KODLANIYOR MUYUZ?

Milyonlarca yıllık bir kültürün üzerine inşa edilmiş büyük bir silsilenin devamı olan bu coğrafya insanlarının bir kısmının, hala anlayamadıkları şey, kavimler göçü ile birlikte o ülkelerin yaşamlarına şekil veren toplum olan bizlerin, aslında onların özendikleri birlik ve beraberliğe sahip olmamız.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Televizyonun hayatımıza girmesiyle başlayan bir asimilasyonun son noktası, kısırlaştırılmış döngüsel bir format içinde bocalayan insan sürüsü yaratma idealarıdır. Zaman içinde sevdirilen televizyon yayınları, bugün çoğu insanı bağımlı yapmış hatta gerçeklikle bağını koparmıştır. Bozulmalar  küçükten büyüğe değil, büyükten küçüğe doğru devam eden bir sistem içinde bir yandan ahlaki yanımızı çökertirken diğer yandan da, dizilerden etkilenen ebeveynlerin, çocuklara etki eden diğer çevresel etmenleri normalmiş gibi karşılaması da bunun bir döngünün parçası olduğunu da kanıtlamaktadır. Daha büyük kanıtlar istiyorsanız, etrafınıza bakmanız yeterlidir.

    Diğer yandan bizi kodlayıp, ölçüyorlar farkında mısınız? Sizlerin dizilerden ne kadar etkilendiğinizi, yeni doğan çocuklara verdiğiniz isimlerden ölçemezler mi? Dikkat edin! Bir sene x dizisinin esas kız veya oğlanının ismi verilmeye başlanır, yeni doğan çocuklara.. Bunu ülke genelinde araştırıp, bir istatiki düzleme oturduğunuzda, o diziden kimin ne kadar etkilendiğini, işlenen konunun (gayrı ahlaki de olsa)  ne kadar verildiği, bundan sonraki süreçte hangi konuyla algıya devam edeceklerini hesaplayabilirler.

     Bunlar tabi ki birer örnek ama en hızlı en kolay hayatımıza girebildikleri pencere televizyon ve internet ortamı. O yüzden çok dikkatli olmamız gereken bir süreçteyiz. Çünkü hemen hemen herkes bu konudan şikâyetçiyken, evlenme programları başladığında bunları unutan bir balık hafızalı nesil yetişiyor.

   Literatürde olmayan bir “elektrik alma”  adımıyla başlayan söylemler; ev, arabayla devam ederek, daha çok maddi ve cinsellik boyutuna indirgenen evlilik programları, bizim gibi genç bir nüfusa sahip olan bir ülkenin, gelecekte evlenecek olan çiftlerine kötü örnektir. Emek vermeden tanımadan, duygu birliği olmadan yapılan evliliklere yönlendirmenin, aslında hastalıklı bir bakış açısı empoze ettiği de  gün gibi ortadadır.

  Bakınız! Diziler bu tür programlar ne yapıyor biliyor musunuz? Bizleri tahmin edilebilir bir topluma dönüştürüyor. Nasıl derseniz; bir toplum, bir yaşam biçimi kurgulanıyor. Bütün iletişim araçlarıyla adım adım işleniyor. Bunlarla ilgili yukarıda bahsettiğim ölçümler yapılarak, istedikleri dönüşüme ne kadar ulaşabildikleri konusunda fikir sahibi oluyorlar.

   Evet, tahmin edemedikleri şeyler de var. Mesela bizde “Vatan ve Bayrak” söz konusu olduğunda nasıl fabrika ayarlarına geri döndüğümüz.Ama şu da bir gerçek ki değişiyoruz. Bunu olumlu hale getirmekte bizim elimizde aslında. Doğru sanat danışmanlarıyla doğru kurgularla toplumu kendi iç dinamiklerine döndürmek..

  Tabi yukarıda yazdıklarım benim kendi gözlemlerim, tahminlerim ve tecrübelerimle birlikte dile getirmeye çalıştığım şeyler. Allah; vatanımızı, milletimizi çevremizi kuşatan bu şer odaklarından korusun.




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri