Bir Miktar Acı

Dünya'nın olanca gücüyle kalbimize yüklendiği anda işte tam o anda hatırlayın lütfen şu ayeti '... o halde Allah'a firar edin!' (Zariyat Suresi_50)

Tarih:
#

"Yağmuru tut, yere düşerse incinebilir." dedi o zarif kalpli ...

Vazgeçilenlerin  üstünü çizmek yerine nedense hep altını çizmeyi tercih ediyoruz.  Hem de nasıl çiziyoruz,  kalın bir kalemle bir o kadar belirgin şekilde....

Geriye kalan acı bir yutkunuş oluyor, acı bir susuş. Yani nasıl derler, dışı bir nar gibi bütün içi parça parça ve sonra yaşıyoruz... Anlatabiliyor muyum?

İçimizden geçenler dışımızı ele veriyor. Ne gece gizleyebiliyor hüznümüzü, ne gündüz ışığı ile kapatabiliyor. Yaşamanın inceliklerini öğreniyoruz sonra ve acıyla barışık hale geliyoruz. Dünya olanca gücüyle sıkıyor, sıkıyor, sıkıyor ve nefes alamadığımız an, ellerimiz başımızda bir köşeye çekiliyoruz, hem de ne köşe dışa kapalı, içe kuyu. Derin, debdebeli ve karanlık. Hatta öyle ki o köşeyi sevmeye başlıyoruz sonradan. Evet kurtulmak için sevmemiz gayet normal fakat severek birlikte yaşamaya alışıyorsak ve bu bizi iniltili bir dünyaya sürüklüyorsa  bu iyi bir şey değildir.

 

 Bir gün bir meczupla konuşmuştum. "Nen var?" demişti. Neyim olduğunu belli ki bilmişti. Hatta öyle ki kimsenin bilmediği haliyle.

"Hiç." demiştim ve gülmüştü "Sen hiç olabildiğini mi sandın?" diyerek.

Acılar bizim için kılavuzdur, öğretmendir, öğreticidir hatta öğütleyicidir.  Yaşadığımız her acının bize öğrettiği derin bir tecrübe, kazandırdığı gizli bir birikim vardır.  Şimdi lütfen "bu acı asla geçmeyecek." dediğiniz acıları hatırlar mısınız?

Hangisi geçmemiş. Hangi acıyı Rabbim tedavi etmemiş...

Dünya'nın olanca gücüyle kalbimize yüklendiği anda işte  tam o anda hatırlayın lütfen şu ayeti "... o halde Allah'a firar edin!" (Zariyat Suresi_50)

 

Bir yolculuk hatırasıdır yaşadığımız her şey. Siz, yolculuk esnasında kırılıp incinseniz de kırılıp incitmemeye imtina edin.  Burası bir güzergah yada bir yurt değil güzergahımıza giderken bir solukluk dinlendiğimiz ve asıl menzile doğru adım adım yaklaştığımız dünya!

Ne diyordu Zarif Adam;

"Burası Dünya ne çok kıymetlendirdik, oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik."

Yaşadığımız her acıya asil bir şükür, yaşadığımız her huzura ince bir hamd düşer.

Fatmanur MÜCEVHER / Cafesiyaset.com.tr

 

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.