EMPERYALİZM ATAKTA

Son günlerde her ne olduysa birdenbire açılımlardan bahsedilmeye başlandı.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Açılım söylemlerini bayraklaştıran medya her gün sözüm ona akil ve bilim adamı statüsünü verdiği konuşmacıların aracılığıyla algısal söylemler bombardımanına tutmanın planlı programlarının devrede olması ülkemizin birliği ve dirliği açısından endişe verici, programların bu kadar yoğun olmasının zamanlaması da düşündürücüdür.

Dünyada küresel Devletler ve sermaye, siyasi, iktisadi, teknolojik gelişimler ile geleceği planlarken, uzay çağının getireceği teknolojik yenilikleri tartışırken, ülkemizde hala toplumsal etnik ayrıştırmalara yönelik tartışmaların yoğunlaşması endişe vericidir.

Gelişmiş Ülkelerde hiç bu kadar toplumu ayrıştırıcı tartışma program oturumlarına rastlamak mümkün değilken, gündemimizde etnik sel ayrıştırıcı programların yayınlanması emperyalizmin atağıdır.

Devletimizin, toplumsal birlikteliğimizi etnik sel kimliğe ayrıştırıcı tartışma oturumlarına dur demesi gerekir.

Son yıllarda, Devletimizin kararlı mücadelesiyle bitme noktasına gelmiş terörün panik haline düşmesinin arkasından, hemen açılım söylemlerinin dile getirilmesi, Devletin belli bölgedeki gücünü kırma çabaları, teröre zaman kazandırıcı tartışmaların yoğunlaşması, Terörle mücadelede başarı kazanmaya ramak kalmış bir hükümetin politikalarına ve Devlete baskı niteliği taşıyıcı tartışma programların yoğunluğu emperyalizmin emellerine ballı kaymak sürmek niteliğindedir.

Bir ülkede etnik kimliğine bakılmaksızın Devletine sadık ve bağlı her vatandaş, sanayici olmuş, doktor olmuş, hâkim, savcı, hukukçu olmuş, Bakan, Başbakan olmuş, bir Devletin, bir ülkenin gelişme ve var olma kaderini paylaşmış etnik sel kimliklerinin açılımı ne olabilir.

Açılım, açılım diye papağan gibi ötenlere sormak gerekiyor açılacak başka ne kaldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nde etnik kökeni ne olursa olsun, kendini ifade etme özgürlüğüne sahip, her etnik kökenden olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kendi sosyoekonomik özgürlüğünü hür bir şekilde yaşadığı gibi, etnik kökenine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında, Devletin her kademesinde görev alma hak ve özgürlüğüne sahiptir.

Açılım sevdalısı aydınlar, Almanya’da yaklaşık beş milyondan fazla Türk yaşıyor, Fransa’da milyonlarca farklı etniklere mensup vatandaşlar yaşıyor.

Amerika’da, yüzlerce çeşit etnik sel kimliğe mensup Birleşik Devletleri vatandaşı yaşıyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yayın frekansı dahilinde yayın yapan TV ler de veya yazılı, görsel medyanın hararetli açılımcı tartışmacıları bu ülkelerde açılımdan söz edebilecekler mi?

Başka neyin açılımı?

Mesele şu ki Devletin kuruluş ilkeleri vardır. İlkelere karşı çıkan her etnik kökene açılım yapılması mümkün olabilir mi?

Açılım sevdalıları: Türk Milletinin Tarihini incelediğinde bu aziz Millet 1071 ilerisi,1071’den beri açılımını yapmıştır.

Tarihte olduğu gibi, bugün de emperyalizm, haçlı yolunda kaldığı yerden devam etmekten geri kalmıyor.

Binlerce yılın planı ve programını her dönem uygulama koyarak uygulama yöntemlerinin şeklini ve çehresini değiştirmenin ustalığını devam ettirme planlarını sürdürmeye devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı gerek söylemleriyle gerek eylemleriyle, karşı gelenler, hiç şüphesiz, Türk adaletinde hesap vermek durumundadır. Hiç kimse Türk Milletinden ve de Türk adaletinden üstün değil ayrıcalıklıda değildir.

Bugün Ülkemizin sorunu ne düşünce özgürlüğü sorunu nede açılım sorunudur.

Sorun Devletin birlik ve Dirliğine, bütünlüğüne yönelik beka sorunudur.

Neşat YALÇIN
nesatyalcin@gmail.com




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri