Koronavirüs sonrası çarpıcı açıklama

ABD'nin koronavirüs kriziyle beraber bu gücünü kaybettiğini bundan ötürü Orta Doğu, Körfez ve nüfuz sahibi olduğu bölgelerde askeri gücünde köklü değişiklere gidebileceğini savundu.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#

SETA Washington D.C. Koordinatörü Kadir Üstün, soğuk savaştan beri dünyayı dizayn eden ABD'nin koronavirüs kriziyle beraber bu gücünü kaybettiğini bundan ötürü Orta Doğu, Körfez ve nüfuz sahibi olduğu bölgelerde askeri gücünde köklü değişiklere gidebileceğini savundu.

Ayrıca Çin ile kızışan rekabet ve Orta Doğu'daki azalan çıkarları göz önünde bulundurulduğunda salgın ardından ABD'nin Türkiye ile iş birliğinin tekrar önem kazanacağı ifade ediliyor. Kovid-19 salgının, 1930'lardaki Büyük Buhran gibi ABD ekonomisini sarsması ve bunun da dış politikasında uzun seneler hissedilecek ve ciddi dönüşümlere neden olacak tesirler bırakması bekleniyor.

ABD SEÇİMLERİ

Kasım ayında yapılması planlanan ABD başkanlık seçimleri, Washington’ın politikalarında meydana gelecek değişiklikleri  şekillendirmede mühim bir etken olarak görülürken, seçimi mevcut Başkan Donald Trump'ın kazanması halinde, "Önce Amerika" (America First) söylemiyle içe dönük bir politikaya öncelik vermesi bekleniyor.

Trump'ın ABD'nin dünyadan daha çok tecrit edilmesini isteyeceği üstünde durulurken, bu durumun uluslararası müttefikler ve ortaklarla ilişkileri zayıflatacağı üstünde duruluyor. Seçimleri Trump'ın Demokrat rakibi Joe Biden'ın kazanması halinde ise ABD'nin NATO’daki ve müttefikleri arasındaki öncülük pozisyonunu tekrar kazanması için politikalar geliştirmesi ve uluslararası kurumlardaki rolünü kuvvetlendirmeye çalışması öngörülüyor. Fakat seçimlerin galibinin kim olursa olsun Amerikalıların ve Kongrenin ABD'nin büyük ya da maliyetli dış rollerine destek vermeyeceği yönünde görüşler de ağırlıkta.

Trump’ın ikinci kez başkanlık koltuğuna oturması halinde ABD, Rusya ve Çin'in, birbirlerine karşı koronavirüs kriziyle alakalı suçlamalarının daha çok artacağı, uluslararası iş birliğinin de sonunun geleceği ileri sürülüyor. İngiltere’nin 1967’de girdiği ekonomik daralma sebebiyle Bahreyn, Yemen ve Malezya’dan çekilmesini anımsatan uzmanlar, salgının ekonomik maliyetinden ötürü ABD'nin Orta Doğu’daki askeri varlığında köklü bir değişim yapmaya zorlayacağını savunuyor.

ABD-TÜRKİYE ARASINDAKİ ANLAŞMA YİNE ÖNEM KAZANACAK

ABD’nin yaşadığı pandemi kaynaklı krizin uzun süredir devam eden Çin ile rekabetini daha da kızıştırması beklenirken, salgın ardından İran gerginliğinin de devam etmesi muhtemel gözüküyor. ABD'nin Orta Doğu'daki PKK/YPG gibi devlet dışı oluşumlara desteğinin devam edip etmeyeceği ise merak edilen konuların başında geliyor. S-400 hava savunma sistemleri ve yeni kuşak savaş uçağı F-35'lerden ötürü gerilen ABD-Türkiye ilişkileri, son zamanlarda yapılan olumlu açıklamalarla yumuşama işaretleri veriyor. Çin ile kızışan rekabet ve Orta Doğu’daki azalan çıkarları göz önünde bulundurulduğunda pandemi ardından ABD'nin Türkiye ile iş birliğinin tekrar önem kazanacağı söyleniyor.

ÇİN KARŞITI RETORİK SERTLEŞECEK

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Washington D.C. Koordinatörü Kadir Üstün, ABD’nin koronavirüs (kovid-19) ardından en bariz dış siyaset alanlarından birisinin Çin’le ilişkiler olacağını söyledi.

Trump'ın 2016 seçimlerinde ABD’deki üretim altyapısının diğer ülkelere taşınmasıyla yaşanan istihdam kaybının sorumlusu olarak Çin ve Meksika gibi ülkeleri gösterdiğini hatırlatan Üstün, "Bu gündemiyle prim yapıp başkan seçilen Trump, ticaret anlaşmalarını tekrar gözden geçirirken Çin’le yeni bir ticaret anlaşması için de ek vergiler uygulayarak elini güçlendirmeye çalışmıştı. Çin’e yaptığı ticari baskıların Amerikan ekonomisini negatif etkilemesinden çekinen Trump, baskının dozunu belli bir düzeyinde tutmuş, virüs krizinin hemen öncesinde de Çin’le ticaret anlaşmasının ilk ayağını açıklamıştı." şeklinde konuştu.

Koronavirüs krizinin başında önemsemeyen görüntüsüyle beraber  Çin’in krizi iyi yönetmekte olduğu şeklindeki açıklamaları başkanlık seçimlerine doğru giderken Trump için problem çıkaracağını bildiren Üstün, şu şekilde konuştu:

"Başkanlık yarışında şimdiden hem Biden hem Trump Çin’e karşı kim daha sert tavır alacak yarışına girmiş durumdalar. Amerikan firmalarının Çin’e karşı açtığı tazminat davaların çok fazla netice alması beklenmese de ABD özcülüğünde Çin’e karşı uluslararası baskı nispeten de olsa artacak. ABD’nin Çin’e karşı uluslararası bir birlik oluşturup hesap sorması ise daha uzak bir ihtimal olarak gözüküyor çünkü çoğu Amerikan dev firması için Çin ciddi bir pazar teşkil ediyor. Buna karşın kasım seçimlerine doğru Çin’e karşı retoriğin sertleşeceğini ve seçim ardından da Çin’e karşı kuşatma ve baskılama politikalarının oluşacağını tahmin etmek zor değil. Fakat bu politikanın şiddetinin bölgesel bir çatışmaya doğru gidip gitmeyeceği tartışma konusu olmayı sürdürecek."

ABD'NİN ORTA DOĞU'DAKİ VARLIĞI AZALACAKTIR

Üstün, salgın sebebiyle meydana çıkan ekonomik krizin ABD’yi bilhassa Orta Doğu’daki askeri varlığında köklü bir değişim yapmaya zorlayabileceğine vurgu yaptı. Çin'in Körfezdeki petrol talebi devam ettiği sürece ABD'nin oradaki varlığını kısmi de olsa koruyacağını fakat Çin ile olan rekabetinin daha da kızıştıracağını savunarak şunları kaydetti:

"Koronavirüsün en mühim neticelerinden biri olan ekonomik yavaşlamanın sebep bulunduğu enerji talebindeki azalmanın Orta Doğu için kalıcı neticeleri olacağa benziyor. Son senelerda ileri ekonomilerde petrolden uzaklaşma eğilimi artmıştı ve bunun süratle devam edeceğini öngörebiliriz. Körfez ülkeleri ve Rusya gibi enerji ekonomisine dayalı ülkelerin yaşadığı tarihi kayıpların en az bir alanı kalıcı olarak bölgesel güç dengesine tesir edecek gözüküyor. Çin’in, Orta Doğu petrol talebi sürecektir ve bu yüzden enerji yollarının kontrolü bağlamında ABD Körfez’de varlığını kısmi de olsa sürdürecektir fakat bunun eskisi kadar elzem bir problem olmayacağı açık. Dahası trilyonlarca dolar bütçe açığı veren ABD’nin savunma harcamalarında azalma yönünde oluşacak baskı bundan ötürü Orta Doğu ve başka bölgelerdeki askeri varlığında görece azalmalar görülebilir. Amerikan dış politikasının Orta Doğu’daki askeri varlığını azaltmaya ve Çin meselesine odaklanmaya çalışacağını söylemek mümkün."




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri