MUSA DAYIMIZ

Musa dayımın çocuklarıyla kapıda dışarıda oynaşırdım içeri su içmeye girince görürdüm... Toplanıp ağlaştıklarını...

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

O zamanlar çok küçüktüm neden köyde birilerinden küçük bir teyp bulup getiripte o kasedi teybe koyup dinleyip dinleyip ağladıklarını idrak edemiyordum........
Meğerse annemin öz kardeşi Musa dayım yokluğun mecbur ettiği gavurellerine bakmaklakla yükümlü olduğu 6 çocuğunu eşini anasını halasını halasının iki çocuğunu bir daha görmemek üzere avrupaya işçi olarak gitmiş avrupada ikinci yılına yürürken henüz 35 yaşında bir kalp kriziyle hayata gurbette hasret ve özlem içinde veda etmiş....
Dinleyip dinleyip ağlaştıkları kaset ise izine gelemediği için ailesine annesine çoluk çocuğuna konuşarak bir ses kaydediyor Türkiyeye bir gidenle göndereyim diye ama ses kaydını gönderemiyor ve o kaset cenazisiyle geliyor 
Konuşmasına annesine hitaben başlıyor gönül yorğunlugunu ifade ederek çoluk çocuğunun hepsinin gözlerinden öperek özlemlerini anlatıyor ve Türkiyede köydede İmirin sarı idim filitreli siğara ağzımdan düşmüyordu avrupadada imirin sarıyım filitreli siğara ağzımdan düşmüyor itamları ile gurbetin acı yüzünü dile getiriyor...
O da gök biçilmiş ekinler misali toprağa tez düşenlerden.....
Rahmetli Musa dayım, rahmetli anneannem (  Döndü ebem ) ve Musa dayımın eşi rahmetli Yıldız abam....
Sizler gidip öz mekânınıza erdiniz bizlerde aha geldik aha gidiyoruz 
Üçünüzüde rahmetle sayğıyla yad ederken nacizane bu şiirimi sizlere itafediyorum....
Yüce rabbim ebedi âleme göç eyleyenlerimizin cümlesini cennetine nail eylesin inşallah ışıklar içinde uyuyun....

Yokluk  ile sefalet sarınca dört bir yandan
Varı ile yoğunu satmış Musa dayımız
Geçmiş çoluk çocuğun geçiminden rızkından
Kendini maceraya atmış Musa dayımız

Altı tane çocuğu hem eşi hem anası
Ardında kala kalmış yetimlerle halası
Bir parça ekmek için bir de gurbet yarası
Onca derdin içine katmış Musa dayımız

Geçerken kardeşinin evinin tam ardından
Bir helâllik versinler istemiştir derdinden
Dışarı çıkmamışlar, "gitme diye yurdundan"
Kendini ayakta zor tutmuş Musa dayımız

Sırtında eski ceket elde tahta bavulu
Gönlünde hüzün vardır gözde yaş dolu dolu
Ha Bismillah diyerek  tutturmuş gavur yolu
Ta Belçikaya kadar gitmiş Musa dayımız.

Bir tarafta bacı küs, bir yanda gardaş dargın
Öte yanda iş yoktur, gönül zaten çok yorgun  
Tam otuz beş yaşında kalpten yiyor bir vurgun
Yadellerde gencecik bitmiş Musa dayımız.

Bir kaset dolduruyor dayım ölmeden önce
Kardeşiyle bacıyı uyarır ince ince
Bu kasette bir gelir merhum dayım ölünce
Sanki böyle vasiyet etmiş Musa dayımız

Anneyi bir senede yıkar evlat acısı
Gerçekten çok üzgündür kardeşiyle bacısı
Dayımdan dört sene sonra öldü karısı
Kabristanda yanyana yatmış Musa dayımız

Hülya öyle söz yazki. Her ağızda laf ola. 
Laf olan o sözlerin. Yüreklerde saf ola. 
Yeri cennet mekani günahları af ola. 
En sonunda hak murada yetmiş musa dayimiz.....

Kabristanda üçünüzde yanyanasınız 
Yattığınız yerler nur olsun üç iyi insan....

Hülya EKŞİ / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri