İslâm coğrafyası 2018’de de ağladı! Kan ve gözyaşı dinmiyor

İslam dünyasında bu yıl da kan ve gözyaşı hiç dinmedi… Emperyalist güçlerin ve dikta rejimlerin zulümlerine maruz kalan Suriye’de, Filistin’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Libya’da, Afganistan’da kan ve gözyaşı hâkim. Türkiye gücü yettiğince İslam aleminin mazlumlarına yardıma koşmaya çalışıyor. Ancak zengin sözde İslam ülkelerinin büyük bölümü akan gözyaşlarını görmezden geliyor.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#

Özellikle son dönemde emperyal güçlerin zulmü altında kan ve gözyaşının oluk oluk aktığı İslam dünyasında yaşanan zulüm 2018 yılında da durmadı. 

Müslüman aleminden her bir noktasından yeni bir katliam, iç savaş, felaket, bombardıman ve canlı bomba haberleri bu yılda gelmeye devam etti. Emperyalist güçlerin ve dikta rejimlerin zulümlerine maruz kalan Suriye’de, Filistin’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Libya’da, Afganistan’da kan ve gözyaşı hâkim. Birlik ve beraberlik umudu ile gözü Türkiye’de olan Müslüman aleminin sıkıntılarına her ne kadar Türkiye yetişmeye çalışsa da yaşanan zulüm ve acılar yine de dinmedi.
Suriye’de 450 bin ölü
Suriye’de 8 yıl önce katil Esad yönetimine karşı başlayan barışçıl gösterilerin iç savaşa dönüşmesi ile ortaya çıkan çatışma ortamı bu yıl 8’inci senesine girdi. Yaklaşık 450 bin kişinin hayatını kaybettiği Suriye’de milyonlarca Müslüman evinden oldu. Batı destekli terör örgütlerinin ve Esad rejiminin sürdürdüğü çatışmalar devam ederken Türkiye’nin öncülüğünü yaptığı Astana süreci ve terör örgütü PYD/YPG’ye karşı başlattığı harekatlar Suriye’nin bazı bölgelerinde rahat bir nefes alınmasını sağladı. 
Yemen’de insani kriz
2015’ten beri Husiler ve rejim arasında çatışmalara sahne olan Yemen’de insanlık tarihinde görülmemiş açlık krizi gün geçtikçe derinleşiyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) yaptığı açıklamalara göre Yemen’de devam eden savaş 20 milyona yakın kişiyi açlıkla burun buruna getirdi. 2018 yılında daha da derinleşen iç savaşta ölü sayısı her geçen gün artarken dünya ise yaşanan trajediyi izlemeye devam ediyor.
Çin zulmü 2018’de zirve yaptı!
Doğu Türkistan’da son yıllarda artan Çin zulmü ile birlikte milyonlarca Müslüman ‘Nazi’ kamplarına götürülmeye devam ediyor. 2018 yılında toplama kamplarına yenileri eklenirken ailelerinden hiçbir haber alamayanDoğu Türkistanlı Müslümanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Çin’in ekonomik gücü nedeniyle, dünyadan yaşanan zulme karşı ses çıkmıyor. Doğu Türkistan’dan İslam’ı silmek ve Türkleri yozlaştırmak isteyen Çin yönetimi ise 2018 yılında her geçen gün yeni bir işkence uygulamasını yürürlüğe koydu.
Arakan zulmüne dünya seyirci!
2018’in en büyük vahşetlerinden biri olarak ortaya çıkan Arakan’da yaşayan Müslümanlara uygulanan sistematik katliam yine yapanın yanına kaldı. Binlerce Müslümanın vahşi yöntemlerle katledildiği Arakan’da, onbinlerce Müslüman çareyi Bangladeş’e sığınmakta buldu. Uluslararası toplum söz konusu vahşete karşı harekete geçmezken katliamın altında imzası olan Myanmar Başbakanı Ang San Su Çi’nin Nobel Barış Ödülü sahibi olması, Batı’nın barış anlayışını bir defa daha gözler önüne serdi.
ABD’nin skandal Kudüs kararı
İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs’ü, ABD’nin İsrail’in başkenti ilan etmesinin ardından 1967’den beri İsrail tarafından bölgede uygulanan sistematik şiddet zirve yaptı. Filistin topraklarının işgaline tüm dünya seyirci kalırken, İsrail’in sistematik işgal ve katliamlarına karşı Filistin halkıTürk bayrağı ve sapanlarla karşılık verdi. ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararının ardından sonra tepki gösteren Filistinliler barışçıl gösterilerde bulundu. Bu gösteriler sırasında İsrail devleti tam anlamıyla Filistinlilere yönelik katliam uyguladı. İsrail tarafından yapılan saldırılarda şehit sayısı 62’ye yükseldi. Gazze’deki 12 bin yaralı için acil durum ilan edildi. Türkiye’nin öncülüğünde Birleşmiş Milletler’e (BM) sunulan Kudüs tasarısı 128 kabul, 9 ret ve 35 çekimser oy ile kabul edilerek, ABD’nin Kudüs kararı ‘yasadışı’ olarak tanındı.
Afganistan’daki kirli savaş 17 yıldır can alıyor
Amerika Birleşik Devletleri’nin 7 Ekim 2001’de Afganistan’da ‘terörle mücadele’ adı altında başlattığı askeri saldırının üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen bu yıl da bölgeden canlı bomba haberleri gelmeye devam etti. Afganistan’ın başkenti Kabil’de neredeyse her birkaç ayda bir patlayan canlı bombalar yüzlerce Müslümanın hayatına mâl oldu. Gelinen durumda Afganistan’da yaşanan sıkıntıların tek sorumlusu olarak ABD gösterilirken, son 17 yılda binlerce Müslüman hayatını yaşanan iç çatışmalarda kaybetti.
Libya’da çözüm çok uzak
‘Arap Baharı’ ile başlayan iç karışıklıkların ardından, savaşa sürüklenen Libya’da  Şubat 2011’den beri çatışmalar devam ediyor. Kaddafi’nin devrilmesinin ardından ülkede başlayan iktidar mücadelesi sebebiyle yaşanan çatışmalar bu sene de son bulmazken, ülkede çözüm bulma amacı ile İtalya’da yapılan Libya Konferansı’nı, batılı güçlerin tek yanlı tutumları sebebiyle Türkiye terk etti.
Hindistan’da Müslümanlara sistematik asimilasyon
300 milyon Müslümanın yaşadığı Hindistan’da “İslamofobik” politikalar her geçen gün daha sert bir şekilde uygulanıyor. Sistematik bir asimilasyona tabi tutulan Müslümanlar “Kast sisteminin” en alt katmanında yer alıyor. Hindistan Müslümanlarının yaşadığı hukuksuzluklar, dünya gündeminden saklanıyor. Keşmir ve Assam eyaletlerinde yaşayan Müslümanlar ise “kimliksizleştirilerek” Hinduların saldırılarına açık hale getiriliyor. Son yıllarda gittikçe artan asimilasyon politikası 2018’de zirve yaparken, söz konusu zulme kimse ses çıkarmıyor.

ÖMER FARUK ŞAHİN / YENİ AKİT


 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri