Küfran-ı Nimet

‘’Dilimize Farsçadan geçen “nankör” kelimesi¸ kadir kıymet bilmemek¸ yapılan iyiliği ve yardımı görmemek¸ eline geçen nimeti inkâr etmek¸ nimeti verene karşı nankörce davranmak gibi manalara gelir. Buna “küfrân-ı nimet” de diğerler..

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Bu kelime¸ şükür ve teşekkürün karşıtı olarak da kullanılmaktadır. Çünkü şükür¸ nimetin kadrini kıymetini bilmek¸ iyiliği ve yardımı yapana memnuniyetini bildirmek¸ kendisine dua ve teşekkür etmek demektir. Nankörlük aynı zamanda bir vefasızlıktır. Zira nankör kimse kendisine iyilik eden ve nimet veren ile arasındaki dostluğa aykırı davranmıştır. Onun iyi niyetine kötülükle karşılık vermiş¸ umutlarını örselemiştir. Şükür insanî bir erdem iken¸ nankörlük erdemsizliktir.
İnsanlar o zaman neden bu kadar nankör olabiliyor, şükretmesini bilmediği gibi daha güzelinin olması içinde kendi üstüne düşen görevleri, insani sorumluluklarını yerine getirmesinde zorlandığı gibi, üstüne üstlük yapılan her türlü güzellikleri, iyilikleri takdir etmesini de bilmiyor. Yapılan iyilikleri verilen hizmetleri bir an unutup iyilik yapana da acımasızca saldırdığı gibi ne yapılmış ki diyebilecek erdemsizliğini gösterecek kadar güçsüzleşiyor.
 
İnsanda nankörlük yaşamın her alanında var. Evin de hanımın erkeğine, erkeğin hanımına, çocukların Anne, Babaya karşı tutumundan başlayın da, dışarıda iş yerinde işverenin çalışanlarına karşı nankörlüğü, çalışanların işverene karşı nankörlüğü anlayacağımız hısım akraba ya gidene kadar nankörlük, yani insanlar, yapılan güzel şeylere, iyiliklere karşı minnettarsızlığını acımasızca sergilemekte bir nebze vicdan denilen içsel üzüntüyü yaşamamaktan adeta büyük keyif almakta kararlık yarışına girmişler sanki.
Nankörlüğün yaygın olması insanlarda aile içi huzursuzluğunu, iş yerinde çalışma huzursuzluğunu yarattığı gibi genele yayılmasında ise toplumsal huzursuzluğun yaratılmasına neden olunmaktadır.
Ailesine karşı nankör olan etrafına da nankör olur. Etrafına nankörlük yapan yaşadığı topluma da nankörlük yapar. Yaşadığı topluma nankörlük yapan devletine de nankörlük yapmaktan kendinde vicdanen rahatsızlık duymaz.
 Nankörlerin çok olduğu bir devlettin büyümesi ve gelişmesi de söz konusu olamaz.
Aile içi nankörlüğün, arkadaş, hısım akraba, iş, işveren nankörlüğünün telafisi bir nebze bireylere bağlı kalıcı ve yaralayıcı iz bırakması daha yerel olur.
Fakat toplumsal nankörlüğün telafisini mümkün kılmak zor olur. Ülkesinde yapılan güzel şeylere karşı nankörlük yapmak o ülke vatandaşlarının tamamını etkiler. Ülkenin kalkınmasını etkiler. Sosyal kültürel gelişmesini etkiler.
 
Günümüzde  Devletlerin gelişmesi hükümetlerin çalışmasına bağlıdır.Çalışan bir hükümetin yapmış olduğu hizmetlere ve yatırımlara karşı  kayıtsız kalmak taktir etmemek ,yapıcı eleştirilerden uzak yıkıcı söylemlerle birlikte yapılanlara engel olmak eylemleri ise ülkenin geri gitmesine neden olan  nankörlük  eylemleridir.,
Hükümetlerin yapmış olduğu iyi yatırımları ve hizmetleri siyasi söylem altında oy uğruna yıkıcı eleştirel tavırlar la engelleyici siyasi politik hareketler de bulunmak ülkenin kalkınmasına nankörce tavır koymaktır.
Hükümetler devletin devamının teminatı, devlet ise hükümetlerin devamının teminatıdır. Hükümetlerin yapmış olduğu güzel hizmetlerin geri dönüşümü iktidarı getirir. İktidardaki hükümetlerin vatandaşlarına yönelik güzel hizmetleri, Ülkeye kazandırdıkları güzel eserleri engellemek ve yermek gibi davranışların olumsuz sonuçlarından birinci derecede etkilenecek olan nankörlük yapanlardır.
 
 Oysaki bize iyilikte bulunan bir insana yaptığımız teşekkür onu nasıl memnun ettiğini, sevindiğini gördüğümüz zaman, bizde de anlatılmaz memnuniyet hissi uyandırdığına şahit oluruz. İçimizde anlatılamaz bir sevinçle birlikte iç huzur yaşattığı gibi, geleceğe dair umutlarımızında yeşerdiğinin umudunu taşıtır.
. Ancak bunun sonucu yine bize döner. Nankörlüğün olumsuz sonuçlarından da yine biz etkileniriz. Ülke etkilenir.
Bu gerçek
‘’Kur'ân'da şöyle ifade edilir: “Yanında kitaptan bir ilim olan kişi; sen yerinden kalkmadan önce onu sana getirebilirim¸ dedi. Süleyman tahtı yanına yerleşivermiş görünce; bu¸ şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfündendir. Şükreden¸ ancak kendisi için şükretmiş olur¸ nankörlük eden de bilsin ki Rabbim Ganî'dir¸ Kerîm'dir“

Neşat YALÇIN/ Cafesiyaset



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri