‘’Dün seni gördüm rüyamda, Arnavut kaldırımlı asfalt sokakta''

"Arnavut taşının çok eskiye dayanan bir tarihçesi vardır..Türkiye’de granit parke taşı veya granit küp taş olarak bilinir."

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Dün bir haber vardı; Kartal Belediyesi semtin işlek caddelerinden birinde uygulanmış Arnavut taşlarının üzerine asfalt dökmüştü . Haber sosyal medyada da hızla yayıldı ve tepkiler çığ gibi büyüdü..

Kimileri giden paraya pula, emeğe isyan etti, kimleri güzelliğin üzerine dökülen kapkara zifte tepki gösterdi,  kimileri de olaya siyasi yaklaşıp bunun bir rant meslesi olduğunu söyledi..!

Ardından Belediye başkanı açıklama yaptı Sabah gazetesi’nde yer alan habere göre; Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz; Topuklu ayakkabıyla yürüyemeyen kadınların talebi üzerine yapıldı, "Belediye olarak esnaf ve Kartal'da yaşayan kadınlarımızın bu taleplerine karşılık verip parke taşın üzerine asfalt döktük"" dedi..

Millet çıldırdı..

Doğa severler ayaklandı..

Peki nasıl oluyordu..?

Doğa bir kadının topukları üzerine mi kuruluyordu.?

Peki işin aslı,astarı neydi..?

Sadece bir yerel yönetim meseslesi mi,  yoksa ondan öte görünmeyen ‘’gerçekçi’’ sebepler vardı da bizim mi gözlerimiz asfaltla kaplanmıştı görmüyorduk.!.

Avrupa’da taş yollara dönerken, şehrin tarihi dokusu korunmaya çalışılırken;

Ya bu Kartal tarihi dokusu olan bir semt miydi..?

Hayır..

Ve..

Fakat..

Ama..

Mesele tarihten öte başka bişeydi.. Doğanın katli..!

Kartal yoğun yağış alan bir bölgedir..

Arnavut taşlarının yağışla ne ilgisi vardı, bu kare kare kesilmiş aralarında ot biten taşlar neden bu kadar önemliydi..?

 ‘’DÜN SENİ GÖRDÜM RÜYAMDA, ARNAVUT KALDIRIMLI ASFALT SOKAKTA’’

Demet Sağıroğlu’nun o güzel şarkısıydı (1994) kulaklarımızda kalan, klibiyle hafızalarımıza kazınan..

İsminin bile nereden geldiğini bilmeden yürüyüp gittiğimiz taş yollar, Arnavur kaldırımlar..

Dün seni gördüm rüyamda

Arnavut kaldırımlı taş sokakta

Ah bir dili olsa da bir konuşsa

Anlatırdı masumca seni bana

 

Şarkının popüler olmasından sebeple midir nedir bilinmez ama son yıllarda Arnavut kaldırımına duyulan nostaljik özlem belediye başkanlarının da dikkatini çekti ve tarihi-turistik bölgelerde Arnavut kaldırımını geri getirme çalışmaları başlatıldı.

Fakat bazı belediyelerde tam tersi bu taşları ortadan kaldırdı, üzerini kapkara zift kapladı.. Kartal Belediyesi gibi mesela..!

Arnavut kaldırımları..

Kimine göre topuksuz bile yürünmeyecek kadar zor ve gereksi z romantizmden uzak bir uygulama..

Kimine göre şehrin dokusuna kokusuna at nalı tıkırtılarına, tekerlekli araba seslerine eskiye özlem nostalji kokan Arnavut taşları..

Bir rivayete göre adını; İstanbul’daki ilk yol işçilerinin Arnavut olmasından alıyordu..

Cengiz Orhonlu’nun “Mesleki bir Teşekkül Olarak Kaldırımcılık” başlıklı çalışmasında bu bilgi şöyle anlatılıyor:

“İstanbul ve civârında yapılan yol, suyolu vb. inşââtda çalışan kaldırımcılar, genellikle Silivri bölgesinden temin edilirlerdi. Bunların da pek çoğu buraya Rumeli’den, bilhassa Arnavutluk’tan gelmekte idiler. Bundan da anlaşılmaktadır ki kaldırımcı esnâfının çoğunluğunu, Arnavut asıllı kimseler teşkîl ediyordu.”

Arnavut taşının çok eskiye dayanan bir tarihçesi vardır..Türkiye’de granit parke taşı veya granit küp taş olarak bilinir.

Arnavut kaldırımı rutubeti alır, sele karşı dayanıklıdır, ağaç köklerinin su almasına olanak tanır.

Yağmur sularının taşların arasından akmasına izin verdiği için yoğun yağış alan bölgelerde kullanımı yaygındır. Ayrıca altyapı kazılarının yoğun olduğu dönemlerde, sökülmesi ve tekrar döşenmesi kolay olduğu için de tercih edilir. Asfalt olmadığı zamanlarda, önemli ticaret yolları buna benzer teknikler kullanılarak döşenmiştir.

18. ve 19. Yüzyıldaki dokuların korunması amacıyla hala bazı Avrupa ülkelerinde devam eden bu gelenek İstanbul’un da bazı tarihi meslea; Beyazıt semtinde hala kendini gösterir.. Bağdat Caddesi; I. Dünya Savaşı'ndan önce Arnavut kaldırımı taşları ile süslüydü. Ancak, araçların daha rahat hareket edebilmesi için bu taşlar kaldırılmış yerine asfalt dökülmüş..

Kentlerin tarihsel dokusuna ve estetiğine kattığı değerden çok, doğa dostu olması bu taşları vazgeçilmez kılmıştır taaaki kadınların topuklu ayakkabı ile yürüme şikayetlerine ve sürücülerin otomobillerinin zarar gördüğünü öne sürülmelerine kadar..!

Asfalta göre daha masraflı, asfalta göre döşemesi aylar alan ve bakımı zahmetli bir uygulamadır..O oranla da yüzyıllarca darbelere dayanaklı olmasına karşın ağır tonajlı araçlardan dolayı zamanla taşların yerinden oynaması,  bazı belediyelerin bu taşları kaldırıp yerine asfaltı tercih etmesine sebep olmuştur..

Peki asfalt denen kara zift çok mu sağlam, çok mu ekonomik, çok mu sağlıklı güvenli..! Hayır..

Arnavut taşları nasıl ki zamanla bozulur yerinden oynar, asfalt da bir o kadar ısıya güneşe dayanıksızdır ömrü çok daha kısadır.. Sıcak havada erir, havayı ve canlıları zehirler, sürekli bakım onarım ister, taş kadar da uzun ömürlü değildir..

Asfaltın maliyeti daha fena.. Tonu olmuş 230 lira..7 cm’lik bir asfaltta 1 ton 6 metre kare demek..Yani o da altın değerinde..

Peki şiirlere şarkılara konu olmuş bu güzelim taş yollar mı, yoksa kapkara ziftle kaplanmış yollarda kadınların topukları mı?

Yerel yönetimler bir vizyon ve misyon meselesi..!

Gelde çık bu işin içinden Kartal Belediyesi..!

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET

flzadm@hotmail.com
 

  

 

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri