SON YAZI: ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu sabah ‘16.04.2019’günü TV’de haberleri açtığımızda ajanslar; “ABD Başkanı ‘kefere’ Trump’ın Bakan Albayrak’ı kabul ettiği” anlatılıyordu. Trump’ın Başkanlık ofisinde karşısına aldığı Damat Berat, resimde gülümsüyordu.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Haberi veren kanalların da duyurduğu şekilde Başkan Trump rutin dışına çıkmış ve bir bakanla hem de son dönem açıktan kavga ettiği ve rest çektiği bir ülkenin, Türkiye’nin Hazine ve Maliye Bakanı ile görüşüyordu.

ABD, Başkan Obama döneminde de rutin dışına çıkmış, ayar vermek istedikleri Türkiye’nin Başbakanı ile ABD Başkan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı’nın katıldığı toplantıya Erdoğan tek başına katılmıştı.

Erdoğan, ABD’nin tüm isteklerine rest çekmiş ve “Kedi gözünü açtı” mesajını vermişti. Tabii ki bizler de duyduğumuzda bu çıkışı alkışlamış ve çok sevinmiştik.

ABD Başkanı Trump’un, damat Berat Albayrak’ı rutin dışına çıkıp kabul etmesinden kısa bir zaman önce de, Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump’ın ‘Türk ve İslam düşmanı’ damadını hem de gizli bir görüşmeyle kabul ettiğini duymamız bizi fevkalede üzmüştür.

Anlaşılan Tump’ın bu kabulü bilinenin ötesinde ciddi mesaj ve mana içermektedir.

Bu görüşme üzerine bir müddet gelişmeleri daha yakın takip etme adına yazılarımı ikinci bir önemli gelişmeye kadar SONLANDIRMA kararı almış bulunuyorum.

 

XXX

 

Bir önceki yazımızda, “Sayın Cumhurbaşkanımız Devletimiz ve Milletimizden ne masaj aldı” konulu bir yazı yazmıştım. Burada da Sayın Cumhurbaşkanımıza, inançlı bir Türk evladı olarak ona verilen mesajlar için çözüm önerileri sunduğum SON OLARAK bu yazıyı yayınlıyorum.

 

XXX

 

Ben ki garip bir Sami olarak, “Kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Saff Suresi, 8” kutsi emre inanıyor ve benden taa Reis-i Cumhur’a kadar bu emrin verdiği mesajı herkesin hücrelerine kadar hissetmelerini tavsiye ediyorum.

“Son Seçime Kadar Alınmayan Mesajlar” başlığı altında 12 Nisan günü bir yazı yazmıştım.

Bu yazım gerek sosyal medyada ve gerekse yazı yazdığım cafesiyaset internet gazetesinde çok büyük ilgi gördü.

Sosyal medyada okuyanların özellikle özelden yazı ile alakalı gönderdikleri mesajlar tespitlerimizin herkesin yüreğinde hissettikleri gerçekler olduğunu bize gösterdi.

Tabi kendince farklı yorum ve eleştiri yapanlarda az değildi.

O son yazımızda 'Ankara'yı CHP aldı diyenin alnını karışlarım' diye bir cümle kullanmıştım.

Resmi açıklamaya inat arkasındayım.

 

XXX

 

Sayın Devlet Bahçeli yapmış olduğu açıklamada...

“Oy oranımızı yüzde 7.4 göstermek haksızlıktır, adaletsizliktir. 31 Mart'ta partimizin aldığı oy yüzde 18.8'dir" demiştir.

Ben de büyük devlet adamı Devlet Bahçeli'nin bu sözlerine katılıyorum.

Cumhur İttifakı münasebetiyle oylar harmanlandığı için resmi rakamların yanılma payı bulunmaktadır.

Özellikle Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerde Cumhur İttifakından dolayı MHP'ye oy verecek insanlar AK Parti'nin ampulüne mührü bastığından gerçek rakamlara ulaşmak mümkün değil.

Zaten Cumhur İttifakı adı olsa da AK Parti'nin aday gösterilen yerlerde MHP'ye yeterli kontenjanı ayırmadığı da biliniyordu.

Örneğin, Samsun'da bir önceki seçimlerde AK Parti'ye yüzde elliye yakın, MHP ise yüzde yirmi beş oy almasına rağmen MHP'ye, on bin ve on dört bin nüfuslu adı şanı duyulmamış küçük ilçelerin verilmesi AK Parti'nin Cumhur İttifakına bakışını özetliyordu.

Tüm bunlara rağmen devlet projesi olan Cumhur İttifakına Sayın Bahçeli yüksek sesle mesaj vermiş, parti içerisindeki muhalifleri susturmuştur. Sayın Bahçeli’nin bu açıklamasına Ak Parti içerisinden özellikle de Sayın Cumhurbaşkanımızdan gelebilecek olumsuz bir tepki, sinsice bekleyen Gül-Davutoğlu ikilisini sevbindirir. AK Parti’nin kendi içerisinde en az üç-dört parçaya bölünmesini hızlandırır, ikazımızı en önce belirtmek isterim.

 

XXX

 

Bir önceki yazımızda AK Parti'nin büyükşehirleri neden kaybettiğini yirmi maddede özetlemiştim.

Şüphesiz bu maddelerin daha fazla olduğuna inanıyorum.

26 Nisan'da Sayın Cumhurbaşkanımıza, 'milletimizin AK Parti'ye verdiği mesaj nedir?' raporunun malum çevrelerce hazırlanma ihtimalinden dolayı, yine Sayın Cumhurbaşkanımızı yanıltma ve kandırma ihtimaline binaen…

Toplum içerisinden çıkmış, milletimizin ve İslami değerlerin hassasiyetine inanan bir Türk vatandaşı olarak kendimce hazırlamış olduğum bir metni kamuoyuna duyurmak istemiştim.

Şimdi de çözüm önerilerini paylaşmak istiyorum.

 

XXX

 

1- Sayın Cumhurbaşkanım...

Türkiye'nin derinde 15 Mayıs 2006 tarihinde millileştiğini, bağımsızlaştığını ve Müslümanlaştığını zat-ı âliniz herkesten daha iyi biliyorsunuz.

Üç asırlık ve genellikle Yahudi işadamlarından oluşan şer derin devlet 15 Mayıs 2006 günü devletimiz tarafından tasfiye edilmiştir.

Ancak, bu hainlerin gücü tamamen bitti demek yanıltıcı olur.

15 Mayıs 2006'dan bu güne, devleti tekrar ele geçirmek için -şer- derin devlet kalıntıları 15 Temmuz darbe girişimi dahil onun üzerinde darbe girişiminde (Askeri, Bürokrasi, Halkı Sokağa Dökme)  bulunmuşlar.

Ancak Allah’ın (c.c.) yardımıyla milli devletimiz tarafından bu hainler hüsrana uğratılmışlardır.

Zatı âlinizin dediği gibi, FETÖ kurumlarda bitmedi ise AK Parti başta olmak üzere siyasi ayağa dokunulmaması bu hainlerin varlığının en büyük delilidir.

Öyleyse birinci önerimiz, millileştiğini, bağımsızlaştığını ve Müslümanlaştığını belirttiğimiz devletimizin kapısını çalarak EN GÜVENİLİR, VATANINI, MİLLETİNİ VE ALLAH'INI SEVEN LİYAKATLİ 'HER KESİMDEN' VATAN EVLATLARINI BU SIKINTILI DÖNEMDE GÖREVE DAVET ETMENİZDİR.

 

2- Sayın Cumhurbaşkanım;

Özellikle Cumhurbaşkanı adaylığınız ile birlikte son iki üç seçimde şehir şehir, belde belde gezdiniz.

Doğal olarak AK Partiye oy istediniz. Bununla birlikte gerek yorgunluktan ve gerekse seçim telaşından devlet görevlerini aksatmanız gayet doğaldır.

Öyleyse, devletimizin ve milletimizin mesajını da dikkate alarak SADECE DEVLET İŞLERİYLE MEŞGUL OLUNUZ.

Devletimizin de güvendiği PARTİNİZ İÇERİSİNDEKİ (siz de bu şahsın kim olduğunu herkesten iyi biliyor ve tahmin ediyorsunuz) KİŞİ/KİŞİLERİ DERHAL GÖREVE DAVET ETMELİSİNİZ.

Açıkça söylüyorum, bu saatten sonra sadece devlet işleriyle uğraşmanız, partiyi bu güvenilir şahsa devretmeniz zaruri hale gelmiştir.

 

3- En kısa zamanda 'bugün, yarın' yine devletimizle istişare yapmak şartıyla BAKANLAR KURULUNUZU MİLLİLEŞTİRMENİZ,

FETÖ ile birlikte şer derin devlet 'üst yapının' kalıntılarından PARTİ VE HÜKÜMETİNİZİ TEMİZLEMEK ZORUNDASINIZ.

 

4- Sayın Cumhurbaşkanım;

16 Temmuz 2016 günü 'darbe sonrası' alınmasını emrettiğiniz ancak sonradan vaz geçip önemli makamlara getirdiğiniz BU HAİNLERİ DERHAL TÜRK ADALETİNE TESLİM ETMEK ZORUNDASINIZ.

Emin olun milletimizin basireti ve feraseti bu hainlerin kimler olduğunu çok iyi bilmekte.

Yine bu hainlerin devletimizin kılıcının başlarının üzerinde olduğunu bildiklerinden ve tahmin ettiklerinden dolayı yeni bir darbe hazırlığında olduklarını, fırsat kolladıklarını bilmekteyiz ve tahmin etmekteyiz.

 

5- Sayın Cumhurbaşkanım;

Çuvaldızı önce zat-ı âlinize batırmak şartıyla, 'bu aynı zamanda sizi büyütür' DİĞER SİYASİ PARTİLER DAHİL NEREDE VATAN HAİNİ, MİLLET VE İSLAM DÜŞMANI VARSA DEVLETİN RESMİYETİNİ ÜZERİNİZDE TAŞIMANIZDAN DOLAYI EN SERT YÜZÜNÜ GÖSTERMEK VAZİFENİZDİR.

Bu arada aklınıza Amerika ve AB ne der diye bir düşünce gelebilir.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Bu küfrü temsil eden ülkelerin İslam'ı ve Hilal'i temsil eden ve edecek Türkiye'ye karşı savaş hazırlıkları yaptıkları zaten malumunuzdur.

Savunma sanayiindeki yoğunluğumuz, S400 konusundaki hamlelerimiz bu hazırlığa karşı sizin de bilginiz doğrultusunda bizim hazırlıklarımızdır.

Şer güçler bunu bildikleri için siyasi ve ekonomik olarak yoğun bir saldırıya geçmişlerdir. Milletimiz bunun farkına varsa da zat-ı âliniz bu hamlelerin nedenini çok iyi biliyorsunuz.

Bu güne kadar zaman kazanma adına yapılan bir kısım siyasi plan ve hareketleri biz de doğru bulmaktayız.

Ancak vakit azaldı.

Bu hainlerin savaş startına basmadan evvel CEPHEDE ORDUMUZU ARKADAN HANÇERLEYEBİLECEK NE KADAR VATAN VE İSLAM DÜŞMANI VARSA HESAPLARININ KESİLMESİ BİR ZORUNLULUKTUR.

Bunun içinde yerel seçimler yeni yapılsa da, KAYYUM ATANACAKSA EN ÖNCE AK PARTİ İÇERİSİNDE ADAY GÖSTERDİĞİNİZ VEYA GÖSTERMEK ZORUNDA KALDIĞINIZ BELEDİYE BAŞKANLARINA KAYYUM ATANMALIDIR.

Halkımızın desteğini aldıktan sonra diğer partilerdeki vatan hainlerine gerekeni yapmalısınız.

 

6- Sayın Cumhurbaşkanım;

Bize gelen duyum ve bilgilere göre en yakınlarınıza dahi güven duymadığınızı biliyoruz.

Öncelikle bu duruma gelmenizin en büyük sebebi zat-ı âlinizin olduğunu lütfen kabul ediniz.

Dolayısıyla partinizi emanet edeceğiniz vatan evladının rahat hareket edebilmesi için EN YAKINLARINIZDAN ' EŞ, DOST, AKRABA' KİM VARSA BİRİNCİ OLARAK GÖREVLERİNDEN AZLETMELİ, BUNLARIN SÜREÇ İÇERİSİNDE ELE GEÇİRDİKLERİ MEDYA VE BENZERİ GÜÇ MERKEZLERİNİN TASFİYE EDİLMESİNİ ZAT-I ÂLİNİZ SAĞLAMALIDIR.

 

7- Sayın Cumhurbaşkanım;

Devletimiz en büyük mücadeleyi yurt dışında vermektedir.

Yurt içinde de bu mücadele aynı ölçüde devam etmez ise hem yurt dışında ve hem de yurt içinde sıkıntılar yaşamak mukadder hale gelir.

Zat-ı âliniz, büyük devlet adamı SAYIN DEVLET BAHÇELİ VE PARTİSİNE ÖN AÇMALISINIZ.

Zatı âlinize yakın ve bugüne kadar AK Parti adıyla şişen, genişleyen, midesini ve bel altını düşünmekten öte bu vatana hizmet edemeyecek ve şu anda önde olan bu ekibin vatana ve millete zarar vermekten öte hayırlı bir iş yapacaklarına ihtimal vermiyoruz.

İnanın ilk tökezlemede de bu kişiler zatı âlinize ilk darbeyi vuracak kişilerdir.

Milletimiz bunun farkındadır ve her seçimlerde bu ekibinize değil sizin şahsınıza oy verip desteklemektedir.

Bu sebeple acilen gerçekten VATANINI VE MİLLETİNİ, ALLAH'INI SEVEN ÜLKÜCÜLERİN ÖNLERİNİN AÇILMASI ZARURİ HALE GELMİŞTİR.

 

8- Sayın Cumhurbaşkanım;

Kamuoyunun KÖZ olarak bildiği KEMALETTİN ÖZDEMİR'E FETÖ OPERASYONU ÇERÇEVESİNDE ACİLEN OPERASYON YAPILMALIDIR.

'Ben gidersem Fetulah Gülen gibi sessiz gitmem. Yakar, yıkar öyle giderim' diyen bu kişiye operasyon yapılması demek FETÖ'nün siyasi ayağına ve kriptolara, uyuyan hücrelere, bürokrasi ve valilere, yerel yönetimlere varıncaya kadar dokunmak olacaktır.

Son yerel seçimlerdeki kaos ve kargaşanın, seçimin çıkılmaz hale gelmesinde, hırsızlıkta, atamalarda ve sandık başlarına varıncaya kadar partiniz aleyhine gelişmiş olan tüm gelişmelerin başlıca müsebbipleri KÖZ'e bağlı kriptolardır.

Bu kişinin çok yakınlarınız tarafından korunması zat-ı âlinize, partinize, en önemlisi de vatana ve millete zarar vermektedir.

Bugünlerde, Adil Öksüz'ün kaçırılması gibi bir duruma, Kemalettin Özdemir bırakılmamalıdır.

Elimizdeki bilinen hainlerin serbest bırakılıp kaçmalarına imkan sağlanarak, ya da yurt dışına kaçırılıp da devletimizin zamanını boşa harcatmak gibi bir lüksümüz olmamalıdır, buna fırsat verilmemelidir.

 

9- Sayın Cumhurbaşkanım;

Yakın çevrenize göreve getirdikten sonra pişmanlığınızı dillendirdiğiniz DİYANET İŞLERİ BAŞKANI YAPTIĞINIZ ALİ ERBAŞ'I GÖREVDEN ALINIZ.

Çünkü şu biliniyor ki, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı. Yani Adil Öksüz, Kemalettin Özdemir gibi FETÖ elebaşlarının amirliğini yapmış bir isim.

Daha da ötesi yazdığı kitabında FETÖ tezlerini savunan, hoşgörüden bahseden, Yahudi ve Hristiyanları cennete koyan bir kişi...

Sizi seçenlerin de içine sinmeyen ve sıkıntılı bir isimdir.

 

10- Sayın Cumhurbaşkanım;

Milletimiz ekonomik dar boğazdayken ücretli poşet uygulamasını kaldırın, milletin büyük tepkisini çekti.

Bunun yerine MARKETLERE FİLE YA DA BEZ ÇANTA ZORUNLULUĞU GETİRMENİZ DAHA DOĞRU OLACAKTIR.

Mesele asla yirmi beş kuruş meselesi değil!

Milletin halinden anlamayanları, milletle dalga geçen bir uygulama olmuştur.

İnanın hiçbir değeri olmayan bu uygulama dahi çok oy kaybettirdi size.

Milletin burnuna patates, soğan, patlıcan dayatıldı.

Milletin sorunları bunların çok ötesindeyken buna çözümünüz bile üçüncü dünya ülkesiymişiz gibi bir havaya soktu milleti.

Zincir market sahipleri toplanır ve bu fiyatlarla satış yapabilme imkanı sağlanır, millette tanzim çadırlarında sıraya mecbur edilmezdi Sayın Cumhurbaşkanım.

 

11- Sayın Cumhurbaşkanım,

Ekonomik saldırılar ile uğraşırken milletinizin ekonomik sıkıntılarını gözden kaçırır oldunuz.

Piyasalar bitmiş halde, siftahsız kapatan esnaf, evine ekmeğini götürmekte zorlanan insanlar az değil ülkede.

Esnaf işçi barındıramaz durumda ve işten çıkartmalar hız kazanmış halde.

Vergi borcu, SGK borcunu ödeyemeyen esnafınıza maliye acımasız bir şekilde çökmüş halde.

Esnafın adım atmasına fırsat vermek yerine neyi var neyi yok e-haciz yoluyla işlem yapılmakta.

Banka hesabına gelen küçük miktarlarda da olsa, yaşamı için gereken ödemelere otomatik olarak icra konulmakta.

Evine, arabasına, banka hesaplarına maliyenin haciz koyması esnafın hareketsiz bırakılmasına neden oluyor.

Bu uygulamadan dolayı esnaf tepkili. EKONOMİK SIKINTILARA BİR ÇÖZÜM GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR.

Esnafa nefes aldırmazsanız o esnaf işçisini çıkartmak, iş yerini kapatmak zorunda kalıyor ki bu da devletin ve ekonominin rahmetli Özal’ın deyimiyle ‘orta direğidir’.

 

12- Sayın Cumhurbaşkanım;

Adı üzerinde, asgari ücret vatandaşın asgari yaşamı için gerekli olan bir uygulama.

Asgari ücret konusunda güzel adımlar atıldı. Esnaf için zorlayıcı da olsa çalışan için nefes olacak artırımlar yapıldı. Ancak bu ücret belirlenirken emekli vatandaşlarınıza bu rakam neden uygulanmıyor?

Asgari geçim için gerekli olan rakam belirleniyordu. EMEKLİNİZİ EN AZINDAN EN DÜŞÜK ASGARİ ÜCRET RAKAMINA TAŞIMANIZ HEM EMEKLİYİ, HEM ESNAFI VE HEM DE MİLLETİ BİR NEBZE DE OLSA RAHATLATACAKTIR.

Devlet her şeye para buluyor da çalışanına mı bulamıyor. Devlet kademelerindeki israfın önüne geçilse EYT’liler dahil bu ödemeler rahatlıkla karşılanabilir.

 

13- Sayın Cumhurbaşkanım;

Tüm bu sıkıntıların üzerine cesaret ve kararlılıkla gitmek zorundasınız.

FETÖ, NATO, ABD, AB ve tüm şer güçlerle uğraşıyoruz derken, sizi ayakta tutacak, destek olacak ve SİZİ ÖLÜMÜNE SAVUNACAK MİLLETİNİZİ İHMAL ETMEYİNİZ.

Emin olun ki, devletimiz ve milletimiz bu mücadelede tüm gücüyle yanınızda duracaktır.

FETÖ ve benzeri hainlerin geçmişe yönelik bir kısım bilgi ve belgeleri arşivlemelerinden dolayı bir kısım endişeler duymanız doğaldır.

Ancak, devletimizin millileştiğini en iyi bilenlerden olduğunuzdan dolayı bu saatten sonra bu hainlerin bu bilgileri ve arşivleri internet üzerinden yayınlamaları mümkün değildir.

Devletimiz size bir zarar gelmesine asla müsaade etmez ve bunun tedbirlerini almıştır.

Yine de bu tür bir girişim sizi ve gayretlerinizi daha bir büyütecektir.

Ancak, zat-ı âlinizin geçmişe yönelik bu VATAN HAİNLERİ, AHLAKSIZLARI VE DEFOLU İNSANLARI YARGIYA TESLİM ETMENİZ DE MİLLETİN VE DEVLETİMİZİN ZATI ÂLİNİZDEN BÜYÜK BEKLENTİSİDİR.

 

14- Sayın Cumhurbaşkanım…  

Zat-ı âlinizden sonra gelecek olan ve bizlerin FATİH’İN ‘FETİH’ RUHU, TORUNU YAVUZ’UN ‘HİLAFET’ RUHUNU TAŞIYACAK ŞAHSİYETİN İŞLERİNİ KOLAYLAŞTIRMA ADINA LÜTFEN YAPMANIZ GEREKENLERİ YAPINIZ.

 

Bunlara “İDAM CEZASI, FAİZİN KALDIRILMASI, AİLE YAPISININ GÜÇLENDİRİLMESİ, EĞİTİMİN OLMASI GEREKEN ÇITAYA YÜKSELTİLMESİ, TEKNOLOJİNİN YAKALANMASI, LİYAKATİN ÖNÜNÜN AÇILMASI VS.” DAHİLDİR.

 

 

Selam ve Hürmetlerimle…

SAMİ ÇELİK / CAFESİYASET

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri