"Karga adını değiştirse de sesinden tanınır"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul adaylarını açıkadı.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
# asdfafds

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul adaylarını açıkadı.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Aziz milletim, sevgili İstanbullular, değerli dava ve yol arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Tarih boyunca hep insanlığın göz bebeği olmuş, peygamber efendimizin övgüsüyle şereflenmiş tek bir taşına tüm servetlerin feda edildiği bu kutlu şehrin bahtiyar insanlarını selamlıyorum. Bir ayağını Avrupa'ya diğerini Asya'ya bastığı eşsiz coğrafyasında Türkiye'nin de dünyanın da her güzelliğini içinde barındıran, kendisini sevmenin bir ömre bedel olduğu bu şehrin tüm insanlarını selamlıyorum.

Bakınız bu ülkenin en güzel renklerinden biri olan merhum Cem Karaca bir şarkısında ne diyor? "Dur, bırak kaynasın kahvenin suyu. Bana İstanbul'u anlat nasıldır? Bana Boğazı anlat nasıl? Haziran titreyişleri kaçak yağmurlar ardı, yıkanmış kurunur muydu yine o Yeditepe? Ana şefkati gibi sıcak güneşte dur; bırak kalsın açma televizyonu. Bana İstanbul'u anlat nasıldır? Şehirlerin şehirlerini anlat nasıldır? Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp, köprüler, Sarayburnu, minareler ve Haliç'e deyiverdin mi bir selamı gizlice? Kokun İstanbul gibidir, gözlerin İstanbul gecesi. Şimdi gel sarıl, sarıl bana kınalım. Gökkubbenin altında beraber çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali. Hasretinin çölünde sanki bir pınar gibi. İnsanlar gülüyordu de

Trende, vapurda, otobüste. Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle. Hep kahır"

Biz İstanbul'u hep kahırla devraldık. Biz bugünlere getirdik. AK Parti olarak hem büyükşehirde, hem de ilçelerde tüm benliğini İstanbul'a adamış adaylarla yola çıkacağız. İstanbul güzel olduğu kadar nazlı bir şehirdir. Öyle bir nazlı ki asla ihmale gelmez. Hizmette ihmale gelmez. Caddeleri çukurdan geçilmez, Haliç'i kokudan yanına varılmaz hale gelir. İnsanı ihmale gelmez. Böyle bir şehirde ne aç açıkta, ne umutsuz yaşamaya tahammül edemez. Bunun için biz İstanbul'a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduk. 1994'te İstanbul'un yönetimini devraldığımızda karşımızda öyle örselenmiş bir şehir vardı ki, kelimelerin tam anlamıyla yüreğimiz cız etti.

"En büyük siyasi tehdit CHP zihniyetidir"

İstanbul için en büyük doğal tehdit deprem ise en büyük siyasi tehdit de CHP zihniyetidir. CHP zihniyeti ne zaman bu şehrin başına musallat olmuşsa İstanbul acı çekmiştir. İdeolojik olarak bu partiye oy verenler dışında hiçbir vatandaşımız CHP'nin İstanbul'a hizmet sunacağına inanmadığı için 24 senedir o zihniyeti büyükşehire yaklaştırmadı.

"Her seçim döneminde kılıktan kılığa giriyorlar"

Sadece konuşuyor, sadece millete hakaret ediyorlar. Ne İstanbul umurlarında, ne Türkiye umurlarında. Varsa yoksa kendi partilerindeki iktidar mücadelesi, adaycılık mücadelesi, hizipçilik mücadelesi. CHP neredeyse sadece bunlardan ibaret bir partidir. Kendileri de her seçim şapkadan başka bir tavşan çıkartmanın peşine düşüyorlar. Bir gün çarşaflı kadınlara rozet takıyor, bir gün bölücü örgütün güdümüyle el takıyorlar, ertesi gün tam tersi görüşleri savunan başka partiye göz kırpıyorlar. Her seçim döneminde kılıktan kılığa giriyorlar. Transferden transformasyona her türlü siyasi oyun bunlarda mubahtır. Milletimiz bunları ciğerine kadar tanıyor.

"Milletimiz onu tanır"

"Karga adını değiştirse de sesinden tanınır" CHP adını da değiştirse, kılığını da değiştirse milletimiz onu sesinden tanır. Nasıl mı tanır? Tek parti devrindeki zulmünden tanır, darbelere verdiği destekten tanır. Sokak teröristlerine sahip çıkmaktan tanır. İnancına tarihine olan husumetinden tanır. Millete hakaret eden yöneticilerinden, milletvekillerinden tanır. Lafa gelince demokrat, özüne gelince simsiyah faşist duruşundan tanır. Milletimiz bunları 26 milyon 330 bin kişinin oyuyla seçilmiş cumhurbaşkanını, asmakla, darbeyle tehdit eden o bed sesinden tanır. Bakın sahip çıkıyor. Niye? Al birini vur öbürüne. CHP hangi boyaya boyanırsa boyansın. Milletimiz onu tanır.

Unutmayın kimse AK Parti'ye oy vermek zorunda değil. Önce ahlakımızla, duruşumuzla, mütevaziliğimizle, değerlerimizle milletimizin gönlüne girecek, ardından yapacağımız hizmetlerle onların oyunu alacağız. Bir şeye çok dikkat edeceğiz. Tevazu, samimiyet ve gayret. Biz 31 Mart'ta kampanyamızı gönül belediyeciliği üzerine bina ettik. Bunun başka bir yolu yoktur. Şayet bu salonda milletimizin gönlüne girerek oyunu alamayacağına kalpten inanmayan tek bir kişi varsa, bilsin ki yanlış yerdedir.




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri