Milletin Efendisi, Köylünün Kurnazı

"Üretmek yerine, araştırmak yerine, hazıra konma felsefesi ülkenin üreten kesimine aşılanarak daha önce her alanda kendi kendine yeten bir ülke durumundan bugün gelinen nokta üretmeyen fakat aşırı tüketen bir ülkenin toplumu durumuna ulaştırılmıştır."

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Türkiye geçmişte yönetimsel hatalar yüzünden ve dış lobilerin baskısından, basiretli yöneticilerin eksikliğinden dolayıdır ki, Dünyada teknolojik gelişmeleri takip etme milli ekonomiyi geliştirme yerine, çeşitli siyasi hesaplaşmaların kısır döngüsü içerisine saplanarak milli kalkınmayı başaramamış, Avrupa hayranlığının sevdası yüzünden üçüncü Dünya ligine düşmeye bile bile lades demiştir.

 Üretmek yerine, araştırmak yerine, hazıra konma felsefesi ülkenin üreten kesimine aşılanarak daha önce her alanda kendi kendine yeten bir ülke durumundan bugün gelinen nokta üretmeyen fakat aşırı tüketen bir ülkenin toplumu durumuna ulaştırılmıştır.

Uygulanan yanlış politikalar veya belirli lobiler tarafından uygulattırılan yanlış üretim politikalarının sonuçları, bugünkü nesle ve yönetime mal edilmeye çalışılmaktadır. Ülkeyi yönetenler yıllarca, Avrupa kapılarını, Amerika kapılarını aşındırıp İMF den para istemeyi meslek haline getirerek siyaset yapma sevdası içerisinde oldular.

Dolarları aldılar,” Devlet malı Deniz, yemeyen domuz.” Mantığında olan insanlara, “Salla başı al maaşı. “Mantığı içerisinde olan insanlara, KİT leri arka bahçe yapan siyasilerin doldurduğu, kart sahibi hamilidir yazılı adam kayırıcı vekillerin bir sonraki seçimlere yatırım yapma kurnazlığıyla hemşerisini işe yerleştirme iş güz arlığıyla kamuda aşırı personel yığılmasına sebebiyet vererek Bankamatik memuriyetinin oluşmasına neden oldular.

 Alınan dolarlar yatırım yerine, siyasi çıkarlar gözeterek har vurup harman savurulmasıyla bu aziz Vatanı, binlerce kefensiz yatan şehitlerimizin kemikleri sızlarcasına üçüncü Dünya ülkeleri sıralamasına sokturdular.

Bugün gelinen nokta: İğneden ipliye ithal malı. Tabi iki dolar fırlayacak. Tabi iki dış güçler, dış ticaret lobileri ülkenin finansal yapısına saldıracaklar. Ekonominin gelişmesi milli üretimin artırılması ve köyden kente göçün engellenmesi için, son yıllarda hükümet bazı bölgelere yatırım ayrıcalığıyla birlikte önemli teşvikler vermektedir.

Yerli üretime yönelik politikalara ağırlık verdiği gibi yatırım yapacak olan, üretim yapacak olan şahıslara özendirici kolaylıklar sağlamaktadır.

 Fakat gel görkü hükümetin yapmış olduğu teşvikleri alıp üretmeyen, ekmek elden su gölden mantığında olan zihniyetlerin çokluğu devletin vermiş olduğu teşviklerin de hayal olup uçmasına sebebiyet veren uyanık vatandaşların her geçen gün varlığının çoğalmasının önlenemez hal alması, milli ekonominin gelişmesini tehdit eder hale gelme noktasıyla birlikte geç kalındığı taktirde hazine varlıklarının da çarçur olmasının önlenemez habercisi olma noktasına gelmektedir. .

Uçurma zihniyeti köylere kadar sirayet etmiş, bazı köylerde bazı bölgelerde yerli ve milli tarımsal yatırımların gelişmesi, yerli ve milli hayvancılığın gelişip özendirilmesi için hükümetimizin çiftçilere yönelik geliştirdiği tarım ve hayvancılık kredilerinin isabetli uygulana birliği tartışılır durumdadır.

 Devletten destekleme kredilerini alıp farklı alanlarda kullanan bazı zihniyet bozukluğu içerisinde olan köylü vatandaşlarımızın sayısının çoğalması Türk tarımı açısından endişe verici ve üzücü bir hal almaktadır.

Devletten aldığı tarımsal kredilerden ya araba alma ya oğluna kızına ev alacak kadar uyanık durumuna geçen köylü vatandaşlarımızın sayısı hızla artmaktadır. Devlet verdiği kredilerin nerelere harcandığının kontrolünü ve takibini yapmazsa, Türk Tarımıyla birlikte, Türk Köylüsünün ahlaki yapısında onarılamayacak bir vakalar hadisesi zinciri haline gelecektir.

 Bir zamanlar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği;” Köylü Milletin efendisidir.” Sözünün doğruluğunun içerisindeki kutsallık ve saygınlığının yerini, Köylü Milletin Kurnazı haline dönüşmesinin üzüntüsünü toplum olarak yaşayacak duruma geleceğiz gibi gözükmektedir.

Devletin birimleri kontrol mekanizmasını elden bırakmamalıdır. Köylerde yaşanan usulsüzlükler her geçen gün artmakta ve Devletin bütçesine her geçen yıl ağır yükler getirmeye aday hal almaktadır.

Bazı Köy Muhtarları görevini layıkıyla yapmamaktadırlar, oluşan haksızlıkları ve usulsüzlükleri mülki amirlerine iletmedikleri gibi usulsüzlüklere de oy korkusu, oy avcılığı yüzünden göz yummaktadırlar.

 Devlet Köy muhtarlarını ve  köylüye verdiği teşviklerin denetimlerini sıklaştırmadığı taktirde, Tarım ve Hayvancılığa verdiği desteklerin nerelere gittiğini araştırmadığı taktirde, hazinenin açığı eksilmeyecek, doların yükselişi durdurulamayacak ve Türk ekonomisinin çöküşü kırsaldan başlayacaktır.

 

 Neşat YALÇIN / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri