YÂR EVİNDE BİR EL KIZI

"Varolan hiçbir şeyi yok sayamazsınız"

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Hani diyorlar ya " kız çocuğu degilmi nereye çarpsan yapışır gider " diye.
Evet anadoluda aynen böyle aşk yok sevda yok köyünüzden yada çevre köylerden bir görücü geliyor veriyorlar seni varıp gidiyorsun amma iyi amma kötü verdikleri yere yapışıp kalıyorsun ölümüne 
İtirazın yok karşı koyma hakkın yok anam babam ne biçtiyse ben onu giyerim diyorsun ama giyilmiyor çoğu zaman.....
*
Anadolu'nun kırsal kesimlerinin acı gerçeğidir.
Görücü usulü evliliklerde anne babası verdi ise kız , o kapıya yâr olur, kadri kıymeti bilinsede bilinmesede.
Bu acı gerçeklerin hikayesinin bir kahramanıda öz amcamın kızı Yurdagül'dür.
*
Görücü usulü ile evlenip bir köyden başka bir köye gelin gider.
Yurdu yuvası bilir, bir yıl arayla iki oğlu olur.
Çocukları henüz altı yedi yaşında iken amansız bir hastalığın pençesine düşer.
O hastalığı ile savaşırken eşinide bir avrupa sevdası sarar, eşini iki çocugunu o halde bırakıp avrupaya giderken evinin kapısından çıkarken Yurdagül çok dermansız çok halsizdir ama  eşini savuşturmak için imekleyerek dışarı çıkar eşini böyle uğurlar ve eşi avrupaya gider.
*
Kaynana kayın babanın yanında el evindesindir.
O ev , eşide gidince Yurdagül'e tamamen el evi olur.
Kayın pederi ve kendi öz abisi doktor hekim gezdirirler Yurdagül'ü ama çaresi bulunmaz.
Büyük oğlu 7 yaşında ki muzaffer 15 tatilde-sömestri tatilinde karnesini alır eve gelir çocuk illaki annesine karnesini gösterecektir karneside hep 5 hep 5 çocuk nasılda sevinçli 
- Anne anne karnemi getirdim der çocuk 
O esnalarda da Yurdagül ecel teri dökmektedir.
Eş dost konu komşu derler ki çocukları daha küçük başka köydeki halalarının yanına yollayalım çocuklar etkilenmesin derler ama Muzaffer ben bir yere gitmeyeceğim der. 
İki küçük yavrusunun gözleri önünde acılar içinde Yurdagül vefat eder ve cenazesine eşi gelmez 
Cenazeden üç beş gün sonra gelir.
Bizim hayatlarımızı başkalarının yaktığı bir türkümüz daha ağıtlara döner...
Bu nasıl bir değişimdir
Bu nasıl bir evliliktir 
Bu nasıl bir yalnızlıktır
Böyle evlilik mi olur resmen dram ama anadolu insanı nelere katlanıyor nelere insan bazen anlatmak istediklerini anlatamıyor şiirlere döküyor şiirleri daha acı...

 

Yâr evinde bir el kızı,
El ne bilsin sözü nazı,
Buzdan soğuk olur yüzü,
Akıl kalmaz gider serde.

Nerde kaldın yiğit er'im,
Yetiş te gel geçti ferim,
Aslan oğlum Muzafferim,
Kurtulurum elin ver de.

 

Son sözüydü oglu için,
Bitli bezden kefen biçin,
Toparlandı dizdi göçün,
Gözlerine indi perde.

 

İy'olurum oldu düşü,
Sararıp solmuş gülüşü,
Cenazeye gelmez eşi,
Derman olmaz sende derde.

 

Anam bacım gelsin dedi,
Yorgun halım bilsin dedi,
Ecel terim silsin dedi,
Göremezler kara yerde.

El uzstsan tutulmuyor,
Dert başından atılmıyor,
Kuru yerde yatılmıyor,
Hak bilinir bu mahşerde.

 

Ben bu konuları bazı kayda değer yerlerde gündeme getirdiğim zaman bazı kesimler bana kızıyorlar bizim buralarda görücü usulü evlilik mi var o günler geride kaldı falan filan diye 
Yapmayın gözünü sevdiklerim etmeyin var işte var 
Varolan hiçbir şeyi yok sayamazsınız.....

Hülya EKŞİ / CAFESİYASET




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri