Evlenirken plakaya bunu da yazın lazım olur belki

Filiz Akgün'ün 'Evlenirken plakaya bunu da yazın lazım olur belki' başlıklı yazısı...

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Önceki gün, ilkokul 1’e giden kızımın öğretmeniyle randevum vardı. 

Okula girdim, merdivenlerden yukarı çıkacağım baktım ki konferans salonuna giden koridorda tam da merdiven altında tozun toprağın uçuştuğu bir alanda minik çocuklar folklor çalışmasına ara vermiş yerde soğuk betonun üzerinde oturuyorlar, bazıları da yorgunluktan yerde uzanmışlar.  Folklor eğitmeni genç adam da sandalyesinde oturuyor. 

Şoke oldum. 

Yarım saat sonra da aynı yerde merdiven altında benim çocuğum da folklor çalışmasına girecekti. Ve bu çoçulların pek çoğu alerjik hastalıklarla boğuşurken bu yaşta olmaları gereken en son yerseler “merdiven altında..!”

Kötü niyetli biri olsam fotoğraf çeker “merdiven altı eğitim!” diye habere taşırdım. Çekmedim, çünkü çocukları rahatsız etmek istemedim.

O dakikalarda da müdür bey odasında sıcak koltuğunda oturuyordu!..

Çıktım görüşmemi yaptım, eve geldim. 

Kızım okuldan gelince “anne biz yerde oturduk çok üşüdüm bana daha kalın bir  eşofman alır mısın” dedi. Oysa eşofmanı zaten kalındı. Mevsim yaz değil ki..

O akşam kızım karın ağrısından kıvrandı, idrara çıkarken “anne canım yanıyor” dedi, çift çorapla uyuttum, sarıp sarmaladım.

Sabah oldu erkenden okulun müdür yardımcısını aradım. 

Durumu anlatırken soğuk betonda oturmanın çocuklarda yaratacağı hastalıklara değinirken her klasik anne tepkisiyle “sizin çocuğunuz betonda otursa ne yapardınız, çocuğunuz varsa anlarsınız beni. Çocuğunuz var mı?” dedim.

O an telefonda bir sessizlik oldu sonra titrek bir sesle “var, vardı ama kaybettim. İki çocuğum vardı hem de, ama kaybettim”

!!!...

Sustum hemen özür diledim. Defalarca diledim. 

Çünkü şöyle düşünmüştüm o an da: “çocukları ya bir kazada öldüler veya eşi hamilelikte çocuk düşürdü veya çocuklar doğunca ölüyordu yaşayamıyordu falan!

Hayır, siz olsanız benim yerimde  ne düşünürdünüz, öyle ya!

Tekrar özür diledim “benimkisi ani bir anne refleksiydi bilemedim. Neden kaybettiniz? dedim.

“Ben elimden boşandım çocuklarım başka şehirde göremiyorum maalesef. O çocuklar benim de çocuklarım satılır. Yerde oturan çocuklarımız için müdür beyle konuşup acil çözüm bulacağız, o çocuklar benim de çocuğum anlıyor musunuz” dedi..

!!!..

Haaa şimdi anlaşıldı, anladım ki bu da o “mağdur babalardan” yani çekişmeli boşanmalardan. Belki konuşsam daha neler çıkacak altından..

“Anladım sizi, çok iyi anladım” diyebildim sadece, başka da soru sormadım, sorsam anlatacaklarını tahmin edebiliyordum. Zira son 6 yıldır bu konuları yazıyorum hemen her gün en az bir okur mektubu alıyorum. Hepsinin ortak derdi “çekişmeli boşanmalar”

Bu çocuk icralarını ve “süresiz nafakayı” yazan ilk gazetecilerdenim hatta belki de önce sadece ilk ben yazmaya başladım. O vakte kadar evli veya bekar çoğu kimsenin haberi bile yoktu taaa ki onlar da boşanıncaya kadar.. 
Doktoru, avukatı, akademisyeni, siyasetçisi öğretmeni, işçisi  nereye temas etsem çoğu bu boşanma konularının dertlisi..

“Çocuk icrası” bu yüzden çok önemli, acil ilgili yasalar düzenlenmeli ..

Türkiye'de 22 bin çocuk, ailesini icra yoluyla görebiliyor.

Evlenirken plakaya bu da yazılsın lazım olur belki!..




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri