"KÖRELDİ DUYGULAR"

Evladın ana babasına vefası olmadıgı devirde biz yadda yabanda vefa aradık...

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Hani diyorum şu ellerin tarlasında takkasında ayagı yalın başı açık kan ter içinde kalarak 
- Şu Aliyi şu veli bi okutup öğretmen etsem diye yaz kış kaygı kaseveti bitmeyen ayşe dudu aba

yaz gelince putalıklar da tezek toplardı kışın çoluk çocuğum üşüyüp hasta olmasın kuzinemi yakar onlara sıcağında bakarım diye yazın bir koygun gölge altında serinlemeden çalışan şakagı güneş yarası olan 
elleri putanın dikenleriyle kızıl kızıl kanayan
Ayşe dudu aba.

Köyünde dizboyu yokluk sefalet içinde okuttu Alisini velisini 
yoksulluğun sefaletin içinde iki öğretmen getirdi meydana 
Aydın eğitimci kendisini çoçukların geleceğine ışık olmak için adayan iki öğretmen.

Eşleri karıları oldum olası istememişti kadıncagızı 
annen gelirse biz gideriz demişti el kızı 
O ihtiyar analarını evlerinde iki gün barındıramadılar torununun torbasının içinde 

- Anne karım çoluk çocugum senden utanıyor diye onların tiksindiklerini gizleyerek 
kibar ve nazik bir şekilde postalamışlar köyüne

- Çalıştım çırpındım onları bu güne getirdim de
al şu beş gaymayıda zehir zıkkıma verirsin demedi ikiside 
Sıcacık evlerinin lambası yanan penceresinden ardıma dönüp baktım son bir kere
yorgun adımlarla yöneldim köyüme 

- Muhtarım muhtar bey oğlum al beni götür yerleştir yaşlıların huzur bulamadıgı huzur evine 
Hangi huzur evinde olduğumu onlara deme 
bir gün ölsem bile
gelmesinler ölüme 
dua etmesinler kabrime istekleriyle 
köyden şehir giden köy arabasına binerken vedalaştı tüm köylüleriyle 
dökülen adımlarıyla geriye bakmadan arabaya bindi 
araba hareket etti son bir kez arabanın arka camından bir ömür tükettiği köyüne bakmak istedi ama nafile
arabanın ardından kalkan toz bulutlarından göremedi köyünü
Yılların yüzüne attıgı derin çizgilerden bir yagmur boşandı sanki yolunu bulmuş su misali aktı derin çizgilerden....  

Kendi geçmişinden bu günlerine yalnız bir kadının analarının çektiği çileyi göremeyip 
milletin çocuklarına ışık saçmak için yola koyulan iki öğretmen 
Öz analarının onları bu günlere getirmek için nice karanlıklar içinde  boğuştuğunu  gözlerinin önünde sihiri karanlıklardan geçtiğini göremeyen kendi karanlıklarından bi haber iki ögretmen ne kadar aydınlatabilirdi gelecek kuşağı ?

Neyse ben bir şiirimi yazayım 

Eğer bir gün sana bir soran olursa ,
evladı bile bizi kullanıyor de.
Lafıda yerinde tam uygun olursa,
Yaşlıları perişan pullanıyor de.

Hatırlı ebeler hazana uğradı
Gelinleri laf bıçağıyla doğradı
Torunlar anasından geri kalmadı
Gelinlerin bayrağı yelleniyor de.

Köreldi duygular bitiyor algımız ,
Ne sevgimiz kaldı nede var saygımız ,
Stanı başımdan bi at tek kaygımız
Yozu yobazı bizde gölleniyor de.

Oğlanlarımızsa bakıyor görmüyor,
Yeni gelinler ise aman vermiyor,
Gariban atalar refaha ermiyor,
Yiğit bitti acizlik dilleniyor de.

Oğulu memur eden nene üzüldü
Yaş gözünden degil yürekten süzüldü
iyi kötü hepsi aynı safta dizildi
Ömrü dolanı öte yollanıyor de.

Doğruyu demek suçsa bunu ben yazdım,
Ne insanlık getirip ne vahşeti ezdim
Ben içinizde doğdum doğalı gezdim
Hülya da günden güne külleniyor de. 


Hülya EKŞİ / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri