MEDENİYETİMİZ , MİLLETİMİZ VE DEVLETİMİZ

Ülkemiz de ki resmi kurumlarda bu denli yapılanmaları yanında ticari ve ekonomik hayatta da şirketler kurdular

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Cumhuriyet  tarihinin  en zor, en sıkıntılı döneminden geçiyoruz desek yanlış olmaz. Devletimiz ve millî yapımız ağır saldırılara da uğradı. Milletimizin belki de en zeki , çalışkan gençleri din adı altında(gerçekte islamdan uzak) senelerce eğitilerek ,devlete paralel bir örgüt yapılanmasıyla zehirlendiler. Aynı gençler TSK içerisinde de yapılandırıldı  ta ki bu gençler albay , general rütbelerine yükseldiler ve günü gelinceye kadar ajan gibi gizli kripto halde bekletildi. Devletimizin neredeyse bütün kurumlarına sızıldı topyekün bütün kurumların idaresi sessizce kuşatıldı, ele geçirildi. Devletin bürokrasisine sızdıkları yetmiyormuş gibi sağından ,soluna , muhafazakarından  mütedeyyin partilerine kadar hepsine de sızdılar. Her partiden milletvekilleri ,siyasi adamları , hatta bakanları oldu.

Ülkemiz de ki resmi kurumlarda bu denli yapılanmaları yanında  ticari ve ekonomik hayatta da şirketler kurdular  .Kandırdıkları halkın paralarıyla ve ticari faaliyetleri ile yüzlerce milyar dolarlara hükmeder oldular.

İşin ilginç ve vahim boyutu ise sadece yurt içinde değil neredeyse dünyanın her ülkesinde de yapılandılar. Gittikleri ülkelere okul ve eğitim adı altında girip , kısa süre sonra orada da ticari ,ekonomik faaliyetler de bulundular. O ülkeler de bir sürü bürokrat devlet adamı taraftarı oldu , kendilerine bağlayamadıklarını da  satın aldılar ve parayla adeta emir erleri yaptılar.


Ve bu örgüt kendisini o kadar güçlü hissetti ki artık her dediğini devlet, hükümet yapmalıydı. Yapmaz ise cezalandırılacak alaşağı edilecekti. Güçlerinden emindiler. Olanlar oldu. Hükümet dediklerini yapmadı ve devleti idare edenler nihayet anladılar ki bu yapı “siyonizme” hizmet ediyordu.

Paralel örgütle üstü örtülü bir savaş başladı ve nihayet 17-25 Aralık ise bu savaşın gümbürtüyle her tarafdan duyulan sesiydi. Örgüt kılıcını çekti sallamaya başladı. Hesaplarınca hükümeti devirecekler yerine kendilerinin istediği bir hükümeti getireceklerdi. Olmadı…

Arka arkaya komplolar yapıldı … TSK,EGM ve MİT içerisinde ki kripto örgüt üyeleri her türlü desteği veriyorlardı bu komplolara… Ama bir türlü başaramıyorlardı hükümeti devirmeyi… Ekonomik baskı uyguladılar olmadı… Her türlü kaset , montaj videolar vs… dış ülkelerden aldıkları destek vs..komplolar .. Olmuyordu bir türlü istediklerine ulaşamadılar.

 Ve en son seçenek kalmıştı “darbe”… 15 Temmuz darbesini gerçekleştirip ülkeyi teslim alacaklar ve bu arada başta Sayın Erdoğan dahil birkaç isim de infaz edilecekti. Kendi “paralel istihbaratları” yetmiyormuş gibi bir çok ülke istihbaratından da istihbari ve “lojistik destek” alarak 15 Temmuzu gerçekleştirdiler.

Bekleyin “15 Temmuz da başkan olacağım” diyen yurtta sulh cihanda sulh diyen başkanları bile hazırdı . Hatta darbe bildirisinin imza sloganını bile söz de hükümet başkanları ağzından kaçırmıştı “yurtta sulh konseyi !” .


ABD’den izin ve destek alınmıştı. Bir çok AB ülkesi başta Almanya desteğini esirgememişti bunlardan hatta Almanya’nın B planı bile yoktu . Ama Abd temkinliydi , beceremezlerse diye ve B hatta , C planları bile vardı . Çark edeceklerdi hemen…Sonrasında zemini hazırlayacaklardı kendilerince , her ne kadar paralel örgüt zemin şimdi  hazır diye yarı buçuk Abd’yi zor ikna etmişti…

Ve 15 Temmuzu gerçekleştirdiler. 250 şehit verdik. Hesap etmedikleri ve hiç düşünmedikleri akıllarına bile getirmedikleri bir şey vardı; ALLAH (cc)…

Allah(cc) adeta göstere göstere , gözlerinin içine soka soka  Türk Milletiyleydi ve koruyordu …

15 Temmuzda manevi çok olaylar oldu. Mananın , maneviyatın madde üzerindeki harikulade tesirlerini gördük.

Milletimiz şaha kalktı adeta… Allah, meydanlara inen , tankın ,topun yoğun ateşin üstüne yürüyen insanların kalbinden “ölüm korkusunu” bir an da aldı.

Herkes “ölürsek şehid , kalırsak gaziyiz” diyordu… Yanında paramparça olmuş cesetleri görüyor , ayağa kalkıyor tankın üstüne yürüyorlardı. İşgal edilmiş kurumlara geliyorlar abdesti olmayanların aklına Allah(cc) abdesti düşüyor , orada buldukları havuzdan vs. abdest alıyorlar ve kendilerine karşı ateş edenlerin üzerine silahsız ve elinde hilalli yıldızlı albayrağımızla yürüyorlardı…İşte FETÖ bunu hesap edememişti…

 

 

Ve FETÖ , örgüt üyeleri , elebaşısı , Abd , Almanya vs. dumura uğramışlardı. Oysa bu milleti senelerce uyutmuşlardı ya.. Bu milleti kendi menfaatlerinin günlük geçimlerinin derdiyle boğmuşlardı ya.. Bu milletden maneviyatı ve milli değerlerini yozlaştırmışlardı ya… Ne olacaktı ki karşı olan olursa 5 -10 kişi vururlardı ve millet sinerdi… Sabah herkes tv den gelen emirleri beklerdi… OLMADI…OLMAYACAK DA… Çünkü bu milletin mayasında şehadet vardı  bunu unuttular…

15 Temmuz başarılı olmayınca zaten yürütmekte oldukları ülkemizi kuşatma planına devam   ettiler. Güneyimiz de öncelikle bir ihanet koridoru oluşturma planlarını seneler önce zaten devreye koymuşlardı. Irak ve Suriye ‘de kaotik bir yapı oluşturulacak ve bizim güneyimiz de Akdenize ulaşan “ihanet koridoru“ oluşturulacak ve bu koridor ile bölge petrolü dünyaya açılacak elde edilen gelirle ihanet koridoru semirtilecek güçlü bir ordu oluşturulacak ve Türkiye’ye bu ordu ile savaş açılacak,yarısı işgal edilecek  ve nihayetinde Siyonizm emeline kavuşup “büyük  İsraili” kurmuş olacak. En basit anlatımla konunun özeti budur.

Türk milletine biçilen kefen budur. Biz bunlara karşı savunmamızı güçlendirmeli , milli reflekslerimizi dinamik tutmalıyız ama bir yandan bunları yaparken diğer yandan ülkemizde adeta yeniden bir medeniyetin kuruluşunu gerçekleştirmeliyiz.

Mevcut sistemin çarkları arasında sıkışmış kalmış çaresiz kitler haline dönüşmemiz , devletimizin bekası açısından da büyük tehlikedir. Devletimizi yönetenler şunu iyi bilmelidir ; hem kadim devlet yönetimimizin gereği  hem de dinimizin emrettiği üzere emaneti ehline vermelidir, işi ehline liyakat sahibi kişilere teslim edilmelidir. Unutulmamalıdır ki Allah bir milleti yükseltmek, mamur etmek isterse , o ülkenin başına  ehliyetli , dürüst idareciler nasip eder. Başımızda Sayın Erdoğan’ın olması yeterli değildir. Devlet başkanın hizmet  kadroları   ehliyetli , becerikli, dürüst donanımlı kişiler olmalıdır ta ki mahalle bekçisine kadar…

 

 

Ülkeyi rantiyeye çevirmek isteyen , koltuk sevdalısı , menfaatçi , muhteris , yalaka insanlardan bu ülke çok çekmiştir. Ülkemizde devletine ülkesine hizmet etmeyi şiar edinmiş ,donanımlı tecrübeli , dürüst ,kişilik sahibi çok insan vardır ve bu insanların ya çoğu işsiz ya da alakasız görevlerdelerdir.

Ayrıca işsizlik , hatta nitelikli işsizlik tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Şahsen iki üniversite bitirmiş,tecrübeli  bir çok insan tanımaktayım hepsi işsizler… Ülkemizdeki bu konuda ki daralmayı da mutlaka aşmak zorundayız.

“Gemisini yürüten kaptan” deyişi toplumsal bir yara halini almıştır. Bu konuları görmezden gelemeyiz. Millet olarak yeni bir medeniyetin temellerini atıyormuşçasına necip milletimizin öz değerleriyle ve manevi değerlerimizle  örtüşen reformlar ,atılımlar yapmalı ve mutlaka tam olarak ve bütün tesisleriyle  hukukun üstünlüğünü sağlamalıyız.

Devlet ve millet olarak bu temelleri atarken , geçmişte yaptığımız hatalar yapılmamalı etnik haklar ya da ayrışmaya götüren imtiyazlar  yerine  vatan topraklarımız da  yaşayan her bireyin , birey haklarını ,vatandaşlık haklarını en üst seviyelere taşımalıyız.
Milli ve manevi değerlerimizi yeniden canlandırmalı bu konu da işi ehline teslim etmeliyiz. Gerçek alim ve aydınlarımıza bu konuda görevler verilmeli onların daha çok kitlelere ulaşması sağlanmalıdır, onların görev istemeleri beklenmemelidir.
Kısaca bu necip millet  15 Temmuz da ayağa kalkmıştır ve medeniyetini yeniden inşaa etmeden oturmayacaktır.

Medeniyetimizi yeniden inşaa  için ; idarecilerimiz durumu fırsat bilmeli , millet ile devleti kucaklaştırmalı, bütün kurum ve kuruluşlarını bu necip milletin  emrine amade etmelidir .
“Onlar isteseler de istemeseler de Allah nurunu tamam edecektir”
15 Temmuz da Allah(cc); kör gözlere bir kez daha göstermiştir ki  bu milletle beraberdir ve bu necip milleti korumaktadır.

 

Selçuk ATAGÜN / Cafesiyaset




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri