ERDOĞAN'A SUİKAST

24 Haziran seçimlerine yaklaşıldıkça, tuhaf gelişmeler de peşi sıra gelmeye başladı.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Bir yerlerden seçimlerin yapılmaması için sanki düğmeye basıldı gibi.
Ana muhalefet lideri kazanamayacaklarını bildiği için seçimlerde aday dahi olmadı.
Daha da ötesi...
Çok şaşılacağını hatta Erdoğan'ı panikleteceğini söylediği bir aday çıkaracakları iddiasıyla çıktı ortaya...
Çıka çıka Muharrem İnce'yi sürdü meydana.
Kendi partisine dahi başkan olamamış bir CHP'li vekil.
O da acemi ve tuhaf açıklamalar yapmaya başladı...
Seçim meydanlarında para toplamaya kalktı.
Cuma namazına giden cemaatten her hafta istenen para gibi.
Daha da ilginci...
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ekrana çıkıp...
"Turgut Özal nasıl gittiyse Erdoğan da öyle gidecek. Süleyman Demirel 6 kere nasıl gitmişse öyle gidecek" dedi. 
Özal' ın Cumhurbaşkanı iken, 1993 yılında zehirlenerek öldürüldüğünü...
Demirel'in ise darbelerle gönderildiğini hepimiz biliyorken...
Muharrem İnce bunları bilmiyor olamaz...
Bilerek ve isteyerek bu iki isim üzerinden mesaj vermeye kalktı.
Ya öleceksin ya da darbeyle gideceksin...
Öyle açık ve net bir mesaj ki... 
Kılıçdaroğlu, kazanamayacaklarını bildiği için aday dahi olmamasına rağmen... 
"Kiraz mevsimi geliyor. Yeni bir bahara uyanacağız. Biz iktidara geleceğiz" diyerek çok iddialı sözler söylüyor.
Tabi, kiraz mevsiminin ne anlama geldiğini bilmesi gerekenler gayet iyi biliyor.
Meral Akşener de çok iddialı sözlerle çıktı meydana ama zaman azaldıkça heyecanını kaybetmiş gibi biraz sessizliğe büründü...
15 Temmuz öncesi 'Ben 15 Temmuz' da başbakan olacağım' diye çıkışları henüz unutulmadı.
Şimdi de, "Ben Cumhurbaşkanı olacağım" deyip duruyor.
Tüm bu durumlar ve sözler orta yerde dururken...
FETÖ terör örgütünün başı Fetullah Gülen denilen vatan haini de, Pensilvanya'daki şatosundan altını çize çize, “suikast” mesajları veriyor.
Yapılacak suikastın hedefinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olacağını da açık açık söylüyor.
Tüm bu olanları ve söylenenleri takip etmeye çalışırken de…
ABD kaynaklı askerî kulisleriyle ünlü haber-analiz sitesi Veteranstoday de...
İsrailli suikastçıların Erdoğan’a suikast yapmak üzere Türkiye içinde bulunduklarını yazıyor.
Yaptığı kulis haberlerinin doğruluğuyla tanınan sitenin haber müdürü Gordon Duff’ın imzasıyla yayımlanan analizde, Erdoğan’ın en son İsrail büyükelçisini ülkeden göndermesi nedeniyle uzun süredir gerilen ilişkilerin yeni bir eşiği geçtiğini belirtiyor.
ABD’nin de Erdoğan öldürülmeden İran’a saldıramayacağına inandığını söylüyor Gordon Duff...
Erdoğan'ın en son yine Kudüs çıkışıyla İsrail'i ve Amerika'yı hedef tahtasına koyup, en ağır sözlerle şamaroğlanına çevirmesi...
'Kudüs' te nöbet sırası bizde' diye açık açık İsrail ve Amerika ile savaşı dahi göze alması...
İslam ülkeleriyle işbirliği ve birlikte hareket ederek hareket sahasını genişletmeye başlaması...
Amerika'yı bu saatten sonra arabulucu olamaz diyerek saf dışına itmesi...
Kısaca...
İşin şakası yok...
HÜKÜMET BAĞDAŞ KURMUŞ OTURUYOR...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast iddiaları ayyuka çıkmışken...
Devlet canla başla gelebilecek her türlü tehlikeye karşı tedbirler alırken...
Cumhurbaşkanı, var gücüyle ve tüm tehditlere rağmen meydanlardan inmez iken...
Ve... 
Bu kadar hayati önemli iki seçime gidilirken... Basireti bağlanmış bir iktidarın da, bakanlarının ve vekillerinin de durumları ortada... 
Bağdaş kurmuş oturuyorlar...
Ya, nasılsa Erdoğan götürüyor işi diyorlar...
Ya da...
İşte bu 'ya da' fazlasıyla can sıkıyor...
İktidar içerisindeki art niyetliler pek de azımsanmayacak orandalar demekki. 
İngiltere'de yayınlanan Financial Times gazetesi başyazısında...
24 Haziran'da sandığa gidecek olan Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın otoriter yönetim biçimini giderek daha ciddi biçimde hissettirmeye başladığını ifade ediyor...
Ve 'Batılı ülkeler Erdoğan üzerindeki baskıyı çok daha önceden artırmaya başlamalıydı' diyor. 
Yani demek istiyorlar ki... 
'Batılı ülkeler Erdoğan üzerindeki baskıyı çok daha önceden arttırmalıydılar'
“Geç kaldınız, seçim kararıyla şapa oturdunuz. Elinizde ne imkan varsa hücum” diyorlar.
Bizim iktidar bağdaş kurmuş, normal vatandaş gibi dedikoduda, iftar saatini bekliyor...
Yahu...
Bakanların adını bile unuttuk..
Ruh gibi, varlıklarıyla yokluklar belli değil.
İçişleri bakanı hariç bir bakın şöyle Allahaşkınıza...
Ekonomik darbe, dolar vs almış başını gidiyor.
Maliye bakanı kayıp...
Bürokrasi durmuş halde...
En önemli devlet kurumlarından, en küçük belediyelere kadar...
Bugün git yarın gel.
Kasıtlı ve bile bile vatandaşa zorluk, vatandaşı devlete küstürme harekatı.
On milyona yakın vergi mükellefi esnaf devlete borcundan dolayı mağdur...
Banka hesapları ipotekli...
Evlerine ve iş yerlerine haciz kağıtları döşenecekken...
Devletten soğutulacakken...
Allah'tan birileri uyandı da seçim öncesi yapılacak bu bürokrasi darbesini vergi borcu yapılandırma ile engelledi.
Ya diğer bürokrasi darbeleri...
Hükümet...
Konuşan da yok, icraatta...
Vatandaşı bezdirme planlarından ve uygulananlardan bihaber iftar topunun patlamasını bekliyorlar sanki. 
Neyse... 
Haziran ayına yeniden dönersek…
Yalnız Türkiye’yi değil, Ortadoğu’nun bir bölümünü de etkileyecek bir seçim var önümüzde. 
Türkiye’nin dikkatini hem Ortadoğu da, hem de içeride dağıtmak için zaman ayarlı bombalar patlatmayı mutlaka deneyecekler.
İç karışıklık için de suikastler yapabilirler...
Gözleri dönmüş haldeler.
Gerek bölgemizde ayaklarına basıyoruz...
Gerekse, ülke içinde darbe teşebbüsü dahil tüm saldırılarını bertaraf etmişiz.
Bu saatten sonra şu ana kadar denedikleri her yolu tekrar deneyecekler... 
Çünkü...
Cepheleşmenin zirve yaptığı ve çok şeyi değiştirecek bir seçim var kapımızda.
Haziran'da sokak çatışmaları olmazsa çok şükür diyeceğiz...
Olur mu...
İnşallah olmaz ama biz en kötü duruma hazırlıklı olmak zorundayız.
Bu badireyi de atlatırsak, belki 10 sene daha bu ihtimal ortadan kalkar.
Ama...
Bir de iktidar partisi içindekiler de bunu görebilse...
Görüpte görmemezliğe yatanlar temizlense...
Devletin sağladığı bu erken seçim imkanıyla da siyasi ayak kesilip atılsa artık...
Yoksa bu saatten sonra şakası da yok, telafisi de zor... 
Bu seçimden sonra kimse yanıltıldım, kandırıldım gibi sözleri söyleyemez.
Her kim olursa olsun kimse de, kimseye o hakkı tekrar vermez.
Evcilik oynanmıyor.
Devletin kılıcı keskin ama...
Sayın Cumhurbaşkanımızın da kılıcının keskin olması şart...
Ve temizliğe de önce en yakınlarından başlamalı ki...
O köşelerinden sinsice fırsat bekleyenlere iyi bir darbe olmalı...
SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET
 



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri


Warning: Illegal string offset 'status' in /home/cafesiya/public_html/tasarim/footer.php on line 100