Maden üretimi artıyor dışa bağımlılık azalıyor!

Türkiye, enerjiye dayalı yatırım ve üretimde altın çağını yaşıyor. 2018 itibariyle 30 ton altın üretimi yapıldığını söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bu rakamı yılsonuna kadar 33 tona taşıyacaklarını kaydetti. Kömürde yerlilik oranının devamlı arttığına işaret eden Bakan Dönmez, editörümüz Buğra Kardan’a yaptığı açıklamada müjdeli haberler verdi.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO,) Trakya Bölge Müdürlüğü’nde ekonomi editörleriyle bir araya geldi. Dönmez, buluşmada Enerji Girişim Fonu’ndan doğalgaz ve petrol arama faaliyetlerine, altın ile kömürde yerlilik oranını arttırmaya yönelik çalışmalarına kadar pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar:

Kaynak çeşitliliği ile bağımlılık azalacak

Cari açığı etkileyen en büyük kalemlerden birisi de enerji ürünleri ithalatı. Çünkü enerjide dışa bağımlıyız. Maalesef kendi kaynaklarımız yeterli değil. Tükettiğimiz petrolün yaklaşık yüzde 10’unu kendi kaynaklarımızdan üretebiliyoruz. Doğalgazda bu oran yüzde 2 mertebesinde. Yurtdışına geçen yıl doğalgaz, petrol ve kömür ithalatı için ödediğimiz bedel yaklaşık 40 milyar dolar. Bu sebeple hep ‘Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye’ sloganına vurgu yapıyoruz. Enerjide mümkün olduğu kadar dışa bağımlılığı azaltacağız. Tabii üzerine çalıştığımız bir başka politikamız da kaynak çeşitliliğini sağlamak. Burada amacımız uygun rekabet koşullarını geliştirerek, ülkemizin tek bir kaynağa bağımlılığını azaltmak. Kuşkusuz, rekabet sağlanması da tüketicinin lehine. Rekabet hem fiyatları hem de kaliteyi olumlu etkiler.

Petrol ve doğalgazda aramalarımızı artırıyoruz. Geçtiğimiz yıl TPAO eliyle 66 petrol arama ve sondaj kuyusu açtık. Bu sene bu rakamı 130’a çıkartacağız. Aradıkça üretiminiz artıyor, geçtiğimiz yıl petrol ve doğalgazda toplam 46 bin varil/gün ortalamasını tutturduk. 2019’un ilk üç ayında bu rakamı 48 bin varil/güne çıkardık. Hedefimiz, bu yılı 50 bin varil/gün ve üstünde bir ortalama üretimle tamamlamak.

Enerji Girişim Fonu geliyor

Enerji Girişim Fonu noktasında çalışmalar ağırlıklı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda yürüyor. Şu anda üretim şirketleri fonda olabilir. Burada hem şirket sahipleri hem de kredi sağlayan bankaların tutumları bu süreci belirleyecek gibi gözüküyor. Bugünden bir şey demek erken. Zaman zaman bu tip uygulamalara gelişmiş ülkelerde gidildiğini görüyoruz. 2008 dünya krizinde pek çok ülkede pek çok sektörün zaman zaman bu tip fonlar üzerinden faaliyetlerinin devamı sağlanmış oldu. Bu örnek modellerde çalışıyoruz. Çalışmaların ardından her şey şekillenecek.

İstanbullulara iyi haber

Sayın Binali Yıldırım doğalgazda indirim taahhüt ediyor. İlgili kurumumuz dağıtım şirketlerinin tarifesini belirliyor. Ama o tarife bir tavan fiyat tarifesi. Nasıl çalışıyor? Doğalgaz fiyatının üzerine dağıtım bedelini artı vergileri koyuyor ve nihai perakende satış fiyatı oluşuyor. Her dağıtım şirketi bu tavan fiyat üzerinden daha aşağıda bir fiyat belirleme hakkına da sahip. Burada Sayın Yıldırım, İGDAŞ’ın kendi marjından bir indirim yapacağını ifade ediyor. Ve dar gelirli ailelere 50 liralık doğalgaz yardımı yine ya İGDAŞ imkânları ya da belediyenin sosyal destek bütçelerinden karşılanabilir. Biz daha evvel elektrikte böyle bir programa gitmiştik. Şubat ayı itibariyle de bu uygulama başladı.

Sondajlar devam ediyor

Petrol ve gazda hem karada hem de denizde ciddi manada bir atağa kalktık. Bu sene 130 tane arama üretim sondajı yapacağız. Bunların bir kısmı da denizde. Denizde bu sene 7-8 sondaj gerçekleştireceğiz. Ağırlıklı olarak Akdeniz’deyiz. Sondaj gemimiz ikinci sondajına başladı, devam ediyor. Yaklaşık 100 günlük bir program belirlenmişti. Yavuz gemisinin de upgrade çalışmaları sürüyor. Onu da tahmin ediyorum haziranın sonuna doğru limandan uğurlarız. Temmuz başı gibi KKTC’den alınan ruhsat sahasında bir lokasyonda sondajına başlamış olacak. İki gemi ortalama yılda ikişer tane sondaj yapabilecek kabiliyette. İkisi de birbirine benzer özelliklere sahip. Bu gemilerde çalışanların da şu anda büyük bir kısmını yerlileştirdik.

Yaptırımlar tek taraflı

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları tek taraflı. Bu, Birleşmiş Milletleryaptırımı olarak çıkmış olsaydı tüm dünyayı bağlar. Ancak bu tek taraflı yaptırımların uluslararası hukuka uygun olmadığını biz başından beri dile getiriyoruz. Nitekim bu son yaptırımlar konusunda Avrupa Birliği de bizimle benzer kanaatlerini paylaştı. Tabii burada yaptırımlar müeyyideleri ihlal eden şahıs veya şirketler üzerinde uygulanıyor. Türkiye zaten ham petrol ithalatını kamu şirketi eliyle yapmıyor. Hatta işlenmiş petrol ürün ithalatı yapan şirketimiz de yok. Bu alan tamamen özelleşti. Biraz da bu konu, o şirketlerin bu olay karşısındaki tutumlarıyla alakalı. Bir firma çıkıp “İran’dan petrol getireceğim” derse yapacak bir şey yok. Bizim kanunlarımızda bununla alakalı bir engel yok.

Mini GES’ler yolda

30 megavat, 50 megavat, 60 megavat civarında güneş potansiyelinin yüksek olduğu doğudan batıya doğru bir kuşağımız var. Güneş santrallerinin bulunmadığı yerlerde böyle mini YEKA GES ihaleleri planlıyoruz. Arkadaşlarımız yer tespitleriyle alakalı çalışmalarını büyük oranda tamamladılar. Buralarda bizim yer hazırlıklarını da yapmamız gerekiyor. Yatırımcı çok fazla uğraşsın istemiyoruz. Belli izinler de en azından bizim tarafımızdan karşılanırsa işler daha hızlı yürür.

Madencilikte atılım vakti

500 maden sahası ihalesi ilanları çıktı. Biz geçtiğimiz sene bini aşkın maden sahamızı ihale etmiştik. Bu sene de öyle olacak. Belki bin 500 ila iki bin civarında maden sahasının inşallah ihalesini yapmış olacağız. Türkiye’de maden sektörünü ileri taşımamız gerekiyor. Şükür ki pek çok kalemde yerli üretim ve ihracat artıyor. Bu anlamda mermer, doğal taş, bor ve krom önemli örneklerden. İşte bu anlayışla üretim ve ihracata odaklanmalı, daha çok ürünle ön plana çıkmalıyız.

Rekorlara yenisi eklendi

Kömürde son sondajlarla ciddi bir rezerv yakalamış durumdayız. Şu anda hem linyit hem de taşkömüründe 19 milyar tonluk bir keşfimiz var. Ama yıllık geçen sene biz 100 milyon tonu geçmiş olduk. Üretimde 101,5 milyon tonla rekor kırdık. Buna karşılık 30 milyon ton civarında da bizim ithal kömürümüz var. Dışarıdan daha kaliteli ve kalorili taş kömürü satın alıyoruz. Bunu önlemek için taş kömürü üretimini artırmamız şart.

Altın konusunda fena gitmiyoruz

Altında şu anda fena gitmiyoruz. Geçtiğimiz yıl 30 ton üretim yaptık. 2019 hedefimiz üretimi yüzde 10 artışla 33 tona çıkarmak. Altında 6 bin 500 ton potansiyel rezervimiz var. Bu ciddi bir rakam. Fakat altın madenciliği hazırlık dönemi çok uzun. En az 5-10 yıllık bir yatırım dönemi var. Şu anda fiilen üretenlere baktığınızda en yenisi 8-10 yıl önce bu işlere başlamış. Daha eskiden beri üretenler var.

Bir müjde daha

Elektrik depolama konusunda uzunca bir süredir çalışıyoruz. Hidrolik pompaj sistemini önemli görüyoruz. Öbür taraftan batarya teknolojisi hızla gelişiyor. Orada da muhtemelen TEİAŞ üzerinden her yıl belli kapasitede bir elektrik depolama programına başlayacağız. Bununla alakalı önce teknik ve idari düzenlemelerin yapılması gerekiyor. EPDK ile TEİAŞ bir araya gelip çalıştılar, belli bir noktaya da getirdiler. Orada da yakın bir süre içerisinde programımızı açıklayacağız.




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri