TV Tartışmalarına, Vurdulu Kırdılı Dizilere Son!

Son yıllarda Televizyon kanallarında ele avuca gelebilecek program yapımlarını göremez duruma geldik. Türk toplumunun algı yönetimine tahakküm edici programlar yapılmasının arkasındaki niyet ve planların ne olduğunun gözükmemesinin gayretiyle gizleme çabalarının hat sınırı aşılmış Televizyon programlarının yapımcıları ve yayıncılarının nereden cesaret aldıkları halk tarafından bilinmese de bir toplumun ayarlarıyla ölçüsüzce oynanmasının sancılı sonuçlarını ilerleyen kuşaklar görecektir.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Radyo Televizyon denetleme kurumu ne yapar ne iş görür bilinmez ama hiçbir iş görmediği kesin.

Toplum dinamitlerine karşı duyarlılık göstermede yetersiz kalan kurum kendine çeki düzen vermesi gerektiğinin bilincini toplum nazarında sorumlu olduğunun farkında olmasının gerekliğini görüp harekete geçmesi gerekiyor.

Vurdulu kırdılı dizilerde kimin eli kimin cebinde olduğunun karışıklığının mubah sayan diziler, Toplum ahlakına ters düşen sanatçı geçinen kişilerin yapmış oldukları hareketleri TV ekranlarında abartılı ve özendirici bir haber verme şekliyle gençlere kötü örnek olma gibi rehberliklerini son sürat Türk Milletinin genç beyinlerini sapmalara yönlendirme gibi gizli görevlerini beyaz camda hiçbir engele takılmaksızın yayınlarını sürdürüyorlar.

Vurdulu kırdılı, Silahlı ve bol ölümlü dizilerin senaryoları gerçek yaşama yansıyarak toplumda vurmanın, öldürmenin, insanın insana işkence etmesinin normalleşmesiymiş gibi gençlikte algı yaratıp, toplumda, cinayetlerin, argo konuşmaların, ateşli silahların, tecavüzün, hak yemenin, adaleti insanların kendileri yaratma gibi, Devletin dinamikleriyle oynamaktadırlar.

Devleti oluşturan insan toplulukları maalesef bindikleri dalı kesmenin ötesinde gövdeyi de kesmeye kalkışan zihniyet sapmasına uğramış bireylerin, sapmalarını topluma yaygınlaştırmak için TV ve sosyal medyayı günümüzde yoğun bir biçimde kullanmaktadırlar.

Ölçülerini kontrolörlüğünü yasalar ve kanunlarla belirlemeli, bilimsel yayınların yanında, Türk ve Dünya Edebiyatına mal olmuş eserlerin ön plana çıkarılmasını sağlamalıdır.

Tartışma programları ve yorumlar Topluma herhangi bir fikir vermediği gibi, kendilerini araştırmacı,yazar,bilim adamı gibi unvanlarla toplum nezdinde kabul görmüş saygın meslek erbaplarında ne yazık ki mesleki yeterlilikten uzak tartışılacak konunun dışına saparak ,tartışılacak konuyu aydınlatacağı yerde ,konuları karartma sürecine girerek,tartışmacılar kamuoyunun önünde gerek seviyesiz üslüplarıyla,gerekse karşılıklı saygıdan uzak tavırlarıyla topluma ,özellikle gençlere kötü örnek olabilmektedirler.

Televizyonlardaki tartışma programları bir Milletin tarihine, geçmişine, değerlerine saygı vermesi gerekirken maalesef ve üzücü olanı da Türk Milletinin geçmiş tarihini Tarihi Büyüklerini, Tarihi Liderlerini yerden yere vurma programlarına dönüşmektedir.

Geleceği tartışma yerine durmadan durmadan, geçmişi tartışmanın ne yararı var.

Tarihteki yanlışlıkların tartışmasının yapılacağı yerler bilim yerleridir. Üniversitelerde BİR ÜLKENİN JEO POLİTK, Siyasi uygulamalar ile Tarihi yanlışları tartışabilirsin, Tarih’teki yanlışlar üniversite gibi kurumlarda tartışılır.

Doğru olan stratejiler saptanır ve doğru olan politikalar üretilir. Velev ki doğrular zamana ve zemine göre Tarih, içerisinde değişkenlik gösterir.

Oysa Türk Televizyonlarında yapılan programlar, siyasi ayrışmayı yarattığı gibi, Tarihi Liderleri de yargılar duruma dönüştürerek toplum gözünde Tarihi Liderlerimizi değersizleştirmeye yönelik yayınlar, tartışma programları yaparak bir Milletin öz Tarihini yıpratarak, Selçuklu İmparatorluğunu, Osmanlı İmparatorluğundan,

 Osmanlı İmparatorluğunu, Cumhuriyetten ayrıştırıp, Millet ve Toplum nazarından itibarsızlaştırılarak, bir neslin 1071’e bir neslin 1299’a bir neslin 1920 ve 1923’e düşmanca tutum alma algısının misyonerliğini yapmaktadır.

 

Devletin varlığının önemli mihenk taşları, Tarihi, Tarihsel geçmişi, Liderleri, siyasi kararları, siyasi kararlarının doğruluğuna ve de yanlışlığına da sahip çıkılması, İnançların özgürlüğü, kişi hak ve hürriyetinin garanti altına alınmasının yanında, tartışma hürriyetinin Devletin Tarihselliğine zarar verilmesine müsaade etme gibi özgürlük sınırsızlığında olmaması.

Yayınlarında bilimselliğe ve bilim araştırmalarına, bilimsel ve teknik konularda toplumu aydınlatıcı, kitleleri üretime, bilime, tekniğe sevk edici programların yapılmasına öncülük ve mecburilik getirmesidir.

Aile ve aile ahlakını bozucu programlara engel olmalı, kötü örneklerle halkın belleğinde yer etmiş her türlü, sanatçı, sporcu, gibi şahsiyetlere gerek özel Televizyonlarda gerekse Devlet Televizyonlarında yer verilmesinin önüne geçmesinin kararlığını sergilemelidir.

Zararlı yayınlara ve Dizilere karşı gerekli kanun ve yasaları uygulamalı ve yayın hayatına son vermelidir.

Kültür Bakanlığına ve Sosyal Politikalar Aile Bakanlığına, Türk Tarih Kurumuna, Devlet Televizyonuna çok çok iş düşmektedir.

 

Neşat YALÇIN/CAFESİYASET

nesatyalcin@gmail.com

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri