Salgın sonrası Türkiye'ye ihtiyaç duyacak

İtalya, çoğu ürün amacıyla vereceği fiyat oranlarını düzenleyecektir ve İtalya ile ekonomik ilişkileri güçlendirmek amacıyla bu kriz fırsata çevrilebilir.

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Avrupa'da en ağır darbeyi alan İtalya'nın Türk iş dünyası ile iş birliğine ihtiyaç duyacağını belirterek, 'İtalya, çoğu  ürün amacıyla vereceği fiyat oranlarını düzenleyecektir ve İtalya ile ekonomik ilişkileri güçlendirmek amacıyla bu kriz fırsata çevrilebilir.' dedi.

Okyay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs süre cinden en çok etkilenen ülkeler arasında bulunan İtalya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkileri değerlendirdi.

En çok vaka görülen ülkeler arasında yer alan İtalya'nın bu kadar büyük bir küresel krize hazırlıklı olmadığını ile getiren Okyay, uzmanların, son senelerde ekonominin kötüye gitmesi ardından fazlası yetişkinin ailesiyle yaşamak mecburiyetinde olmasının salgının etkisinin artırdığını söylediğini anlattı.

İtalya'nın Avrupa'daki en çok ihtiyar nüfusa sahip ülke olmasının ekonomik ve sosyal tesiri artırdığını altını çizen Okyay, kademeli normale dönüş kapsamında kitapçı, çamaşırhane, kırtasiye ve çocuk kıyafeti satan dükkanların açılmasının ardındanda normale dönüşte ikinci adıma geçildiğini, mağazaların, restoranların, müzelerin, kuaförlerin ve ibadethanelerin tedbirli olacak şekilde tekrar açıldığını söyledi.

 

Okyay, sokağa çıkış kısıtlamaları ve izin belgesi uygulamasına son verildiğini, ülke içersinde bölgeler arası seyahate 3 Haziran'dan sonra izin verileceğini kaydetti. Yeni bir dalga olmaması durumunda İtalya'nın 2020 sonuna kadar kademeli şekilde kısıtlamaları kaldıracaklarını açıklayan Okyay, "Fakat şu bir gerçek ki Avrupa'da salgından en olumsuz etkilenen ülkelerin başında İtalya geliyor." diye konuştu.

"SEKTÖRLER YENİ DÜZENE DAİR EYLEM PLANLARINI DEVREYE SOKMALI"

DEİK Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Okyay, Türkiye-İtalya ticari ilişkilerinin aşağı yukarı 20 milyar dolarlık büyük bir hacme sahip olduğunu belirterek, "Önümüzdeki 10 senelik dönemde karşılıklı iyi niyet ve projelerle de iki katına çıkabileceğini tahmin ediyorduk. Ama içersinde olduğumuz pandemi işleri sıkıntıya soktu." ifadelerini kullandı.

Başta AB ülkeleri olmak üzere Türkiye'nin mühim ihracat pazarlarında bu süreçte ciddi düşüşler yaşandığını dile getiren Okyay, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"İtalya ile olan ticari ilişkilerimizdeki daralmanın, salgının başladığı ilk günden hazirana kadar artarak devam edeceğini öngördük. 9 Mart'ta karantinaya giren İtalya ile olan ihracatımız, martta yüzde 37,9, nisanda ise beklediğimiz üzere yüzde 51 oranında düştü. Hazirandan sonra da tamamıyla eskiye döneceğimizi söylemek zor.

Bu süreç illa geçecek. Ardında bizi bekleyen yeni düzene bütün sektörlerin kendini hazırlaması, daha kuvvetli bir şekilde bu düzende yer almak amacıyla sektörlerin eylem planlarını devreye sokmaları gerekiyor. Fakat bu şekilde İtalya ile olan ticari ilişkilerimizi kaldığı yerden devam ettirebiliriz."

"KOBİ'LERİN İKİ ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ AĞIRLIĞI AVANTAJ"

Zeynep Bodur Okyay, 4,6 milyar dolarlık karşılıklı yatırım teması olan iki ülkenin, birbirlerine güvenlerini tazeleyerek yeni ve mevcut yatırımları arttırmaya yönelik girişimlerde bulunması gerektiğini belirterek, İtalya'nın en mühim gücünün; "diğer sanayileşmiş ülkelere oranla KOBİ sayısının çoklığı" olduğunu ifade etti.

Her iki ülkenin de ekonomilerinin bel kemiğini KOBİ'lerin oluşturduğunu açıklayan Okyay, bu ölçekteki firmalarla iş birliği yapma olanağının çok fazla olduğunu bildirdi.

Okyay, İtalya ekonomisinde bilhassa imalat sektörünün çok kuvvetli olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"Ana sanayiler arasında otomotiv, gemi yapımı, kimyasallar, mobilya, giyim ve tekstil, deri eşya ve ayakkabı, gıda süreçi, seramik ürünler, parçalar ve makineleri sayılabilir. Enerji, tarım, otomotiv, gıda gibi geleneksel sektörlerin yanı sıra, yenilenebilir enerji, inovasyon gibi alanlar da fırsatlar barındırıyor. Fakat içersinde bulunduğumuz ve daha başında olduğumuz bu salgın sürecinin gelişiminin belirsizliği sebebiyle yalnız İtalya'ya değil dünyanın hiçbir ülkesine, herhangi bir ülkenin yatırım yapması söz konusu değil. Bütün sektörler bu dönemde yalnızca mevcut yatırımlarının sonuca ermesi amacıyla çalışacaktır."

"BU KRİZ FIRSATA ÇEVRİLEBİLİR"

DEİK Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Okyay, Avrupa'da en ağır darbeyi alan ülke olan İtalya'nın Türk iş dünyası ile iş birliğine gereksinim duyacağını düşündüğünü kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

"İtalya çoğu  ürün için vereceği fiyat oranlarını düzenleyecektir ve İtalya ile ekonomik ilişkileri güçlendirmek amacıyla bu kriz fırsata çevrilebilir. Küresel ölçekte tedarik zinciri yönetiminin tekrar düşünülüp kurulması gündemde. Biz daha çok ürünü üretip yerimizi sağlamlaştırmalı, şimdiden  çözüm bulmalıyız. Bunun yanısıra küreselleşmeye karşı korumacı politikaların yalnızca sorun yaratmakta olduğunu biliyoruz. DEİK olarak bu konuya yönelik girişimlerde bulunuyoruz. Ülke tanıtımının en olumlu şekilde yapılması amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

Okyay, bu süreçte Türkiye'nin dünyayı iyi değerlendirerek doğru pozisyon alması ve süratli adapte olması gerekliliğinin altını çizerek, pazarlarla eş zamanlı açılmanın çok mühim olduğunu, İtalya ile ticaretin sağlıklı bir şekilde sürmesi amacıyla ikinci adıma Türkiye'nin de geçmesi gerekliliğini vurguladı.

İtalya'nın Türkiye adına çok ciddi bir ihracat piyasası olduğunu dile getiren Okyay, bu konumu kaybetmemek amacıyla bugünden planın yapılması gerekliliğini, sürdürülebilir üretim paketiyle beraber bütünsel bir eylem planı kapsamında bu çıkışın hazırlanmasının elzem olduğunu anlattı.

Okyay, İtalya'daki sanayicilerin çalışmak ve normale dönmek istediğini belirterek, ülkede hükümete ciddi baskı olduğunu anlattı.

"TÜRKİYE TEDARİKTE SAĞLADIĞI GÜVENİN MEYVELERİNİ TOPLAYACAK"

Zeynep Bodur Okyay, Türkiye'nin İtalya'ya ihracatında en mühim ürün grubu olan otomotiv sanayisinin, tekstil ile beraber bu salgından en büyük darbeyi alan sektör olduğunu belirterek, salgında en az etkilenen sektörün tarım olduğunu bildirdi.

Sürecin bilhassa gıda ve medikal ürünlerin ne kadar stratejik sektörler olduğunu gösterdiğini altını çizen Okyay, "Ülkemiz de tedarik zincirinde ne kadar kritik bir konumda olduğunu gösterdi. Salgın ardından dönemde, Türkiye tedarikte sağladığı güvenin meyvelerini toplayacaktır. Tekstil, sağlık ürünleri, beyaz eşya ve havacılık gibi değişik endüstrilerde, değişik alanlarda çabuk aksiyon alan yapımızı meydana çıkarıp, avantaja çevirebiliriz. Yeter ki sektörler olarak pozisyonumuzu iyi alalım. İtalya'daki direk  yatırım fırsatlarına bakacak olursak, start-up'lar, akıllı ve inovatif teknolojiler, yenilenebilir enerji gibi yüksek katma değere sahip alanlar kesinlikle değerlendirilmeli." değerlendirmesinde bulundu.

Okyay, bilhassa yenilenebilir enerji ve makine sektörleri gibi henüz hak ettiği noktada olmayan kimi potansiyel sektörlerin de döneme girmesiyle iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da artabileceğini vurguladı. Okyay, fakat milliyetçi hareketlerin artabileceğini, devletlerin daha içe dönük bir tutum sergileyebilme olasılığından yatırımların bir süre bekleyebileceğini anlattı.




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri