Yol bekçisi olsaydı tren faciası önlenir miydi..?

Günde 15 km yürüyorlardı, demiryollarında gevşeyen somun, hasarlı ray arıyor, seyir güvenliği için çalışıyorlardı..

Tarih:
  • Google
  • Pinterest
#
FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET
 
Günde 15, haftada 75 kilometre yürüyor. 20 yıldır, demiryollarında gevşeyen somun, hasarlı ray arıyor, seyir güvenliği için çalışıyor..
 
 "20 yıldır hiç denize giremedik" diyor, bunu dert etmiyordu ama bir makinistin selam vermemesini dert ediyordu yol bekçisi İbrahim Çivici..
 
++++++
 
Dün Tekirdağ’da meydana gelen tren kazasında şu saatlerde haberlere yansıdığı şekliyle 24 ölü 125 yaralı olduğu belirtiliyor çok acı maalesef..
 
Dünkü kaza 2004 yılında yine böyle bir Temmuz ayında Sakarya Pamukova’da yaşanan tren kazasını akıllara getirdi. O zaman da 41 kişi yaşamını yitirmişti, ihmaller tartışması kamuoyunu uzun süre meşgul etmişti..
 
Bu yaşanan son kazada da ihmal tartışmaları tekrar gündeme gelirken, Tekirdağ Valisi’nin yaptığı açıklamada ise kazanın hava muhalefetleri dolayısıyla gerçekleştiği belirtildi..
 
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Genel Başkanı Hasan Bektaş ise bir gazeteye yaptığı açıklamada, yol kontrolü yapan yol bekçisi kadrosunun beş yıl önce kaldırıldığını belirterek görevde olsalardı kazanın yaşanmayabileceğini söylemiş..
 
++
 
Peki‘Yol Bekçisi’ kimdi, neden bitirildi..?
 
Hızlı trene geçişle birlikte Türkiye'de demir yollarını otomatik araçlar kontrol etmeye başladığı için mi?
 
Yoksa…!!!
 
++
 
Pek çoğumuz yol bekçilerinin ne yaptığını bilmeyiz, trenle yolculuk yapanların kaçı onları ray boyunca görmüştür?
 
Görenimizin kaçı ‘Bu adamın bu ıssız tren yolunda ne işi var!’ demiştir’
 
Hele trene hiç binmemişsek onlara rastlamamız dolayısı ile onları tanımamız hiç mümkün değil.  Oysa bundan birkaç yıl öncesine kadar tren raylarının emniyetinden, insanların can güvenliğinden ‘yol bekçileri’ sorumluydu..
 
Peki bugün o bekçiler olsaydı sorumlu onlar mı olacaktı..?
 
Mühendisin hiç mi suçu olmayacaktı..?
 
Ne güzel demiş biri;“Doktor hata ederse insanlar birer birer, mühendis hata yaparsa biner biner ölür”
+++++++
 
İbrahim Çivici, Mustafa Doğan yol bekçileriydi....
 
Günde 15, haftada 75 kilometre yürümüştü. Yıllarca demiryollarında gevşeyen somun, hasarlı ray arıyor, insanların seyir güvenliği için çalışmıştı..
 
 "20 yıldır hiç denize giremedik"  diyor bunu dert etmiyordu ama bir makinistin selam vermemesini dert ediyordu yol bekçisi İbrahim Çivici..
 
Ya Mustafa Doğan..
 
1998′deki depremde evdedir. Mıntıkasında olmadığı halde koşarak "devletimizin emaneti" dediği Varda Demiryolu Köprüsü'ne bakmaya gider, sonra gelip evini barkını kontrol eder..
 
++
 
Yol bekçiliğinin son demlerini yaşadığı o günlerde İbrahim Çivici ve Mustafa Doğan’ın haberlere yansıyan hikayelerini ‘bakın böyle de zor bir görevleri vardı’ diye hatırlatmak istedim;
 
++
 
Yol Bekçisi' Mustafa Doğan 38 yıldır devlet demiryollarında yol bakım, onarım ve tamir işleri yapmış sonra şef olmuş..
 
85 BİN KM YOL YÜRÜDÜ..
 
Tam yirmi yıl boyunca sorumlu olduğu bölgeyi denetlerken, dünyanın çevresini iki defa dolaşacak kadar 85 bin kilometre yürüdü. Aşık Veysel "Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece" derken, sanki demiryolu bekçilerinin mesleki tanımını yapmış.
 
Her sabah, meslekte ilk gün gibi heyecanla yolun başına geçer. Yürüdüğü kilometrenin her metresini, ilk metreymiş gibi dikkatlice adımlar. Sırtında azığı, bir elinde Almanlardan kalma karpit lambası, bir elinde alet çantası, rayları, traversleri tutturan binlerce düzeneği, titizlikle gözüyle kontrol eder, yolun sağına soluna dikkat kesilir. Heyelan mı oldu, yola taş mı düştü, vida mı gevşedi, somun mu attı... Küçük arızaları el aletlerini kullanarak o an giderir, büyük arızaları ve düzensizlikleri ilgililere bildirmiş..
 
Yirmi yılın sonunda yol bekçisi Mustafa Doğan, Mustafa Çavuş olur. Arazinin yapısı ve doğa şartlarının çetinliği nedeniyle DDY için tehlikeli ve önemli bir bölge olan Pozantı- Belemedik, Belemedik-Hacıkırı, Hacıkırı-Bucak istasyonları arasında görev yapmaya devam eder Mustafa Çavuş. Belemedik-Hacıkırı istasyonları arasında uzunluğu 4 kilometreyi bulan, uzunlu kısalı tam 10 kilometre tünel geçişi vardır.
 
Yaban hayatı ile yerleşim yerleri birbiriyle iç içe geçer. Bu bölgede görev yapıp da romatizması olmayan kimse yoktur’’ diyor..
 
‘’MAKİNİSTLER SELAM VERMEYİNCE ÇOK ÜZÜLÜYORUM..’’
 
"Pazartesi'den Cuma'ya kadar, her hafta 75 kilometre yolu yürüyerek kontrol etmek zorundayım. Peynirimi, zeytinimi çantamda taşıyorum. Sekiz saatim yolda geçiyor, kolay iş değil. Her gün ortalama 15 kilometre yürümek zor, ağır iş."
 
İbrahim Çivici'nin görevi de aynı, kendisine zimmetli 75 kilometrelik demiryolu hattında tren seferlerine engel bir durum olup olmadığını, rayların, vidaların, gevşekliğini veya eksikliğini kontrol etmek. Onarabileceklerini elindeki anahtarla onarıyor. Onaramadıklarını da defterine yazıp şefine bildirecek..
 
++
 
"Elimdeki anahtar, sırtımdaki çanta bir süre sonra bana 20-30 kilo gibi geliyor. Ayağımdaki potinler sanki 40 kilo oluyor. Bazen köpekler etrafımı sarıyor, bazen çakallar, domuzlar çıkıyor. Bir yaz günü önümdeki 3 metrelik yılanı son anda farkettim, dondum kaldım. İnsan tedirgin oluyor. Eve gidince duş almaya bile eğreniyorum. Bakkala gidip ekmek almak bile zor geliyor."
 
++
 
Çivici, tren seferlerinin sorunsuz gerçekleşmesi için çalışmış. Trenler gelip geçtikçe makinistlerle selamlaşıyor. "Ama bazen makinistler selam vermiyorlar" diyor Çivici, "O zaman insanın içinde bir üzüntü, eziklik oluyor. İnsan bir selam aldığı zaman daha neşeleniyor, yaptığı işi daha bir benimsiyor, daha mutlu oluyorsun"
 
59 yol bekçisi var
 
Türkiye’de Devlet Demiryolları bünyesinde 59 yol bekçisi var. Hızlı tren hatları ise elektronik sistemle denetleniyor. 
 
(Kaynak: Al Jazeera)
 
FİLİZ AKGÜN / CAFESİYASET



HABER YORUMLARI
600


Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.



Foto Galeri
Video Galeri