"Münbiç uzun zaman sonra kazandığımız bir diplomasi zaferidir"

Türkiye Cumhuriyeti bir muz cumhuriyeti değildir. Bölgemizde kurulan kabile devletleri gibi, aşiret devletleri, çadır devletleri gibi bir devlet de değildir.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest
Cumhuriyet tarihi boyunca koparılmak istenilen bir kökü, geçmişi olan ulu bir devlettir.
Hatalarımızla, kusurlarımızla ve zaferlerimizle bir geçmişimiz olmuştur ve biz şimdi bu hatalarımızdan dersler çıkararak yolumuza devam etmekteyiz.
Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün...
On üç yaşına basmış, özünde ve köklerinde millileşen devletimiz daha güçlü hale gelecektir. 
Zamanında yapılacak seçimlere kadar ülkenin ve devletimizin çok yıpratılacağı bilindiğinden seçimler çok erken bir zamana alınmıştır.
Milli devletimiz, seçimleri erkene aldırarak derinlerde verilen büyük mücadeleler içerisindeyken, kendisine daha rahat bir hareket alanı açıp, ülkenin başına musallat edilecek bu süredeki yeni sorunların önüne geçmiştir.
Milli devletimiz, erken seçim kararıyla, şer güçlerin planladıkları yeni oyunlarını, daha uygulama safhasına geçiremeden başlarına geçirmiştir.
Aslında bu seçimin sonucu da bellidir.
Yenikapı’daki miting seçim sonuçlarının bir tescilidir.
Cumhur ittifakının başarısının bir göstergesi olmuştur.
Bunu söylerken de bazı aklıevvellerin düşündüğü gibi biz, asla siyasi parti bazında ne olduk ve ne de oluruz.
Bunu anlamayan kafalara vura vura diyoruz ki...
Bizim devletimiz, üç asır sonra...
Özünden ve köklerinden başlayarak millileşmiştir, bağımsızlaşmıştır ve müslümanlaşmıştır.
On üç yıl öncesine kadar devletimizin derinleri yahudilerin ve Türk İslam düşmanlarının kontrolündeydi.
Bu seçimin sonuçları belli ama düşünelim ki sıfır ihtimal de olsa...
Seçimleri Perinçek dahi kazansa...
Yeni Türk İslam cumhuriyeti veya Müslümanlaşan Türk Devleti'nin emirlerini yerine getirmek zorundadır.
Unutmayın...
Rahmetli Menderes ve rahmetli Özal’ın götürülmelerinin sebebi, şer derin devletin emirlerini yerine getirmemelerinden dolayıdır.
Millileşen, bağımsızlaşan, Türkleşen ve müslümanlaşan milli devletin her kim gelirse gelsin, emirlerini yerine getirmek ZO-RUN-DA-DIR.
Ve şu da çok iyi bilinmelidir ki, getirmezse gider...
Daha önceki pek çok yazımızda, Afrin sonrası Münbiç ve Kandil var ve Temmuz-Ağustos aylarında Türk bayrağı dikilir demiştik.
Şahsım adına ben dahi seçim araya girince belki bir iki ay gecikir diye düşünürken...
Temmuz- Ağustos ayında beklediğimiz hamle daha erkene alındı.
Her ne kadar bizden bildiğimiz bazı aklıevveller 'orada terörist yok, boşuna bombalıyoruz' deme hadsizliğini gösterse de...
Bu zaferlerimizi basite indirgeme telaşına düşseler de...
Yıllardır kan kusturan teröristlerin sözcülüğünü de üstlenseler de...
Kandil'deki işbirlikçilerinden haber almış gibi çırpınsalar da...
Bir kısmının ne olduklarını bilmemize rağmen...
Diğer kısmının söyledikleri yüreğimizi yaksa da...
Türk bayrağı oraya dikilecek..
Seçim vs milli devleti etkilemediği gibi, süreci daha da hızlandırdı.
Kandil operasyonu, kimselere çok duyurulmadan derinden derine yapıldı...
Ve bitme noktasına gelindiğinde milletimize duyuruldu.
Münbiç...
Türk askeri operasyon yapmadan girdi Münbiç’e...
Geçmişte zaferler sahada ve cephede kazanıldı ama çoğu zaman masada kaybedildi.
Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşında masada kaybetti.
Çanakkale gibi, Kutulamare gibi cephelerde destan yazarken...
Almanya’nın savaşı kaybetmesi bize de maledildi ve masada kaybettik.
Yine mesela...
Kırım Harbini cephede kazandık ama aslında Kırım harbine girmekle baştan kaybettik.
Neden...
Savaş için yahudi sermayesine büyük oranda borçlandık ve neticede o borç ve faiz yükü altında Osmanlı’nın yıkılması hızlandı.
Şimdi de...
Afrin ve Kandil, cephede göğüs göğüse mücadeleyle kazanıldı ama Münbiç, masada kazandığımız bir savaştır.
Münbiç, askeri kaynaklara göre coğrafi olarak sıkıntılı bir bölgeydi.
Bu bizi kesinlikle yıldırmamıştı ve Münbiç’e Amerika'yı mahkum etmeseydik de girecektik.
Fakat askeri kaybımız fazla olacaktı.
Diplomasiyi devreye soktuk ve masa başında kazandık bu savaşı uzun yıllar sonra.
15 Temmuz günü FETÖ’ye darbe yaptırmaya kalkan Amerika, irili ufaklı daha pek çok darbe girişimide bulunduğu bir dönemde Münbiç’i normal şartlarda bize bırakmazdı ve anlaşmaya yanaşmaları yüzde sıfır ihtimaldi.
Bağımsızlaşan milli devletimizin elinde Amerika'ya karşı öyle kozlar var ki...
Amerika'nın trilyon dolar verse bizden alamayacağı belgeler.
Muhtemeldir ki...
Derinde, Amerika’ya bu kozlardan birşeyler gösterildi ki, masada bu netice alındı.
Ancak şu da bir gerçek olarak önümüzde duruyor ki...
Münbiç konusunda Amerika ile bizim istediğimiz şartlarda anlaşmaya varmış olmamız...
Ne milli devletimiz ve ne de milletimiz tarafından Amerika’ya duyulacak bir güven değildir asla...
Çünkü...
Münbiç görüşmeleri yapılırken dahi Amerika, geçtiğimiz Mayıs ayının son haftası yine darbe girişimde bulundu FETÖ denen maşası aracılığıyla...
Ne oldu...
Darbe girişiminde olanlar, savcı ve hakim karşısına dahi çıkarılmadan hemen derdest edildi ve cezaları en ağır şekilde verildi.
Sayın İçişleri Bakanı Soylu’nun ve sayın Bahçeli’nin ‘FETÖ yeni bir darbe girişimine hazırlanıyor, en ağır şekilde cezalandırılırlar. Savcısı da olmaz mahkemesi de’ açıklamaları bu darbe girişiminin hemen ardından yapılmıştır.
Biz sahada er ya da geç Amerika ile karşı karşıya geleceğiz.
Millileşen devletimiz bunu biliyor ve buna hazırlanıyor.
Buradan ilan ediyorum...
25 Haziran sonrası FETÖ mücadelesi ve terör operasyonları bir vites daha büyütülecek.
Devlet, dışarda Amerika ile derinlerde mücadelesine hız vermişken, içeride de FETÖ, PKK, PYD gibi diğer terör örgütlerini tamamen tasfiye edecek.
Buna mecbur.
Yoksa Amerika ile karşı karşıya bir mücadeleye girildiğinde başarı şansımız zorlaşacak.
Ve bilin ki...
Amerika ile gögüs göğüse mücadelemizin sonunda da...
İnşallah, Kudüs’e Türk ve İslam bayrağı dikilecek.
SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET
 



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri


Warning: Illegal string offset 'status' in /home/cafesiya/public_html/tasarim/footer.php on line 100