Üretmeden tüketmek

İnsan usunun durdurulduğu, emperyalist emellerin vazgeçilmez yayılmacılığının insan üzerindeki cezbedici özendirici sistem selliğinin önemli hareketlerindendir.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Günümüz toplumu müthiş bir akıl tutulmasıyla iç dürtülerinin esiri haline gelmiş, bedensel robotikliğinin yanında beyinsel robotik lige hızlı bir koşturmacayla gitmektedir. Üretmeden Tüketme durağanlığını zapt edemez duruma dönüştürme aşamasına gelinme durumsal lığındadır...

Bilimden, teknikten, fenden, uzaklaşan yeni nesil hazırcılığa ve çalışmadan üretmeden hazıra konmanın içsel egosunun tahakkümü ve işgali halindedir.

Teknolojik üstünlüğü elinde bulunduran toplumlar, alt toplumların gelişmesini ve ilerlemesini asla istemedikleri gibi, gelişmekte olan toplumların gelişme hamlelerinin önünü kesmek içinde her türlü engel çıkarmanın mücadelelerini yapmaktadırlar.

Ülkelerin iç işleriyle uğraşarak gerek ülke huzurunu bozucu faaliyetlere gerekse toplumları ayrıştırıcı ifadelerle gerekse etnik sel köken araştırmacılığı senaryolarının yazılmasının uygulamalarını sahnelemek için içerde fitnecilik fes atçılık çıkararak halkların birbirine yabancılaşmasını sağlayıp, kendi uluslarına, başka uluslar üzerinde tahakküm hakkını oluşturmak gücünü ellerinde tutma gayretini tarih boyunca yapmaktan kendilerini adeta sorumlu ve görevli hissetmişlerdir.

Üretmek Tüketmekten daha zor olduğu için insan fıtratı kolaya kaçar, kolaycılık ise beden, ruh ve zekâ tembelliğini tetiklediğinden bireyleri obezleştirir.

Obeziteli bir beden Dünya coğrafyasında ilerleme katletmesi mümkün değildir.

Beyinsel, ruhsal, bedensel, obeziteyi yaratmak ise, günümüz toplumlarının besinsel maddeleri kimyasallaştırarak doğal ve organik gıdalardan uzaklaştırıp, hazır yapay genetikleriyle oynanarak yetiştirilen gıdaların tüketime sunulmasıyla insan beynini mankutlaştırmanın bir yöntem biçimini oluşturdular.

Önemli hedef pazarları ise gelişmekte olan ülkelerin genç nesillerini seçmişler ve bu genç nesillere basın yayın yolu ile tüketim dürtüsünün algı yöntemini empoze etmeye başlamışlardır.

 Bu yöntemde başarılı olmuşlar, okumayan bir gençlik, üretmeyen bir gençlik, düşünemeyen bir gençlik, marka düşkünü bir gençlik profili yaratmışlardır.

Günümüz Dünyasının az gelişmiş toplumlarında, üretimden uzak, üretmeden yaşayan tüketim gençliği, gün geçtikçe artmaktadır. Tüketim toplumu üretimden uzak düşünce ve düşünme kaybıyla teknolojinin esiri olmaya mahkûm olur. Televizyonun esiri olur okumayı unutur. Arabanın esiri olur yürümeyi unutur. Telefonun esiri olur konuşmayı unutur.

Üretmeden tüketen toplumlar eninde sonunda Tarihini unutur. Tarihini unutan geçmişini unutur. Geçmişini unutan Milli ve Dini Bayramlarını unutur.

Üreten bir nesil yetiştirmek için okullarımıza, Öğretmenlerimize ve Din görevlilerimize

 düşmektedir.

Görevin ötesinde bu mesleklerin icrasını yapanlar, büyük bir vebal taşımaktadırlar.

Neşat YALÇIN / CAFESİYASET

nesatyalcin@gmail.com

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri