Gazeteciler gazetecilere soruyor “neden milletvekili olmak istiyorsunuz, merak ediyoruz”

''Gazeteci neden milletvekili olur'' diye sordum işten kovuldum..

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET

24 Haziran seçimlerine en az 20 gazeteci milletvekili adayı var.. Neden siyaset..?

Benim yıllardır merak edinerek sorduğum o soruyu; ‘Kıdemli bir gazeteci neden milletvekili olmak ister’’ sorusunu Gazeteci Oray Eğin’de ‘’Gazeteci neden milletvekili olur’’ başlığıyla taşımış köşesine..

Önce Oray Eğin’in dikkat çeken durum tespitine ilişkin yazısını okuyalım sonra devam edelim..

GAZETECİ NEDEN MİLLETVEKİLİ OLUR?

HALİHAZIRDA işi olan, kamuoyuna seslenebilen, görüşlerini aktaran meslektaşlarımızın neden siyasete atıldığını anlamakta zorlanırım. İYİ Parti’den aday olan Mehmet Tezkan da yıllardır kendini en rahat ifade edebilen gazetecilerden. Üstelik muhalif, ama birçoğumuza göre daha şanslı. Hiç işsiz kalmadı ve gerek gazete, gerekse de televizyonda en sık ve kolay yer alanlardan biri.

Neden milletvekili olmaya ihtiyaç duyar ki? Kendi köşesinde yazdığına göre “Biraz da öbür tarafı görmek”miş amacı.

Doğrusu, ben pek ikna edici bulmadım.

KIYAK EMEKLİLİK

Bu milletvekili olma hevesindeki pek çok kesimde (gazeteciler de dahil) bir emeklilik garantisi arzusu yatıyor. Bir dönem milletvekili oluyorsunuz, ömür boyu muazzam avantajlar sağlıyor bu görev. Bir daha seçilmeseniz de olur, emekli maaşı bağlandı mı yeter... Sağlık hizmetleri bedava, hatta ölümden sonra çocuklara bile maaş veriliyor.

Yıllardır medya “Kıyak emeklilik” diye bu konuyu manşetlerden eleştirdi, ama bu kıyaktan faydalanan gazetecilerin sayısı da her dönem artıyor.

Bu emeklilik meselesini de bir kez daha tartışmamız gerekmiyor mu?

Kim bilir, belki Tezkan bunu mesele edinir ve Meclis’te kovalar.

********

Gelelim başka bir gazeteciye gazetecilik ustasına Prof. Dr. Haluk Şahin Hoca’nın geçen günkü o yazısına;

AHMET ŞIK’IN ADAYLIĞI

Dün gazeteci Ahmet Şık’ın milletvekili adaylığı hakkında ne düşündüğümü sordular. Hatalı bulduğumu söyledim. Hangi partiden aday olursa olsun aynı şeyi söylerdim. Ahmet Şık ülkemizde çok ender yetişen, Uğur Mumcu ekolünden bir araştırmacı/soruşturmacı gazeteci idi. Cesareti, olgulara saygısı ve üslubu ile haklı bir şöhret ve saygınlık kazanmıştı. Bir şey yazdığı zaman bu onun gazetecilik becerisinin ve vicdanının yansıması sayılıyor, önemseniyordu. Artık bir siyasetçi olacağı için başka şeyler düşünülecek. Umarım Ahmet kararını yeniden değerlendirir ve adaylıktan çekilir. Ahmet Şık gibi gazeteciler kolay yetişmiyor. Ve, gazetecilik önemlidir!

*******

BU DA BENDEN..

Yıl: 2000-Haziran 
Yer : SKYTürk Tv.

Canlı yayın konuğum CHP milletvekili adayı Gazeteci Ruşen Çakır..
Soru : ‘’Bir gazetecinin milletvekilliğine adaylığını koyması, sizce gazetecilik adına toplumda güven kaybına sebep olmaz mı?’’
!!!..

Net, ‘tatmin edici’ cevabı şimdi hatırlamıyorum, hatırladığım tek şey Genel Yayın Yönetmeni olan Yazar Erbil Tuşalp’in beni yanına çağırıp ''üzgün bir ifadeyle'' yollarımızın ayrıldığını (kovulduğumu) söylemesi..

 

Televizyon üzerinde söz sahibi olan o dönemin gazetecileri bugün özgürlüklerden dem vuruyor..!

Onlar kendilerini biliyor..

Sıkıntı yok..!

 

Bu camiayı en iyi yine bizler biliriz bakmayın ağladığımıza..

Bir gazeteciyi hep bir gazeteci işsiz bırakmıştır siyasilerden önce..

Önce bunu soralım kendimize, itibarımızı iade edelim artık bir birimize..

******

 

GAZETECİLERİN ' tomaateeess' ÇIĞLIGI..

Ülkem fokur fokur, nohut gibi kaynıyor. Herkes herkese ne bulursa atıyor..

Hava ağır puslu görünmüyor.

Dağılmışız boyoz gibi, tadından yenmiyor..

Bir bu eksikti..!

Ortalık ‘Milletvekili adayı gazeteciden’ geçilmiyor..

*

Yukarıda belirtilen cümlelerden ‘Basın Özgürlüğü’ nün gerçek fotoğrafını ekte bilgilerinize sunmadan önce şunu belirtmeliyim;

Yazacaklarımdan hiçbir tükenmez kalem, kurşun kalem, tahta kalem, keçeli kalem, dolma ve hatta göz kalemi sorumlu değildir.

Üzerine alınmak isteyen kalemlerden de, ben sorumlu değilim..

*

Basının toplum üzerindeki misyonunu-vizyonunu anlatıpta sıkmayacağım.

Google sayesinde herkes her şeyi biliyor zaten.

Yediden yetmişe kültür akıyor paçamızdan...

Baskın basanın mıdır? ‘Basının’ mıdır ?

İyi okumak gerek.

Bu okumak ‘Allahın adı ile oku’mak değil.

İyi analiz etmek..

Aynayı kendimize çevirmek..

*

Özgür basın.. Özgür toplum..Özgür irade..

Bu Özgür, özel isim Özgür’den başkası olmadı, olmayacak bu gidişle..

Basın şamar oğlana döndü. Gelen vuruyor, giden vuruyor.

‘Vurun Kahpeye’ oldu..

Bir meslek grubu daha var mıdır, bizim kadar birbirini çekemeyen..

Bir başka meslek grubunda daha var mıdır, aynı masada ama ayrı maaşları alan..

*

Belki de bu yüzdendir..

Çok görmeyin ‘satılmış’ kalemleri.

Hor görmeyin ‘kakılmış’ gazetecileri..

‘’Onun da bir seveni vardır’’

*

Benim güzel meslektaşım,

Canlarım,

Yoldaşlarım,

Arkadaşlarım..

Kaçımız, bizim gibi yine gazeteci olan müdürünüz, patronumuz tarafından işten atıldı?

Kaçımızın, basın plazalarının kapılarında giriş kartı alarm verdi..

Kaçımız, işten atıldığını aynı kattaki patronunu attığı mailden öğrendi.

Kaçımız, patronu ve müdürü tarafından takip edilip iş bulması engellendi.

Hasbel kader iş bulan kaçımızın yeni patronu eski patronun telefonu ile işimize son verildi.

Kaçımızın kıçına tekme atıldı..

Kaçımızın ‘kıçı’ aylarca açıkta kaldığı için, eve ekmek götüremedi.

*

Ne zaman gerçek ‘basın özgürlüğü’ olacak biliyor musunuz?

Gazeteciden holding patronu olmadığı zaman..

Muhabirle spikerin aynı maaşı aldığı zaman..

212 koyun saydığımız zaman

Gazeteci gazetecinin işine son vermediği zaman..

Gazeteciden milletvekili olmadığı zaman..

En acıklısı..

'Çalışan' Gazeteciler günümüzün kutlanmadığı zaman..

 ‘Uğurlar’ olsun..

(2014 Arşiv yazımdan)

 

*******

‘’Çayda dem, meslekte kıdem’’

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET

 



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri