HANGİ HAİNİN NEREDE OTURDUĞUNA VARINCAYA KADAR...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli bugün bir araya geldi. Cumhur ittifakı devam etse de yerel seçimlerde ittifak yapılmayacağının açıklanması sonrası bu görüşme önemli... Bu önemli görüşmede yerel seçimde yapılacak ittifak masaya yatırılacak ve yol haritası belirlenecek.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Cumhur İttifakı stratejisi masaya yatırılacak ve öncelikle Büyükşehirler ve metropol ilçeler bazında Cumhur ittifakı gerçekleşecek İnşallah.

Bu ittifak ile İstanbul'da MHP AK Parti adayını destekleyerek aday çıkarmayacak.

Ankara’da ise AK Parti ve MHP mutabakat adayını ortak belirleyecek.

Manisa ve Mersin başta olmak üzere MHP'nin ağırlıklı olduğu illerde de AK Parti MHP adayını destekleyecek.

Yine bu görüşmede masaya yatırılacak Cumhur İttifakı ile; il il, ilçe ilçe değerlendirmeler yapılacak inşallah.

Eğer AK Parti şaibeli aday çıkarırsa bunun hesabını milletimize veremez.

Bu anlaşma ve ittifakın yerel seçimlerde devam etmesiyle de ihanet ittifakının önemli belediyeleri almasının önüne geçilecek.

Bu görüşmede bir konu daha gündeme gelecek...

Şaibeli ve defolu adaylar listelerde yer bulamayacak.

İttifakı sabote etmek isteyen çatlak seslere de asla müsaade edilmeyecek.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Devlet Bahçeli arasında yapılacak bu görüşmenin sonrası Cumhur İttifakı yerel seçimlerde devam edecek.

Bu görüşme öncesi partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den şaşırtan açıklamalar geldi.

Sayın Bahçeli'nin iddiasına göre bir provakasyon hazırlığı var.

24 Haziran 2018 genel seçimler öncesi, 25 Mayıs 2018 tarihinde yine yeni bir darbe kalkışmasında bulundu FETÖ odaklı şer güçler.

Bu girişimleri daha hazırlık safhasındayken ve uçaklara binemeden devlet tarafından sert bir şekilde derdest edildi ve halka duyurulmadı bile.

Ancak, darbe girişiminin bastırılması sonrasında hem sayın Devlet Bahçeli ve hem de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vasıtasıyla üstü kapalı da olsa, bu bizim bahsettiğimiz darbe girişimine ismen atıf yapılmadan FETÖ’nün yeni bir askeri darbe hazırlığında olduğu duyuruldu.

Şimdi de sayın Devlet Bahçeli son gurup konuşmasında, ''FETÖ/PKK iş bölümü yapmış ortaklar pusuda bekliyorlar. Türkiye üzerinde yeni bir hain deneme, yeni bir şer oyun planlanıyor. Ekonomideki sorunları siyasal tepkiye dönüştürmek ve 31 Mart seçimleriyle ilgili maksatlı bir hazırlık yapılıyor.” Diyerek, 31 Mart yerel seçimlerinin ertesi günü FETÖ ve PKK’nın yeni bir kaos ve darbe girişiminde bulunacaklarını ilan etti.

SIKINTI BÜYÜK...

Ama biz, her şeyden evvel rabbimizin geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın yapacağı önemli hizmetleri olacağından dolayı bu milleti muhafaza edeceğine yürekten inanıyoruz.

Biz yine ve ısrarla devletimizin millileştiğini, bağımsızlaştığını ve Müslümanlaştığını vurguluyoruz.

Milli devletimizin bu milleti, topraklarımızı aynı zamanda bir buçuk milyar müslümanı ABD, İngiltere, İsrail ve NATO’ya bırakmayacağını da çok iyi biliyoruz.

Sıkıntı büyük diyoruz ve biliyoruz ki bu sıkıntıların en önemli merkezi sayın Cumhurbaşkanımızın etrafının sarılı olmasında...

Sayın Cumhurbaşkanımız, milletin verdiği mesajları yerine getirmekte çevresindeki hainlerden dolayı adım atmakta zorlanmaktadır.

Ancak, ittifak konusunda yine en önemli adımı ve fedakarlığı MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli atmıştır.

Öyle ki, AK Parti tarafından görevden alınan ve onsuz Ankara’nın alınma imkan ve ihtimali sıfıra yakın olan Melih Gökçek’i partisine davet ederek ve 'MHP’ye şeref katar' diyerek onu onere ederek oyunları bozmuştur.

Cumhur İttifakını yıkmak için gayret göstermekte olan FETÖ ve onun bağlı olduğu şer derin devlet yapılanması, 17/25 Aralık sürecinde Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı sözde Selam-Tevhit isimli terör örgütü oluşturarak önce AK Parti iktidarını devirmek, ardından da 25 Mart 2014 yapacakları darbede sayın Erdoğan’ı tutuklamak istemişlerdir.

Hainler boş durmuyor ve durmayacaklar...

Israrla söylüyoruz..

15 Temmuz 2016 FETÖ’cü darbe girişiminin gerçek tarihi aslında 6 Mayıs 2016 tarihiydi.

Devletimiz, sayın Erdoğan’ı bilgilendirerek Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olduğu bir dönemde bu darbe girişiminin sıkıntı doğuracağını bildiğinden, bu planlanan girişimden bir kaç gün önce Davutoğlu’nu istifa ettirmiştir.

Vatan hainlerinin, millet düşmanlarının niyetleri şu idi...

Sözde (!) Emniyet Müdürü ve güya FETÖ mağduru (!) Hanefi Avcı eliyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘Milli Damar’ isimli bir şikayet dilekçesi verdirtilmişti.

Bu dilekçede Yeni Şafak gazetesinin haberine göre;‘Hanefi Avcı örgüt uydurmuş’ ve örgüt mensupları isim listesinde birinci sıraya sayın Cumhurbaşkanımıza yakın isimleri eklemiş, ikincisi ise 15 Temmuz FETÖ’cü askeri darbede mücadele ettiğini bildiğimiz devlet görevlilerinin isimlerini vermiştir.

Buradan da anlaşılıyor ki, FETÖ’nün niyeti sözde Selam-Tevhit isimli örgütünde olduğu gibi sayın Cumhurbaşkanımızı sözde ‘Milli Damar’ örgütünün lideri olarak yapacakları 6 Mayıs 2016 tarihinde (Ahmet Davutoğlu’nun istifası üzerine darbeyi 15 Temmuz 2016’ya tehir ettiler) ki, askeri darbede tutuklayacaklardı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Hanefi Avcı’nın bu ihanet şikayetine takipsizlik kararı vermiş, MİT’ten, Emniyet İstihbaratından ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’dan gelen istihbari bilgiler ile böyle bir terör örgütünün olmadığını ilan etmiştir.

Bizler, Hanefi Avcı’nın bu ihanet dilekçesinde yalnız olmadığını da çok iyi biliyoruz.

Kamuoyunun KÖZ olarak bildiği Kemalettin Özdemir tarafından bu sözde örgüt uydurulmuş, yapacakları darbe girişimine bu sözde şikayetle zemin hazırlamak istemişlerdir.

Bunun bilgisi, belgesi devletimizin elindedir.

Ülkemizde maalesef at izi it izine karışmıştır.

Mesela, Sabah gazetesinde de yanlışlar fazlasıyla vardır. Her ne kadar gazete milli ve hükümet yanlısı gözükse de bu düşünce yanlıştır.

Sabah gazetesi istihbarat müdürü olarak kendisini tanıtan Abdurrahman Şimşek, Ferhat Ünlü, Avukat Fidel Okan bu kumpasın içerisindedir. Bunların da kendi aralarında bu meseleden (Milli Damar şikayet dilekçesinden ötürü) kavgalı oldukları medyaya yansımıştır.

Abdurrahman Şimşek, devletin o dönem tespit ettiği ve yakalanmaları için çalışmalar yaptığı bir süreçte Sabah gazetesinde boy boy FETÖ’cü il, ilçe ve yurt dışı imamlarının bilgilerini, isimlerini ve resimlerini yayınlayarak bu FETÖ’cülerin Türkiye’den kaçmalarına neden olmuştur.

Bu ihaneti sayın Cumhurbaşkanımız bilmesine rağmen gerekli operasyonu yapamamıştır. En yakınında bulunanlardan dolayı ne Abdurrahman Şimşek’e, ne Hanefi Avcı’ya ve ne de 15 Temmuz darbe girişiminin görünmeyen bir numarası konumundaki Kemalettin Özdemir’e dokunamamıştır!!!

Sayın Cumhurbaşkanımızın (Milli Damar) şikayetinden ötürü ‘Ben bunlardan bunun hesabını sorarım’ demesine rağmen gerekli hesabı da soramamıştır!!!

Oysa onlar boş durmamakta, yerel seçimler öncesi ya da sonrası yapmak istedikleri yeni darbe girişimine zemin hazırlıklarını sürdürmekte ve bu sözde şikayeti( Milli Damar) yeniden canlandırmak istemektedirler.

Bunun için de İstanbul ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarının kapılarını aşındırmaktadırlar. Bir kısım emniyetçiler de savcılık makamının bu işlemi devreye sokmasını beklemektedirler.

Kemalettin Özdemir konusunda şikayet dilekçesi verilmesine rağmen ve vazifesi devletin güvenliği ve geleceği adına KÖZ’den hesap sorması gerekenlerin bu süreci henüz başlatmamalarından dolayı yakın gelecekte bunların da hesap vereceklerini bildirmek isteriz.

Bu ihanet, şer derin devletin arkasındaki uzantıları olan Amerika, İngiltere ve İsrail’e uzanan derin bir yapılanmadır.

Görünürdeki hedefleri sayın Cumhurbaşkanımız olsa da, asıl dertleri 15 Mayıs 2006 tarihinde millileşen, bağımsızlaşan ve Müslümanlaşan Yeni Türkiye’yi ortadan kaldırmak istemeleridir.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar başarılı olamayacaklardır.

Çünkü...

Birincisi, bu ihanete ön vermeyecek rabbimiz var.

İkincisi, Peygamber Efendimizin ‘Yahudiler, Müslümanlarla savaşacak. Bu savaşta Müslümanlar galip gelecek’ buyurduğu müjdelerinin gerçekleşeceği zaman dilimi içerisindeyiz.

Üçüncüsü, Türkiye üç asırdır hiç olmadığı kadar güçlüdür. Üç yüz sene sonra kendi devletini Yahudilerin elinden almış milli bir devletimiz var.

Dördüncüsü, etrafı sarılı da olsa sayın Cumhurbaşkanımız var ve onu defaatle en sıkıntılı zamanlarında desteklemiş olan MHP lideri sayın Devlet Bahçeli var.

Beşincisi, 15 Temmuz darbe girişiminde kahramanca meydanlara inmiş, devletine sahip çıkmış bir milletimiz var.

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası üç darbe teşebbüsünden de daha önce bahsetmiştim.

Milli devletimiz bu hainleri kışlalarından çıkmalarına, savaş uçaklarına binmelerine fırsat vermeden derdest etmiştir.

Yine bu hainler boş durmuyorlar, durmayacaklar...

Sayın Devlet Bahçeli’nin 31 Mart 2019 tarihine dikkat çekmesi yabana atılmamalıdır.

Sayın Bahçeli kesin bilgi ve veriler elinde olmadan konuşmaz.

Buradan bir kere daha diyoruz ki, bu hainlerin sonları geldi. Devletimiz her şeyin farkında ve biliyor.

Ama bunlar her şeye rağmen yeni bir hamle yaparlarsa, bu sefer ne savcı ne de de hakimin karşısına çıkarılmayacaklardır.

Son çıkan KHK’nın vermiş olduğu yetkiyle milletimizin bu hainleri derdest edeceğini...

Hangi hainin nerede oturduğuna varıncaya kadar bilen bir devletimizin varolduğunu tekrarlıyorum.

Karılarını dul, çocuklarını yetim bırakmak isteyenlere de buradan devlet ve millet olarak HODRİ MEYDAN çekiyoruz.

SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri