Dolandırıcılık Grip Gibi...

İşte “uyanık” olmak için bir sebep daha!

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
“Sahtekârla tamahkâr tez buluşur”...
Kimse durduk yere dolandırılmaz...
Bu yüzden dolandırılanlara pek üzülmem.
Çoğu malını değerinin üstünde satmak isterken malından olur.
Yahut parasından olur bir malı “sudan ucuz” almaya çalışırken...
O zaman “esas dolandırıcı kim?” diye düşünmeden edemem.
Yalnız dolandırıcı olmak da bir maharet işi...
Örneğin pedofili sapıktır, hastadır; içgüdüleriyle hareket eder.
Ancak dolandırıcılıkta pür-bilinçli eylem söz konusudur. Emek ister...
Tabii televizyon, internet her eve, hatta her cebe girdiğinden insanlar eskisi kadar kolay kanmıyor.
Dolandırıcılar da grip virüsü gibi formdan forma girerek avlanmayı sürdürüyor.
İşte size bir örnek:
90 yaşlarında kimsesiz bir teyze... kocasından kalma 40 yıllık evinde oturur.
Bir şekilde teyzemize icra takibi açılıyor; sözde alacaklıdan 400 bin lira borç alıp ödememiş.
Alacaklının borç verdiğini ispatlamak için herhangi bir belge almış olması gerekiyor mu?
Hayır.
İcra takibi başlatırken dosyaya borcu ispatlayan belgeler eklemesi gerekiyor mu?
Hayır.
Ne olacak peki?
Teyzemiz evine tebligat gelince 7 gün içinde itiraz etti etti... etmedi takip kesinleşecek.
Sonra ömrü yeterse adliyelerde hakkının peşinde koşup duracak...
Borçlu olmadığını ispatlamak teyzemize düşecek.
Bu ara teyzemizin evi kentsel dönüşüm bölgesinde... Hani yıkılsa arsası trilyon eder...
Bu dolandırıcılar da bu bilgilere nasıl erişiyorsa... hayret!
 
***
Grip demişken...
Bu aralar ben de kendimi dolandırılmış hissediyorum.
Son 15 gündür hastane önünde incir ağacına dönmüş vaziyetteyim.
Hastanede kiminle konuşsam mülteci misafirlerimizin halk sağlığımıza incir ağacı diktiklerinden bahsediyor.
Din kardeşimizdir, komşumuzdur deyip bağrımıza bastık...
Merhamet ederken merhamet edilecek hale geldik.
Hani diyorum... Misafirliğin kısası makbuldür.
Cep delik cepken delikken...
Suriye’den patates ithalimize karşılık,
Suriye’ye biraz Suriyeli mi ihraç etsek?
Bizimki gibi güzel bir memlekette patates yetişmiyor, yetmiyor da...
Suriye’de ihraç edebilecekleri kadar yetiştirilebiliyorsa...
Bizim sahiller ve nargile kafelerden Suriye’nin patates tarlalarına işçi gönderme vakti gelmiş demektir.
Ayşe Ceren Ertürk / CAFESİYASET
 
 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri