlayabileceği ifadelerle anlattı..İşte o söyleşinin metni;

Cinsel istismar suçlarının önlenmesi konusunda toplumsal ve siyasal mutabakat oluştu. Bu mutabakat sadece cezaların arttırılması ile heba edilmemeli daha geniş bir düzenleme yapılmalıdır. TBMM’nin gündemine getirilen Kanun Tasarısı bu kapsamda bir tasarı değil. İçerdiği olumsuzluklar bir yana önemli ölçüde eksiklikle taşıyor.

İSTİSMARCI DA BİR ÇOCUK İSE..!

Toplum olarak, devlet olarak; faile gereken cezayı vermenin yanı sıra, cinsel dokunulmazlığa karşı suçları sadece cezalandırmaya değil önlemeye odaklanmalıyız. Önleyici tedbirleri almalıyız.

Ceza adalet sisteminin temel amaçlarından birisi suç sayılan fiili işleyen faili, bu fiili nedeniyle cezalandırmak ona kefaret ödetmektir. Ancak çocuk adalet sisteminin temel amacı fail çocuğa fiilinden dolayı kefaret ödetmek değildir. Çocuğa fiili nedeniyle ceza verilirken veya tepki gösterilirken temel amaç; çocuğa yaptığının yanlış olduğunu bildirmek, suç davranışından uzak kalmasını sağlamak ve geleceğini olumlu yönden inşa etmesine destek sağlamaktır.

Günlük yaşantımızda da aynı anlayış geçerli değil midir?

Evde yaramazlık yapan, evdeki eşyaları kıran bir çocuğa tepki gösterirken veya onu uyarırken ya da ceza verirken amacımız çocuğu azarlamak, eziyet etmek veya sadece cezalandırmak değildir. Amacımız yaptığının yanlış olduğunu öğrenmesini ve bir daha yapmamasını sağlamak, davranışını olumlu yönde değiştirmektir.

Çocuğu hapsetmek, uzun süreli cezalara çarptırmak çocuğun ve toplumun yararına değildir.

Bu tür suçları işleyen çocuğa aşırı ve ağır cezalar vermek onun iyileşmesine değil suça daha çok yönelmesine yol açacaktır..

FAİL DE ÇOCUK İSE..!

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçları konuşurken, bu suçların cezalarının arttırılmasını isterken çocuk failleri daima ayrı bir yerde düşünmeliyiz.

14 yaşındaki kız arkadaşı ile öpüşen 15 yaşındaki bir çocuğu “istismarcı” olarak tanımlamak mümkün değildir. Bu nedenle çocuklar arasında gerçekleşen cinsel suçları, özellikle de bu suçlar zora dayalı olarak işlenmediği takdirde farklı şekilde ele almak gerekir.

‘İSTİSMARIN İSTİSMARI..!’

Bugün yürürlükte olan yasalarımıza göre; 15 yaşındaki bir çocuk 14 yaşındaki kız arkadaşı ile zora dayalı olmadan öpüştüğünde alacağı ceza 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu cezadan yaşı nedeniyle yapılacak 1/3 oranındaki indirim cezanın şiddetini azaltmaya yeterli değildir. Bu tür bir fiili işleyen çocuğu bu şekilde cezalandırmak onun geleceğini olumlu yönde kurmasına engel olacaktır.

Ergenliğinin yarattığı sorunlar ile baş edemeyen, çevre ve akran baskısı altında kalan çocuğu, bir fiili nedeniyle bu denli ağır cezalandırmak toplumun da yararına değildir.

CEZA ETKİSİZ, ÖNLEM İSE ETKİLİ YÖNTEMDİR..

Çocuklara yönelik cinsel istismar çok boyutlu bir sorundur. Böylesi karmaşık bir sorunu sadece ceza hukuku tedbirleri ile önlemek mümkün değildir. Faili cezalandırmak, suçu işleyen kişiye işlediği fiilin bedelini ödetmek gereklidir. Fakat bu gerekliliği yerine getirmek bu tür suçların işlenmesini önlemeye yetmez. Hatta şunu açık şekilde söylemek gerekir ki cezalandırma cinsel dokunulmazlığa karşı suçları önlemede en etkisiz yoldur.

ÇOCUK BİREYDİR, BİREY YETİŞMELİDİR..

 Bu tedbirlerin en başında çocuklarımızı; güçlü, kendine güvenen, itiraz edebilen, açık fikirli bireyler olarak yetiştirmek gelir. Kendisinden büyük kişilere boyun eğmeye alışmış, itiraz etmeyen, sevilmeyen, duygusal istismara maruz kalan çocuk zaman içinde cinsel istismar suçunun da mağduru olacaktır.

Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar bakımından örseleyici bir başka durum ise bu suçlara ilişkin mahkeme süreçleridir. Yargılamanın her aşamasında cinsel suç mağdurunu dikkate alan, onu koruyan, yargılama sürecinin yaratacağı mağduriyeti önleyen yöntemler geliştirmeliyiz.

Çocuklar hepimizindir.

Çocuk istismarı konusu; siyasi tartışmalara ve farklılıklara malzeme yapılmadan, ön yargılarımıza kurban edilmeden açık fikirlilikle ele alınması gereken bir konudur. Bu nedenle çocuklarımızın mutlu geleceğini sağlamak ve onları korumak için el ele vermeli, birbirimizi dinlemeliyiz.

Çocuk istismarına hep birlikte DUR diyelim..’’

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri