VEFA

O yüreğinin götürdüğü yere değil zaruri gideceği yerin nere olduğunu bilmeden sadece bulunduğu ortamdan kopmak için karlı boranlı bir günde evde kopan fırtınalardan kaçarcasına yürüyordu.....

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Zaten evden çıkarken üzerini de yufka giyinmişti pılıpırtısını almadan

Hava ayazdı soğuktu, soğuktan kızaran yanaklarından birde göz yaşı sözüldü  buz tutmuş kirpiklerinin arasından 
Donmuş burnunun diregide sızlıyordu yürek sızısının yanında hiç kalan.

Geri dönmeyi düşünmeyerek kendi kimsesizliğine doğru attığı adımlarının ayak izlerini yagan taze karlar örtmüştü.

Umrunda değildi izin kaybolup kaybolmadığı istesede dönmeyecekti
Zaten tahammülüde yoktu binbir cefa ile büyüttüğü ali veli ahmet mehmetinin atasına karşı buz kesmiş yüreklerinin kıranılı yüzlerini bir kez daha görmeye....

Kendi kendine mırıldanarak devam.etti menzilsiz yoluna
Evlat dediğin kar dı
Evlat dediğin kordu
Ata olmak ise zordu bu zamanda......

VEFA

Doğurup büyüttün gitti
Oğul evlat hepsi bitti
Yaşlılığında terketti
Bu nasıl bir yasa imiş.

Geçimin derdine düştün 
Irgat tarlasında piştin
Yalın ayak çok çalıştın
hessi kaygı tasa imiş

Oğlun vardı kızın vardı
Babayiğit gözün vardı
Hangisi elinde kaldı
En vefalı asa imiş.

Kaldın bir meşe dalına 
sarıl o safık oğluna
Gönül koyma ki toruna
Evlat niye boşa imiş 
 
Evladım de üzenim de
Baharı at hazanım de
Bu yazgıyı yazanım de
Hepsi akan yaşa imiş.....

Hülya Ekşi / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri