Yerel Yönetimlerde, Aday Adaylığı Furyası

Her geçen senelerde seçimler halkımız tarafından daha önemsenir duruma gelerek gittikçe seçimlere katılım arttığı gibi bilinçli bir seçmen topluluğu oluşmuştur. Bu gelişme hem ülkemizin Demokrasisi ve hem de Türk Milletinin demokrasiye aşık, sadık, sahip ker bir Millet olduğunun göstergesidir.

Tarih:

  • Google
  • Pinterest

Türk seçmeninin sandığa olan bağlılığının, Cumhuriyete ve Vatanına bağlılığıdır. Kültürel düzeyi yükselen buna bağlı olarak gelir düzeyinde orta ve yüksek gelir düzeyine doğru yükselmesi eski seçmene göre daha bilinçli seçmen profiline sahip olması, seçilmek isteyen kişilerinde daha ince ayrıntılarıyla değerlendirme öngörüsünde olmasının hassasiyeti adayları daha da zorlayacaktır.

Her seçim arifesinde niteliğine ve niceliğine bakmadan siyasi rant elde etmenin peşinde olan düşünce sahipleri adeta akın edercesine siyasi partilerin kapısına aday adaylık için müracaat etme yarışında olurken, seçilmesem de bir koltuk kaparım düşüncesinde olan zihniyetli aday adayların çokluğu da gelecekte siyaseti kendi lehlerinde kullanma çabasını taşımaktadırlar.

Aday adaylığı yarışı son yıllarda Kamuda çalışanlarda daha revaçta olup, istifa edip, seçilemese de tekrar göreve iade olma garantisi taşıdığından, geriye dönüşü muhteşem olup koltuk yükseltme skalasını yakalama emelini taşımaktadır.

Şayet seçilemediği taktirde göreve iade olmaz, gibi bir kanun olmuş olsa idi inanın kamu sektöründen hiç kimse yerinden oynamazdı.

Şüphesiz hizmet erbabı olmak, ’Hak için Halka hizmet’ ’düşüncesini taşımak taktire şayan ve saygı duyulacak bir felsefi düşüncesinde olmak insanın insan olmasının gereğidir. Demokrasinin gelişmesi, kök salması içinde umut vericidir. Fakat ne yazık ki söz konusu felsefi düşünceyi her adayda icraat içerisinde görmek mümkün olmayabiliyor.

İç riyakarlığını saklamasını bilen aday ‘’Halk için Hakka hizmet. ’şiarı dilde sloganlaşırken, bir müddet sonrada, hal için, cebe hizmet, icraatıyla kısa zamanda köşe dönmece egosuna girmekteler.

Seçilenler İnşallah kendilerini Halktan koparmazlar. Bulunmaz Hint kumaşı olduklarının gafletine düşmezler.

Unutulmaması gereken bir gerçek var ki, Türk siyasi hareketi Liderlere dayalı bir harekettir.

Vatandaş siyasi parti Başkanlarına duygusal bir bağla bağlıdır.

Siyasi Partiler, Liderleriyle varlığını sürdürürler. Lideri güçsüz olan bir parti güçsüzdür. Dolayısıyla siyasi Lideri güçlü olan partiden aday olmayı başaran şanslı adayın sorumluluğu hem Genel Başkana karşı hem de Türk Milletine karşı ve Ülkenin bekasına karşı büyük sorumluluk ve vebal taşımaktadırlar.

Seçilenler seçilmelerinin halk tarafından teveccühünü Genel Başkanlarına borçlu olduklarını ve atacakları her adımın artısıyla eksisiyle Genel Başkanlara fatura edileceğini unutmamalıdırlar.

Adımlarını, Halktan koparmadan, Halkın yanında adım atmalarını çok iyi bilmelidirler.

İnşallah güç zehirlenmesi yaşamadan Tüyü bitmemiş yetimin hakkını, Kaldırım bozup, kaldırım yaparak yandaş müteahhitlere ihale peşkeşi yapmazlar. Hısım akraba, eş dost, deyip köşe döndürme hevesine kapılmazlar.

Neşat YALÇIN / CAFESİYASET

nesatyalcin@gmail.com

 

 

 

 




HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri