OKULDAKİ KAĞITLAR SİYAHTI, HER ŞEY TAHTADANDI

“Çocuğunuz okula gitmek istemiyorsa sorunu önce okulda arayın... Akrabaya mesafeli duruyorsa akrabada arayın, sonra en son kendinizde arayın.."

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Hep diyorum ya;

“Çocuğunuz okula gitmek istemiyorsa sorunu önce okulda arayın..

Akrabaya mesafeli duruyorsa akrabada arayın, sonra en son kendinizde arayın..”

Ben tam tersinden başladım tabii bu kez yanıldım ama neden çünkü çocuklardaki rüya faktörünü atladım..!

Bu yıl ana sınıfına başlayacak küçük kızım yaz boyunca gergindi, okula gitmeye korkuyor, stres yapıyordu fakat “gitmeyeceğim” de demiyordu..

O kadar çok stresliydi ki, hele okul bahsi açıldığında, karneden kalemden kitap defterden söz edilince yüzü düşüyordu…
Öyleki  kupkuru çocuk ilk kez altına kaçırmaya başladı..

Çok üzülüyordum, sebebini ise bana bağımlı olmasına bağladım zira bensiz uyumaz bahçeye bile bensiz tek başına çıkmaz..
 

Bu yaz resmen zehir oldu bana..

Sebebini kendimde aradım aradım  önemli bi sebep bulamıyordum, genelde mutlu çocuktur. Hatta ondan 5 yaş büyük ablası da kendini suçlamaya başladı “acaba sorun ben miyim anne!” diye..

Okula başlamadan önce doktoruyla, bazi eğitimcilerle konuştum..

Psikiyatriste götürmeyi bile düşündüm ama daha çok gerilecekti çoçuğumu tanıyordum..
 

Tuzak sorularla yaklaştım, konuşmaya çalıştım olmadı olmuyordu delirecektim..

Bu sebeple okul müdürüyle konuşmayı denedim, adam önyargılı torpil istediğimi sandı garibim, baktım anlaşılamıyorum veya anlatamıyorum çaresizce çıktım okuldan hatta yazmıştım hatırlarsanız..

Okul başladı öğretmeniyle tanıştım nihayet, anlattım..
Güzel bakımlı tecrübeli bi öğretmendi bu iyiydi.. Zira uzmanlara göre küçük kız çocukları için bu bile önemli bir detay imiş..

Başladık ..

İlk günler ayakları gitti ruhu bende kaldı gördüm o gözleri..

Bahçede saatlerce bekledim eve gittim elim telefonda bekledim her çalan telefonda okuldan aranılıyorum sandım..

Aynı sınıftan bi çocuk ağlıyor bağırıyordu okula girmiyordu ..
İçim eriyordu..

Kızım da o çocuğu gördükçe korkuyordu-m..

Bir-iki-üç- dört gün derken ilk hafta fena değildik..
Umutlanıyordum ama yine diken üstündeydik..

Ödevi bile ‘’bu bir çalışma’’ diyordum  ‘’ödev’’  tanımı korkutmasın diye..

Her adımda bi hassasiyet gösteriyorduk..


İkinci haftayı bitirdik ve dün nihayet kendiliğinden söküldü anlattı;

“Anne sen sorunca  okula gitmek için sabırsızlanıyorum, okula gitmek istiyorum diyordum ya, seni üzmemek icin sana yalan söylemiştim çünkü sen okula gitmeme sevinecektin üzmek istemedim özür dilerim çünkü ben hep rüyamda okulu görüyordum.

Okulda herşey ama herşey tahtadan yapılmıştı, hiç renk,  süs yoktu eğlenceli değildi.

Okulda hiç kalem boya da yoktu resim yapmıyorduk ve kağıtların hepsi siyahtı.

Sadece 3 öğrenci vardı onlarda konuşmuyor, öğretmen hiç şarkı öğretmiyordu, çok sıkıcıydı  okul anne. Şimdi gördüm ki o kadar kötü değilmiş”

 

Çocukların neden etkilendiğini korktuğunu benim bu tecrübemde olduğu gibi anlayamayabiliriz..

Çocuklar kendini iyi gizler yeterki gizlemek istesin!

Ruh halleri çok karmaşık, beyinlerinde ne var ne yok bilemiyoruz bakış açıları bizden farklı olabiliyor.

Bir rüyadan bile ne çıkarımlar yapabiliyorlar böyle..

Neyse ki sorunun temelinde ne olduğunu anladık geç olmadan..

Çocukları iyi gözlemlemek gerek çok iyi..

FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri