Gelişme hamlesi ve “evanjelist”lerin endişesi

Üretmeyen bir toplumun gelişmişliğinden söz edilemez. Üretimle birlikte gelişimlerini tamamlayan değişen zaman döngülerinin ekseninin içinde kalan toplumlar dolayısıyla devletler, gelecek yüzyıllarda üretim gelişimi ekseninin dışarısında kalan Devletleri kendi eksenleri içerisine almayacaklardır.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Üretim ekonomisinden uzak tüketim ekonomisi batağına saplanan toplumlar gelişmenin ana çekirdeğini oluşturan Devletlerin kölesi olmaya mahkûmdur.

 

Gelişmişlik ekseninin içerisindeki ana çekirdeği oluşturan Devletlerin karşılarında yeni güçler görme tahammülsüzlüğünü her alanda göstererek çeşitli entrikalarla birlikte, siyasi, ekonomik, kültürel saldırılarında gelişmeye çalışan Devletlere karşı acımasız olacaklarının vahametini maalesef her geçen yıllarda daha da artarak devam ettireceklerdir.

 

Son Yıllarda gelişim hamlesi atağına geçen Türkiye, hiç şüphesiz ki gelişimini tamamlayan ana çekirdekteki Devletlerin saldırı hedeflerinin ekseninde, yaşamın her alanında ablukaya alınma gayretlerini sinsice ve planlı eylemleriyle akıl almaz saldırılara maruz bırakılmaktadır.

Tarih boyu Türk, İslam fobisini üzerlerinden atamayan haçlı düşüncelerini asla hiçbir zaman unutmayan, zamanın uygunluğunu yakalayınca düşmanlıklarını sahneye süren “evanjelist” zihniyetler, gelişmişliğini tamamlayan Devletlerin yönetimlerini de ellerine geçirerek hem gelişmeye çalışan ülkelerin önünü kesmeyi hedeflerine koymuşlar hem de özellikle İslam dininin yayılmasını kendi toplumlarındaki kabul görüşlülüğünün önünü keserek kendi çarklarının sürdürebilirliğinin hâkimiyetini yeryüzüne baskı ve korku ile küçük Devletlerin iktidarsız yöneticilerini sindirerek güçlerini devam ettirebilme düşüncesinde hayallerini süslemektedirler.

 

Haçlı zihniyetin tek korktuğu ve çekindiği Devlet dolayısıyla İslam’ın bayraktarlığını yapan Müslüman Türk Milletidir.

Bu nedenledir ki, Türk Devletine, Türk Milletinin Bekasıyla oynama küstahlığının içerisinde bin bir türlü hile oyunlarıyla saldırıya geçerek toplumsal yılgınlık ve kaos oluşturma sevdasındalar.

 

Eminim ki bu sevdaları kursaklarında kalacaktır. Yeterki içeride milli birliğimizi, dirliğimizi, muhafaza edip daha da pekiştirerek içeride tek yürek, tek bilek olarak güçlenip dış saldırılara karşı göğsümüzü siper edelim.

 

Birliğimizi bozmaya çalışan zihniyet ve İstikrarsızlığımıza çanak tutanlara karşı inat çok çalışıp üretim ekonomisine geçmek önce ülke kalkınması için, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilelebet payidar kılabilmek için, gelişmiş ülkelerin çemberini kırıp mucizeler yaratan bir milletin varlığını Dünya durdukça baki kılmak, bizlerin bu ülkeye ve şehitlerimize olan namus ve vefa borcudur.

 

Milli birliğin daha da pekiştirilmesi için kurum ve kuruluşların yanında breysel gayret ve sorumluluklarımızın bilincinin verildiği basamakların başında eğitim ve Eğitmenler başta olmak üzere, hiç şüphesiz Devletlerde, hükümetlere daha çok sorumluluk düşmektedir.

 

Devletin yürütme organlarındaki temsil makamında hizmet üretebilecek, işinin ehli yönetici ve kadrolarının olması kaçınılmazdır.

Öğle zihniyetler varki siyasi iktidarı makam ve rant çıkarları için kullanarak koltuk kapma yarışı içerisinde olup ülke çıkarından çok kendi cep çıkarını düşünürken siyasi iktidara karşıda riyakarlığını kamufle ederek çeşitli dalavereler içerisinde işlerini yapamamaktadırlar.

Devletin kalkınması, iktidarların başarısı, önce ülkeyi düşünen işinin ehli çalışan ve yöneticilerden geçer.

 

 Devletin kadroları seçilmiş hem nitelik hem de nicelik vasıfları yüksek olan personellerden oluşması  hem hükümetlerin başarısını hem de devletin adilliğinin halkın üzerinde etkisini oluşturacaktır.,

 

Günümüzde Devletler İsrafa son verici uygulamaların önüne geçen tedbirleri almalıdır ki evanjelist zihniyetler sevinmesin.

İsraf yapan yöneticiler hakkında denetimleri sıkılaştırmak, gelir adaletsizliğine son vermek toplumda gelir uçurumu yaratmamak zorundadır.

“İnsanı yaşat ki” Devlet yaşasın, İnsanı yaşat ki milli birlik beraberlik artsın.

Ehil yöneticiler iş başına gelsin ki Devletin sosyal adaletliliği yayılsın, üretim artsın

Türkiye üzerinde sinsi emelleri olanlar nitelik ve nicelik zırhına çarpsın.

 

Neşat YALÇIN /CAFESİYASET

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri