Tükeniyor muyuz?

Yaşadığımız dönemde etrafınıza bir bakarsanız; yaşam standartlarımız, bulunduğumuz mekânlar büyüyor, kullandığımız eşyalarımız çoğalıyor, ama bizler doyumsuz ve mutsuz insanlar olarak bir şekilde yaşamaya devam ediyoruz.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Elimizde var olanın değerini kavramadan veya yaşamadan, daha fazlasını isteyerek küçük egolarımızı devleştirip, bakış açılarımızı daraltıyoruz.

    Sürekli tüketip, daha çok şeyler için para harcıyoruz. Fakat birkaç gün sonra, bizler için çokta kıymeti kalmıyor, aslında. Neye sahip olduğumuzu anlamadan bir köşeye atma, tüm hayatımıza girmiş durumda.“Hevesimi aldım, bitti.” Bunu sadece kullandığımız eşyalara değil, hayatımıza giren insanlara da yapıyoruz. Duygusal ilişkiler ve iş ilişkilerinde hat safha da olan bu durum, bizi  içsellikten uzaklaştırarak menfaatçi, bencil, merhametsiz bireyler haline getiriyor ve “Biz “ yok oluyoruz.

      Menfaatlerin ön plana çıktığı bu tür ilişkiler toplumu güvensiz ve daha içine kapanık hale getirirken, dostluk kavramının da içi boşaltılıyor.

       Belki eskiye nazaran çok daha kültürlü ve bilgiliyiz. Ama psikolojik danışmanlardan çıkamaz olduk. Kendimizin ne istediğini bilmeden, başkalarının bizi nasıl görmek istediği  veya bu anlamda  ailelerimiz tarafınızdan yanlış yönlendirildiğimiz için, başarılı/kültürlü belki çok elit, fakat mutsuz bireyler haline gelmekteyiz. Şuanda halen devam eden bu durum çocuklarımızı sadece başarıya odaklamakta, duygusal evrimlerini yaşamalarına izin vermemektedir. Bundan dolayıdır ki;  hayatımızdaki en önemli kararlardan biri olan eş seçimlerinde  de, karşımızdaki kişide aradığımız ilk kriter; konumu ve mevkiisi olmaktadır. Zamanla bu durum aile içinde duygusal çatışmalara dönüşmekte, şiddetli geçimsizliğe sebep olup, belli bir yaştan sonra problem olarak ortaya çıkmaktadır.

    

    Cep telefonları ve internete ulaşım sağlayan araçlar hayatımızdaki en önemli varlıkları olup, başucundaki kitaplar, evlerin kütüphanelerinde sadece kültürlü imajı vermenin dışına çıkamaz durumuna gelmiştir.

     Çocukların internet bağımlısı olmalarının sebeplerinden biride çocuğa yasak edilen fakat aile bireylerinin ellerinden düşmeyen; cep telefonu ve notebooklarıdır. Çocuğa yasak ederken, kendisinin bunu sınırsızca yapması, o yaştaki çocuğun içindeki adalet duygusunu yaralamakta, bütün yolları mubah görüp, internete ulaşma isteğini kamçılamaktadır.

    Artık toplu taşıma ve iletişim araçları ile her yere daha hızlı ulaşım sağlayabiliyorken, en yakınımızdaki insanlara vakit ayıramaz durumuna geldik. Yoğunluğu veya yorgunluğu bahane ederek geçiştirmelerimizden kalan zamanları, sanal ortamda oyun davetlerine harcayarak, eğlence anlayışımızı kısırlaştırdık.

      Sanal ortamda takipçi sayımız ve beğenileriyle mutlu olduğumuz bu zamanda; aslında hiç birinin gerçek olmadığını; ne  içsel bir söylem, ne de içsel bir dokunuşun yerini tutmadığını, telefonu veya interneti kapattığımızda daha iyi anlıyoruz.

     Her şeye bu kadar kolay ulaşırken, en yakınlarımızdan, en çokta kendimizden uzaklaştığımızı fark etmeden, yalnızlaşıyoruz. Tüketiyoruz, tükeniyoruz…

    

       




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri