Erdoğan'dan çok sert açıklamalar!

Cumhurdiğernı Recep Tayyip Erdoğan, AK Partili İl Başkanlarına seslendi.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#

Cumhurdiğernı Recep Tayyip Erdoğan, AK Partili İl Başkanlarına seslendi. Erdoğan yaptığı bildiride İzmir'de camilerin hoparlörlerine sızılması olayı ile alakalı sert açıkmalarda bulundu. Erdoğan ilaveten Kılıçdaroğlu'nun sözlerine de yanıt verdi.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; 


Ülkemizi de etkileyen koronavirüs salgınını hamdolsun büyük ölçüde denetim altına aldık. Normalleşme çalışmamız da işlemeye başladı. Sosyal alanlarla alakalı kararımızı bayram ardından vereceğiz.

Genel sağlık sigortamızın kapsayıcılığından kaynaklı hiçbir vatandaşımızı mağdur etmedik. Üzüntü verici görüntülerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı. Salgın sürecinin yönetiminde tarihi başarılara imza atıldı.

Alınan tedbirlerin yol açtığı sıkıntıların giderilmesi konusu ile alakalı başarılı bir süreç yönetimi gösterdik.

İstihdamı sürdürmek amacıyla pek çok destek paketi gerçekleştirdik. Gelişmiş ülkelerin bile ilerisinde olduğumuzu görüyoruz. Ülkemizde ve dünyada bir müddet daha günlük yaşam yeni kurallara göre işlemek durumundadır. 

 

EN KÜÇÜK İHTİMAL YENİDEN HORTLAMASINA NEDEN OLABİLİR

Teyakkuz durumunda olmayı sürdüreceğiz. En ufak bir ihmal salgının tekrar hortlamasına yol açabilir. Bunun ne derece ekonomik ve sosyal sonuçları neden olabileceğini son iki ayda yaşadıklarımız açıkça göstermiştir.

Sizlerden illerinizde, maske, mesafe, temizlik hususlarındaki programın tavizsiz yürütülmesini takip etmenizi istiyorum.

Salgın sürecinin de bir sınav bulunduğu bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Var gücümüzle gayret gösteriyoruz.

5,5 milyon dar gelirli vatandaşlarımıza verdiğimiz 1000'er TL'lik karşılıksız nakit desteği ile insanlarımıza sahipsiz olmadığını gösterdik. 

 

CAMİ HOPARLÖRÜNE SIZAN ALÇAKLAR

Gönlü ve kafası kör düşmanlıkla kararmamış olan herkes ne yaptığımızı ve neyi amaçladığımızı gayet iyi biliyor, görüyor ve takdirini de her fırsatta ifade ediyor.

Buna karşılık ülkenin önüne takoz olmayı, milletin tarihine, kültürüne, değerlerine husumeti devleti yıpratmayı esas siyaseti durumuna getiren CHP, gene o herkezin bildiği çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. 

CHP'nin her aktörü başka bir cephede bozgunculuk fesat peşinde konuşuyor.

İzmir'de camilerin hoparlörüne sızan alçaklar, saygısızca yayınlar yaparken, o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe bu rezilliği aktarıyor. 

HEPSİNİN FOYASI ORTAYA ÇIKIYOR

Yaptığımız hastanelere balçık atıyorlar. Hiç kusura bakmasınlar ülkemizin ve milletimizin aydınlık geleceği amacıyla, bunları rahatsız etmeyi daha çok sürdüreceğiz.

Ağızlarından köpüklerinden saçarak, kalemlerinden kan damlatarak bize saldıranların hepsinin de foyaları birer birer meydana dökülüyor. Meğer bunların hepsi de bize yönelttikleri ithamların çok daha beterini kendileri bilfiil istiyorlarmış.

Bu ülkenin ortak değerlererini, yaptıkları hırsızlıkları örtmek amacıyla bir kalkan gibi kullanarak istismar ettiklerini artık herkes görüyor. Bunların hiçbiri bizleri ilgilendirmiyor. Hukukun konusu olan işlerini yargı, idarenin konusu olan konuları alakalı kurumlar takip edecek.

Hükümet olarak biz programımızı, planlarımızı, projelerimizi yaşama geçirmek amacıyla çalışacağız. 

CHP'Lİ KILIÇDAROĞLU'NA TOKAT GİBİ CEVAP

Geçmişi buhran örnekleriyle dolu partinin bugün yüzü hiç kızarmadan hükümetimizi eleştirmeye kalkmasını acı bir gülümsemeyle karşıladık.

CHP Genel Başkanı'nın buhrandan çıkış diye dillendirdiği konuların hiçbiri de sadra çare olacak bir teşhis ya da öneri içermiyor.

Bu ülke CHP zamanlarında halkına verecek ekmeği bulamadığı için, ekmeği karneyle dağıtma buhranını yaşamıştır. Yaşatan kimdir? CHP. Evet, bu ülke geçmişte savunma sanayiinin temel kurumlarının kapılarının kapatılması buhranını yaşamıştır. Yaşatan kimdir? CHP. Bu ülke geçmişte demokrasi açık oy, saklı tasnif olarak gören faşist kafanın yol açtığı nice baskı ve zulüm buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? CHP. Bu ülke geçmişte yağdan gaza, pirinçten benzine kadar bütün esas gıda maddelerinin yokluğundan kaynaklanan kuyruklar buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? CHP. Bu ülke geçmişte hastane kapılarında yığılan insanlarının, muayene olacak doktor, araştırma yaptıracak cihaz, deva amacıyla alacağı ilaç bulamama buhranı yaşamıştır. Yaşatan kim? Başta Bay Kemal ve CHP.

9 milyona yakın istihdam oluşturduğumuz halde, ısrar ve inatla 'öldük, bittik' türküsü söylemeye devam ediyorlardı.

İhracatı 36 milyar dolardan, 180 milyar doların üzerine çıkardığımızı gördükleri halde, kamuoyuna devamlı kötümserlik havası pompalamaktan vazgeçmiyorlardı. 

YOUTUBE'LARDA TOPLADIĞINIZ ADIMLARLA NETİCE ALMANIZ MÜMKÜN DEĞİL

Düşünün bakanın durumunda olanlar ya da da değişik görevler verdiğim şahıslar şimdi değişik şekilde saldırı içerisindeler. Yahu sen bakansın. Atılan bir adımda Başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da o işleri 'Ben ben ben...' Ne ben'i yahu? Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın adım atacaksın. Bunu kime yutturuyorsun? Böyle kalkıp Youtube'larda topladığınız adımlarla sonuç almanız olası değil. Biz henüz takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olacak her şeyi bize yıkma hesabı içerisinde olanların hesabını esasen milletim sorar. Bu milletin vicdanından her şey Allah'ın izniyle döner.

YALAN KONUŞMAZLARSA BUNU İTİRAF EDERLER AMA EDEMEZLER

 CHP'nin IMF sevdasının arkasında ise Türkiye'yi geçmişteki siyasi ve ekonomik teslimiyet özlemi vardır. İktidara geldiğimizde IMF'ye 23,5 milyar dolar borç vardı. Sevgili vatandaşlarım, bu bunu 2013 Mayıs'a kadar ödedik ve o defteri kapattık. IMF Başkanına 'Siz bize siyasi noktada rol biçemezsiniz.' dedim. Bunu henüz bir parti kurmuş zat da bilir. Bu görüşmeyi Davos'ta yaptık. 'Siz yalnızca gelirsiniz borç-alacak ilişkilerimizi incelersiniz, bize siyasi rol biçemezsiniz.' dedim. Eğer dürüstse, ahlâklıysa bunu kendisinin de itiraf etmesi gerekir. Ama onlar IMF'e bu tür bir ifade kullanamazlar. Böyle bir duruş sergileyemezler. Şuanda bile biz IMF ile irtibatlarımızı sürdürmemiz gerekiyor, borç almamız gerek diyorlar. IMF'nin bizden 5 milyar dolar istediğini kendisi çok iyi bilir. Biz güçlü olmasaydık onlar bizden bu borcu istemezdi. Ben kendine 'Verin, bizden bugün borç alan yarın bizden talimat alır.' dedim. Yalan konuşmazlarsa bunu itiraf ederler. Ama edemezler.

Zaman zaman bu tür hafıza tazemelerine gereksinim oluyor. Başka hiçbir işe yaramıyorlarsa da Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu konuda gayet iyi olduğunu kabul etmemiz gerekir. 

DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI'NIN AÇILIŞI YAPILACAK

27 Mayıs'ta inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın açılışını yapacağız. Sembolik bir ekiple inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın açılışını yapacağız. Bu açılış, CHP zihniyetinin değişik bir görünümünü meydana koyması bakımından çok ama çok mühim olacak. CHP zihniyetinin arkasında durduğu o sürenin yargısı nasıl oluyor da devrin Başbakanı'nı ve arkadaşlarını idam etmesi bakımından çok mühim.

Şimdi ise orayı çok değişik bir konuma taşıdık. İnşallah 27'sinde hem açılışını yapacağız böylece adını da Yassıada olarak değil 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası' olarak anacağız. Bu hususta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne de teşekkür ediyorum. Yapımını onlar üstlendi, işletmesini de belli bir vakit onlar yürütecekler. Orada da kamu-özel işbirliği ile bu yatırımı yapmış olduk.




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri