Eğitimde başarının yolu millilikten geçer

Son zamanlarda sosyal medyada Millî Eğitim Bakanlığımızın yeni logosu diye eskiz çalışmasını kamuoyunun beğeni ve taktirlerine sunmuş olduğunun görselliğini tesadüfen gördüm.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

 Hiç şüphesiz yenilikler güzeldir. Hele bu yenilik çalışmaları eğitimde söz konusu olunca en güzelidir. Zira ülkemizin, aziz vatanımızın gelişmesinin tek temel dayanağı eğitimden geçer. Eğitim alanında gelişmeyen Milletler her ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, her ne kadar ekonomik alanda zenginleşmiş olurlarsa olsunlar, eğitimde gelişmeyi sağlayamaz ise, tarihin silik yapraklarında bile kendine yer bulması zor olacaktır.

 Bakanlığın yeni logosunda Tarihte kurulmuş olan16 Türk devletinin temsilinin şekillenmesi taktir edilmesi gerektiren bir düşünce tarzı. İnşallah bu milli şuur logoda kalmaz, Türk Milet’inin Milli Tarihine gerçek alanda sahip çıkmanın yansımasını eğitimin her kademesine yayarak Milli bir eğitim özdeşini de gerçekleştirmiş olur.

Milli ve manevi duygularla geçmişine, tarihine, kültürüne, Türk dilinin özüne sahiplenen gençlerin yansımasını da bir an önce okullarda mezun olummuş şekillerini de en kısa zamanda İnşallah görürüz.  

Türk Milletinin varlığının ana temeli eğitimdeki güçlü bilgi birikimleriyle yeniliklerin öncüsü, bilimin, sanatın, icat ve buluşlarındaki tarihsel gelişimlerindeki zenginliğine bağlıdır.

Türk Milleti ne zaman ki kendi öz eğitim ve kültüründen kopmuş veya koparılmışsa o zaman felaketlerin getirdiği acıları hak etmeyerek Tarihte yaşamıştır.

Zor durumlarla karşı karşıya kalarak her sonun yeniden başlangıcı mücadelesine inançla, tefekkürle sarılmış yeniden küllerinden kor olmuş, ateş olmuş, Millet olmuş, Ümmet olmuş kenetlenmiş bir durumda   Dünya Tarihinde iz bırakarak farklı Milletlerin taktiri ve saygısını kazanmış olmanın haklı gururu ile kısa zamanda ayağa kalkmasını başarabilmiştir.

  Tarihin içinden 16 devlet batırmış ve yeniden Devlet olmasını bilmiştir bilmesine ama her batış tarihte zaman kaybı yaratmış, sanayide, teknolojide çağın gerektirdiği başarıyı yakalayamamıştır.

Türk eğitim sisteminin bu denli gerilemesinin baş nedeni aşırı derecede politeizme olmasındandır. Politizelik eğitim sektörünün gerilemesine neden olmuştur. Her işin başı İnsan olduğu için, her başarılı olmanın temel dayanağı insan olmasından dolayı eğitim alanında çalışan başarılı ve gayretli yöneticiler, Öğretmenler her siyasi değişimde pasif ize edilerek işlevsizleştirilmiş, makam, mevki çıkarlarını ön plana atan sahte eğitimcilerin baskın olmasına sebebiyet verdirilmiştir. Dolayısıyla okullarda eğitim kalitesinin düşürülmesine belki de bilinçli olarak göz yumulmuştur...

 

Eğitimciler, Sağcı, Solcu diye ayrıştırıldı, arkasından sendikal oyunları devreye konuldu. Arkasından hükümetler kendi görüşlerinden olmayan yöneticiler, Öğretmenler, niteliklerine mesleki ehliyetlerindeki başarılarına bakmadan kıyıma uğratıldı. Niteliğin yerini çıkarcı, yanar döner Milli eğitimin kalitesinden ziyade makam ve koltuğun kalitesi için, millilikten uzak, millilik kisvesi altında benlilik zihniyeti taşıyan cenahların artmasına neden olunan siyasal gelişmelerin gölgesinde başarısızlığına yol açarken hem öğretimde  hem de eğitimde profili düşük gençlerin okullardan mezun olunmasına neden olunmuştur.1977 ler de hızlandırılmış eğitim,1994 ler de uygulanan kredili sistem en bariz örneğidir.Öğrenciler hem sokaktan hem de kahve köşelerinden toplanıp okula  kitap ve deftersiz gelmeleriyle eğitimde yozlaşmanın bugünkü zeminin birkaç örneğinin göstergesidir. 

Bugün eğitimden şikâyet ediyorsak, eğitimden istediğimiz neticeleri alamıyorsak, Dünya Devletleri eğitim sisteminden alt sıralamada hak etmediğimiz yerde bulunuyorsak, geçmişte eğitimde yapılan yanlışlardan ders almamamızdandır.

Eğitimde başarı bir zincirin halkası gibidir. Aileden başlar okulda şekillenir, yaşamsal hayatta ise vicdan sal sorumluluk la birlikte önce vatanım için varım. Önce Devletim için varım diyebilecek eğitim neferlerinin çokluğuyla birlikte kurumdaki yöneticilerin adaletli taltifiyle egolardan uzak, benlik duygusundan arınmış eğitim yöneticilerinin varlığı ve eğitimci öğreticilerin ekip çalışmasıyla başarıya ulaşılır.

Eğitimin ne sendikası olur nede sendikacılığı, bizdeki eğitim sendikacılığı eğitim sektöründe çalışanları öt eleyici bir sistem anlayışı içerisine kurulmuş, benim sendikamdasın gel buraya, başka sendikadasın git öteye mantığıyla eğitimde ne kalite yakalarsınız, nede kaliteli eğitimcileri eğitimin gelişimi için seferber edebilirsiniz.

Eğitimin tek sendikası olsa olsa Türk Milli Eğitimi çalışanları sendikasıdır.

Bakanlık, milli birlik ve bütünlük sendikasını oluşturabilirse aynı çatı altında eğitimcileri ve eğitim yöneticilerini ülkemizin bekası, Cumhuriyetin ve Türk milletinin geçmişinden geleceğinin ayrılmaz bütünlüğünün etrafında   birleştirebilirseniz, Eğitim yöneticileri arasında riyakar,makam ve ego düşkünü kişileri ayıklarsanız, yöneticiler ve eğitimciler arasında rekabetçi bir yapıyı nitelik ve nicelik olarak siyasetten uzak oluşturabilirseniz, eğitimde hem değişimi yakalar hem de Türk Milli Eğitimin Dünya Devletlerinin eğitiminden daha üst sıralamasında olmanın haklı gururunu yaşar ve yaşatırsınız.

Aksi daha da siyasallaşmış eğitim, daha kronikleşmiş eğitim ve daha benlikçi bir eğitim, millî duygulardan uzak, insan olmaktan uzak bireylerin serseri mayın gibi toplum içerisinde patlamaya hazır bir kitle yaratılmasının önünü alamazsınız.

Neşat YALÇIN/ CAFESİYASET

 

 

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri