''Erdoğan Bey gibiler Türkiye’nin akciğerleridir..''

Dün ortak bir iş adamı dostumuzdan Erdoğan Demirören'in bir süredir rahatsız olduğunu ve evinde tedavisine devam edildiğini öğrendim, çok üzüldüm...

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Yakın dostu olan bu kişi Erdoğan Beyi’i bir kaç hafta önce de evinde geçmiş olsun ziyareti yaptığını söyledi ve ekledi; ‘Erdoğan Bey kızı Meltem’i medyanın başına getirmiş, yurtdışında yaşayan oğlu Tayfun ‘da Türkiye’ye dönmüş’’ dedi..
‘’Umarım bir an önce iyileşip böylesi ağır bir yükün altına girdiği günlerde tekrar işinin başına sağlıkla geri döner’’ diye konuştuk..
Dün kendisini geçmiş olsun dilemek aradım fakat uyuyordur diye fazlada ısrarcı çaldırmayıp kapadım..Bugün buradan hem geçmiş olsun demek, hem de sevgi ve saygıyla anmak istediğim için yazıyorum..
Kim ne derse desin, Demirören ailesinin iş dünyası ve cemiyet hayatı içerisinde önemi büyüktür. Sadece Erdoğan Bey değil, böylesi iş adamlarının hepsi Türkiye için bir gururdur, işçinin iş umududur..
Erdoğan Bey’in bende de ayrı bir yeri ve kıymetli hatırası vardır..

Kendisiyle kısa da olsa çalışma fırsatı bulduğum  yıllarda işten ayrılmak istediğim gün muhasebeyi bizzat arayarak fazladan çalıştığım hafta sonları için 3 maaş prim yatırılması talimatı vermişti hiç unutmam..
 
Son dakika ayrılırken bu para bana ilaç olmuş, geciktirdiğim TOKİ ve araba kredimin taksitlerini ödemiştim..
O gün ettiğim duaları bugün de ettim..İyilik unutulmaz, ben unutmadım unutamam..
Hassas, naif bir kişiliğe sahip Erdoğan Demirören’in kimsenin bilmediği bir özelliği de hasta insanlara karşı duyarlılığıdır.. Bir çok hastanın tedavi sürecinde hastane masraflarını karşılamıştır..
Hiç bir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir..
Bunun dışında onu yakından tanıyan iş adamları da bilir ki bazı dostlarına zor zamanlarında maddi yardımlarda bulunduğu anlatıır..Bizzat karşılıksız destek verdiği o iş adamından dinledim..
Erdoğan Bey 8:30 dedin mi işinin başında olan biridir..
Babadan gelen ticaret deneyimi ve öngörüleri, aşırı çalışkanlığı ile birleşince onu buralara kadar taşıdı..
1999 depremi olduğu sabaha karşı atlayıp Kocaeli’ndeki dolum tesislerine gitmiş bir patlama olmasın kimse zarar görmesin diye 17 gün  tesislerde kalmış, evinden tesislere çamaşır taşınmıştır 17 gün boyunca..
Prensipli ve disiplinli bir patrondur. Aynısını da çalışanlarından bekler..
Her ne kadar da tam kurumsal bir marka olsalarda biraz da geleneksel patron yöntemiyle çalışır, o zinciri kırmak bazen işleri zorlaştırırdı ama ilginç olan da olumlu sonuç alınırdı..
Bu onu doğal yapan özelliği idi..
Kasan bi patrondan ziyade duygu ve düşüncelerini pat diye söylemeyi tercih ederdi..
İş yerinde aşırıya kaçan hiçbir şeyi sevmezdi..
 
Bi gün toplantıdayız Şişhane’deki binada..
Konuştuklarını notlar almak için yanında oturuyorum birden elini uzattı göz kapağımın üzerine doğru götürdü, bi refleksle geri çekildim. Baş parmağıyla göz farımı sıyırıp bana göstererek ‘’Makyajın fazla olmuş bu seni daha güzel yapmaz’’ deyip Emel Sayın’ın aşırı makyajını Ajda Pekkan’ın gizli ve sade makyajıyla karşılaştırıp toplantıya renk katan bir konuşma yapmıştı o da ben de kalsın..
Renki sohbetlerinin yanında iş ciddiyetine daha çok önem verirdi..Dış görünüş bunlardan biriydi..
Mesela arkası açık terlik görünümünde sandaletler de giyilmezdi ofiste, ayakkabı formatında olmalıydı. Dekolte de dahildi. İş disipliniyle bağdaştırırdı haklıydı da.. Avrupa’da kurumsal ofislerde de böyledir..
Geçmişte Erdoğan Bey’in kullandığı cep telefonunu yazmıştım. .
Öyle teknolojinin son model cihazını değil, aç kapa iş görecek eski model bir cep telefonu kullanırdı. Yardımcıları bi türlü yenisine ikna edememişti..
Erdoğan Bey’in hayatı görüşleri azmi deneyimleri ve başarıları ve yüzbinlere sağladığı iş imkanı, istihdamı  yazmakla anlatılmakla bitmez..
Bugünlerde, ‘çok da gönüllü olmadığını düşündüğüm’ ve ‘’Yakın dostum’’ dediği Aydın Doğan’dan satın aldığı medya şirketleriyle adından sıkça söz edilen Erdoğan Demirören’i yakından tanımadıkça herkes her şeyi söyler dilin kemiği yok ama insanlar biraz düşünseler farkına varacaklar..
Türkiye’nin gerçek patronları işçiye aş, iş, ekmek, emek verenlerdir, Erdoğan Bey gibiler Türkiye’nin akciğerleridir..
***
Not: Benim övgüme ihtiyacı olmayan Erdoğan Demirören için kaleme aldığım içimden gelen bu bi tutam notları kimse bi yerlere çekip ‘yalakalık ediyorsun’ demesin alnını karışlarım..Bir işim gücüm köşem var, kendi sosyal medyam var her şeyden önce.. Ben 21 yıldır ‘’yalakalık’’ ederek, meslektaşlarımın ekmeğiyle oynayarak gelmedim bu yerlere..
FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri